"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Her kışın bir baharı var

Kâzım GÜLEÇYÜZ
24 Mart 2019, Pazar
Bediüzzaman, hayatı boyunca maruz bırakıldığı dayanılmaz baskıları, eserlerinde dile getirdiği ümit ve müjdelerin dayanağı olan sarsılmaz imanıyla göğüsleyip, Tiflis’teki Şeyh San’an Tepesi’nde karşısına çıkan Rus polisine söylediği “Bu kışın devamına ihtimal verebilir misin? Her kışın bir baharı, her gecenin bir neharı (gündüzü) vardır” sözündeki hakikati her vesileyle hatırlattı.

Bahar müjdecisi cemrelerin düşmesinden çok kısa bir süre sonra çıktığı veda yolculuğunda kendisine refakat eden talebelerine “Kardeşlerim, merak etmeyiniz, Risale-i Nur küfrün belini kırmıştır, biraz sıkıntı çekeceksiniz, ama sonrası çok iyi olacak” diyerek verdiği mesaj, en zor şartlarda ve en karanlık devirlerde bile sönmeyen kuvvetli imanının tezahürü olarak dile getirdiği müjdelerin sonuncusuydu. 

Anadolu’nun kıştan bahara geçiş sürecini yaşadığı günlere tevafuk eden vuslat tarihi de, zorlu manevî kışların geride kalıp Cennet gibi baharların çok yakın olduğuna işaret eden ayrı bir sembolik anlam taşımaktaydı. Nitekim öyle de oldu.

Gerçi vefatından sonra da zaman zaman fırtınalar, hattâ kasırgalar esmedi değil. Ancak bunlar bahar fırtınaları olmaktan öteye gidemedi ve atlatılan çetin kışlarda ekilen Nur tohumlarının çiçek açıp önce Anadolu’yu, sonra dünyanın diğer coğrafyalarını manen rengârenk bir bahar bahçesine çevirmesine engel olamadı.

Tarihçe-i Hayat’ta yer alan “Ankara Üniversitesi Nur Talebeleri namına Abdullah” imzalı mektuptaki “Medresetüzzehra’nın muazzam faaliyeti, zemin yüzünde bahar mevsiminde olan İlâhî ve muazzam neşir gibi sessiz, gürültüsüz, şâşaasız, gösterişsiz ve mütevazi, fakat muazzam bir şekilde cereyan etmektedir” (s. 987) ifadesinde dile gelen hakikat, bütün ihtişamıyla hükmünü icra etti ve etmeye devam ediyor.

Saff-ı evvellerden Milaslı Halil İbrahim’in “Risale-i Nur eczaları, küre-i arzın (yerkürenin) mevsim-i erbaa (dört mevsim) kütüphanesinde bir bahardır. Ve bahar kadar letafetlidir, canbahştır ve ölmüş arza o bahar vasıtası ile hayat verildiği gibi, Risale-i Nur eczaları da ölmüş arz gibi kulûblere (kalplere) taze hayat verir” (Barla Lâhikası, s. 335) ifadelerindeki hakikat de...

Okunma Sayısı: 4370
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Gündüz Alp-2

    24.3.2019 15:51:16

    Mesela, Yeni Zelanda'da Müslümanları camide şehit eden katilin şu vahşi teşebbüsü, insanlığa "nefret" dilinin ne kadar kötü sonuçlar verdiğini; barış, huzur ve mutluluğun ancak yine "muhabbet/sevgi" diliyle gerçekleşebileceğini gösterdi. Hem çağımız birlik ve beraberlik, özgürlük asrı olması münasebetiyle, kötülüklere karşı yapılacak güçlü ve büyük uluslararası ittifaklarla daha çabuk ve etkili sonuçlar alınabilir. Yani Üstad'ın "Birinci Avrupa" tasnifine kıyasla, sair ülkeler içinde de "Birinci" olanı temsil edenlerle ittifaklar kurarak öfke, nefret, adavet, şiddet, anarşist duygu ve düşüncelere karşı güvenlik kalkanı oluşturulabilir. Çünkü insanlığı tehdit eden eylem ve söylemler ülke bazından ülkeler bazına sıçramış durumda. İşte AB projesine de bu perspektiften ve pencereden bakmak, ona göre doğru ve haklı tavır almak, karar vermek icap ediyor.

  • Gündüz Alp

    24.3.2019 15:35:45

    Sayın Güleçyüz, "Acele ettim kışta" geldim diyen Bediüzzaman bize "cennet-âsâ" bir bahar muştulamış, sonra da kışın hizmet nöbetini bahar mevsimine bıraktığı bir zaman diliminde beka yurduna göç etmişti.(23 Mart 1960) 82 yıllık bereketli ömrünün yaklaşık 27 yıllık kısmını tek parti istibdatında sürgün, mahkeme ve hapiste geçirerek Urfa'da İpek Palas Otelin'nin 27 numaralı odasında fani dünya hayatına gözlerini kapadı. Anadolu zeminine ekilen nur tohumları çiçeğe, dikilen fidanlar meyveye durdu. Elbette Allah (cc) izin verirse, ömrü olanlar müjdelenen "cennet-âsâ" baharı da bütün şâşaasıyla görecektir. Allah'ın (cc) ve Peygamberinin (asm) sözünde ve vaadinde hilaf bulunmaz. Üstelik bu müjde, öyle toplumsal olarak huzur ve mutluluğun, refah ve rahatın en üst seviyede yaşandığı bir vakitte de verilmemiş. Bazen bahar fırtınaları tohum ve çekirdekleri uzak diyarlara atarak oralarda da çiçek açmasını netice verir.

  • Muammer

    24.3.2019 12:10:47

    Her kışın bir baharı var.bizim baharımızda yakın olur ;İNŞALLAH.ALLAH var gam yok.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı