"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Temel Kur'ani Kavramlar: Tevekkül

Hüseyin Şahinoğlu
09 Mayıs 2021, Pazar 00:03
TEMEL KUR’ÂNî KAVRAMLAR - Hazırlayan: Hüseyin Şahinoğlu

Sözlükte “güvenmek, dayanmak, havale etmek” anlamına gelen tevekkül, terim olarak “kulun bir iş veya bir konuda kendine düşeni yaptıktan sonra seyrini ve akıbetini Allah’a havale edip O’na güvenmesi ve dayanması” demektir. Bu tanımda üç öge öne çıkmaktadır: a) Kulun kendine bakan yönü itibariyle görevini yapması, b) Seyri, gerçekleşmesi ve sonucunu Allah’a bırakması, c) Allah’a güvenip dayanması. Dil âlimlerine göre bu üç ögeden birisi bile eksik olursa tevekkülden söz etmek mümkün değildir. Söz gelimi kulun görevlerini ihmal etmesi tevekkül değil tembellik, seyir ve akıbetini Allah’a havale etmemesi kadere rızasızlık, Allah’a güvenip dayanmaması ise teslimiyetsizlik demektir.

Kur’ân-ı Kerîm’de çeşitli kalıplarda kırk dolayında âyeti kerîmede tevekkülden söz edilmektedir. Şu âyette tevekkül mü’minin özelliklerinden birisi olarak anlatılmaktadır: “Mü’minler öyle kimselerdir ki Allah anıldığı zaman yürekleri ürperir. Onun âyetleri okunduğunda (bu) onların imanını arttırır. Ayrıca onlar yalnız Rablerine tevekkül ederler.” (Enfal 8/2) Şu âyette de tevekkül emir kipiyle kullanılmaktadır: “Allah’a tevekkül et! Zira Allah vekil olarak yeter.” (Ahzab 33/3) Başka bir âyet de rızık konusunda tevekkül etmek gerektiğine dair şu mesaj verilmektedir: “Allah insanları ummadığı şekilde rızıklandırır. Kim Allah’a tevekkül ederse Allah ona yeter. Elbette Allah kendi emrini yerine getirip gerçekleştirendir…” (Talak 65/3)

İçinde yaşadığımız yaratılış düzeninde Allah bir iş ya da bir konuda başarıya ulaşmak için nasıl hareket etmek gerektiğine dair yolları ve esasları göstermiştir. Şu kadar var ki bu yol ve esaslara uyulduğu halde kimi zaman istenilen sonuç elde edilmeyebilir. Çünkü İlâhî iradenin kendine has tecellileri vardır. O halde kul kendi görevlerini yapmak, sonuçta da İlâhî irade ve karara uymak durumunda olmalıdır. Bu Allah’a imanın ve O’nun takdirine boyun eğmenin gereğidir. İşte tevekkül buna işaret etmektedir. 

Zira Üstad Hazretleri’nin de ifade ettiği üzere “İman tevhidi, tevhid teslimi, teslim tevekkülü, tevekkül de saadet-i dâreyni ikitiza eder.” (Sözler, 23. Söz, s. 294)

Okunma Sayısı: 1202
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı