"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bir Mi’rac gecesinde hikmet arayışları - 1

İ. Seyda DURGUN
21 Ocak 2026, Çarşamba
Zamanın izafiyeti ve Mi’rac

İsra ve Mi’rac mu’cizeleri hem maddî hem de ruhanî bir yolculuğu anlatan, peygamberlik makamının kemalini temsil eden iki aşamalı müstesna hadiselerdir. İsra (gece yolculuğu), Hz. Muhammed’in (asm) bir gece içinde Mekke’den Kudüs’e götürülmesini; Mi’rac ise semavî âlemlere yükselerek İlâhî huzura kabul edilmesini ifade eder. Klasik fizik anlayışının maddeye hapsolmuş dar kalıpları bu mu’cizeyi anlamakta zorlansa da modern fizik kabul edilen kuantum fiziğinin sunduğu perspektifler bu hadiseyi akıl ve kalp için daha anlaşılır bir zemine taşımaktadır.

Bediüzzaman Said Nursî, Mi’racı anlamak için “mülk ve melekût” kavramlarını anahtar bir çerçeve olarak sunar. Ona göre, dünyevî ve zâhiri olan mülk âlemi ile eşyanın hakikî yüzü olan melekût âlemi arasında ince bir perde vardır. Bu perde “ehl-i kalp” yani iman nuruyla bakanlar için şeffaf bir zar gibiyken, sadece maddeye odaklanan “ehl-i heva” için kesif ve aşılmaz bir duvardır. Mi’rac, bu perdenin İlâhî bir tasarrufla kaldırılmasıdır. Hâdise, ehl-i kalp için melekûtun şeffaflığında gayet mâkul; mülk âleminin kesifliğiyle sınırlı bakış için ise imkânsız görünmektedir.

Einstein’ın İzafiyet Teorisi, zaman ve mekânın mutlak olmadığını, hıza ve kütleçekimine göre değişebileceğini ortaya koymuştur. Buna göre, yüksek hızlarda zaman yavaşlar, hatta ışık hızına yaklaşıldıkça zaman son derece yavaşlar (teorik olarak durma noktasına yaklaşır). Mi’rac mu’cizesinin “bir gece” gibi kısa bir sürede gerçekleşmesini bilimin bu söylediğiyle daha kolay anlayabiliriz. Zaman artık herkes için aynı hızda akan bir nehir değil, referans çerçevesine göre esneyebilen bir boyuttur.

Mi’rac; hızı, zamanı ve mekân algısını aşarak gerçekleşmiş İlâhî bir yükseliştir. Hz. Peygamber (asm), yalnızca bir mekândan başka bir mekâna götürülmemiş; mülk âleminin sınırlarından çıkarılarak melekût ve daha üst tecelli mertebelerine yükseltilmiştir. Bu yüzden Mi’rac’ı sıradan bir “göğe çıkış” olarak anlamak doğru değildir. Burada asıl mesele, varlık düzeyinin değişmesidir.

Mi’racın kazandırdığı marifeti anlamak için “Anne Karnındaki İkizler” temsilini kullanabiliriz. Anne karnındaki ikizlerden birinin kısa bir an için dış dünyaya çıkarıldığını, güneşi ve uçsuz bucaksız âlemleri gördüğünü, sonra geri döndüğünü hayal edelim. Bu çocuğun birkaç saniyede edindiği bilgi, anne karnında kalan diğer ikizin binlerce yıl orada kalsa bile elde edemeyeceği bir hakikattir. Dünya hayatı, ahiret ve gayb âlemlerine nispetle anne karnı kadar dar bir mekandır. Peygamber Efendimiz (asm), adeta bu “dünya rahminden” bir anlık çıkarılıp İlâhî hakikatleri bizzat müşahede ederek “Hakka’l-yakîn” (hakikate bizzat şahit olma) mertebesine ulaşmıştır.

Modern teknolojide GPS uydularının hızları sebebiyle yaşanan zaman kaymalarının atom saatleriyle düzeltilmesi, zamanın mutlak olmadığının ve bükülebildiğinin günlük hayattaki ispatıdır. Eğer insan teknolojisi bile zamanın bükülmesini hesaba katıyorsa, zamanı yaratan Kudret’in bir kuluna bu sınırları aştırması akıl dışı değildir. 

Özetle zaman ve mekân kavramlarının aşkınlığı, Mi’rac’ı anlamada kritik öneme sahiptir. Klasik Newton fiziği zamanı mutlak görürken, Einstein’ın görelilik teorisi zamanın izafi olduğunu söylemektedir. Bu, Mi’rac’ın “bir gecede” gerçekleşmesini metaforik olarak anlaşılır hale getirir. İkizler paradoksu örneğiyle bakacak olursak, uzaya yüksek hızla giden ikiz, döndüğünde kardeşinden genç kalır; bu, zamanın referansa göre değiştiğini gösterir. Mi’rac’ta Burak’ın nuranî sür’ati, zaman bükülmesiyle benzerlik kurmaya imkân tanıyan bir temsil sunar. 

Okunma Sayısı: 165
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı