"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yanlış hesap Bağdat’tan dönermiş

İlimdar Kaya
19 Temmuz 2021, Pazartesi
Evet, Yeni Asya okuru feraset sahibidir, düşmanın arabasına yakıt koyup onu faal hale getirmez.

Çünkü bu asırda insanlığa rehberlik edip yol gösteren Risale-i Nur’un gözüyle olayları tahlil ederek karar verir. Ayrıca Bediüzzaman bu asırda tasarrufunu şahs-ı manevînin eliyle devam ettiriyor, bu sebeple şahs-ı manevînin verdiği kararlar hep isabetlidir, isabetli olmuştur. Yeni Asya okuru da bu kararlara feraset göstererek itiraz etmeden sahip çıkarak bağlılığını gösterir.

Bir yiğit dâvâ adamı olarak yaşayıp Üstad Bediüzzaman Said Nursî’ye sadâkati ile Risale-i Nur hizmetlerinde örnek bir kişiliğe sahip olan rahmetli Mehmet Kutlular ehl-i zındıka, ehl-i münafık ve ifsad komitelerinin hep gündeminde ve hedefinde olmuştur. Yaşadığı süre zarfında bu komiteler çeşitli senaryolar yazarak elde ettikleri içteki ve dışarıdaki figüranlar yardımıyla ona çeşitli sıkıntılar verdi. Amaç Mehmet Kutlular’ı cemaatin gözünden düşürüp işlevsiz hale getirerek pasifize etmekti, Mehmet Kutlular, Yeni Asya’nın başından uzaklaşınca Risale-i Nur hizmetinin yayın organı olan Yeni Asya bu çizgiden uzaklaşacak ve cemaat zaafiyete uğrayacaktı. Çünkü Mehmet Kutlular korkusuz, tavizsiz ve feraset sahibi bir insan. Bu dessas komitelerin işine gelmiyor, onların oyunlarını bozuyordu. Ama Yeni Asya okuru feraset sahibi olduğu için olayı gördü ve ehl-i münafığın bu senaryolarını boşa çıkararak sürekli Mehmet Kutlular’ın yanında yer aldı, duâları ile de ona sahip çıktı. Bu sebeple Yeni Asya birçok badire atlattı, ama o okurunun feraseti ile her imtihanı kazanarak çıktı. Okur bunun bir Mehdi ve Süfyanizm mücadelesi olduğunun şuur ve idraki içindeydi.

Mehmet Kutlular rahatsızlanınca gazeteyi onun elinde yetişen ekip çıkarmaya devam etti. Aynı hasletleri taşıyan bu insanlar gazeteyi, Risale-i Nur dâvâsının iman Kur’ân hizmetinde aynı hassasiyeti göstererek çıkarıp yola devam ettiler. Bu insanlarda korkusuz, tavizsiz bir şekilde Mehmet Kutlular gibi hareket edince Yeni Asya karşıtları tarafından hedefe kondular, geçmişte olduğu gibi, bu insanlar Yeni Asya cemaati nezdinde tartışmalı konuma getirilmek isteniyordu. Ama Yeni Asya okuru ferasetli olduğu için ikamet ettiği binayı kendi eli ile ateşe vermedi. Çünkü Yeni Asya okuru her zaman sağduyulu ve akl-ı selimle hareket eder, sağa sola savrulmaz. Hariçteki dairelerde kendi yazarı ve çizeri için menfi şekilde konuşulanlara itibar etmez, sarsılmadan durur ve hizmetine devam eder.   

“Müflis Proje Kemalizm ile Said Nursî ve M. Kemal” eserleri çok önemlidir. Bu eserler ile önemli ve kayda değer hususlar ortaya konarak cesaretle Kemalizm konusu kamuoyunun gündemine taşındı,  insanların bu mühim konuları okuma ve üzerinde düşünmeleri için fırsat verildi. Kemalizm konusunda herkes konuşup kitap yazamaz, çünkü başına iş alır. Derin devletin derinlikleri ile Kemalizm’i muhafaza ve mevcut hale sahip çıkarak koruma altına alan komiteler bu halden muhakkak çok rahatsız olmuşlardır. Defalarca Bediüzzamanı zehirleyip, ona ve onun talebelerine işkence ve eziyet eden komitelerin gizli gerekçeleri bu değil miydi? Yeni Asya’yı dört yüz yetmiş gün kapatıp, Mehmet Kutlular’ın evlâdını öldüren komitelerin perde arkasındaki gerekçeleri de buydu. Diğer yönden “Cemaatler, din ve siyaset, Cemaat ve iktidar ile ordu ve demokrasi” eserleri Risale-i Nur ölçüleri dâhilinde ortaya konarak işlenmiştir. Çok mühim ve hassas bu konuların cesaretle işlenmesi bazı komiteleri ve güç merkezlerini bir hayli kızdırmış ve rahatsız etmiş olabilir. Çünkü İttihad ve Terakki’den bu yana gelen siyasî iktidara müdahale etme hastalığı olanları ve dini siyasete alet eden siyasal İslâmcıları rahatsız etmiştir bu eserler. Bu eserleri yazan insanlar bundan dolayı şimşekleri üzerine çektiği için güç merkezlerinin hedefi olup, çeşitli senaryolar ile rahat bırakılmayacaktı. Bunu günler önce Aydınlı değerli dostumuz Çetin Acar “bu eserleri yazan insan ve bu cemaat rahat bırakılmaz” tesbitini yapmıştı ve dediği gibi de oldu. Ama bu insanlar ne yılgınlık gösterdiler ne de herhangi bir havf duydular, müsbet hareket çizgisi içinde kalarak kadere teslim olup ihlâs ve sadâkat ile hizmetlerine devam ettiler. Bu arada hak tecelli ederek Genel Yayın Yönetmeni ve Yazı İşleri Müdürü hakkındaki karar İstinaf Mahkemesi tarafından bozuldu. Yani yanlış hesap Bağdat’tan döndü!

Bediüzzaman’ın meslek ve meşrebine harfi harfine bağlı kalarak ihlâs ile hizmet eden insanların inayet altında olduğu ve gaybî bir el tarafından korunduğunu ehl-i dünya unutuyor. Cenâb-ı Hak  Ankebut Sûresi’nde “Bizim uğrumuzda mücahede edenlere mutlaka yollarımızı gösteririz. Ve hiç şüphe yok ki, Allah muhsinlerle -Allah’ı görür gibi ibadet eden mücahidlerle- beraberdir.”  (Tarihçe-i Hayat- Önsöz). Rıza-i İlâhî uğrunda fedakârane mücadele verenleri Sani-i Hâkim inayet ve merhametinden mahrum bırakmaz…

Okunma Sayısı: 661
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı