"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Emanet mi, ihmal mi? -1

Tuba UYAR
07 Mayıs 2026, Perşembe
Kelimelerin yetersiz kaldığı; bu imtihan dünyasında gün be gün gördüğümüz görüntülerle şahit olduğumuz olaylarda duygularımızın, aklımızın ve kalbimizin acıdığı, adeta parça parça olduğu dönemde Bediüzzaman’ın işaret ettiği o büyük yangının tam ortasındayız;

“Karşımda müthiş bir yangın var. Alevleri göklere yükseliyor. İçinde evladım yanıyor, imanım tutuşmuş yanıyor. O yangını söndürmeye, imanımı kurtarmaya koşuyorum. Yolda biri beni kösteklemek istemiş de ayağım ona çarpmış; ne ehemmiyeti var? O müthiş yangın karşısında bu küçük hadise bir kıymet ifade eder mi? Dar düşünceler, dar görüşler!”

Şimdi tam da evimizde, ailemizde, okullarımızda ve içimizde o yangını yaşıyoruz. Bu öyle bir yangın ki; sadece bizi değil ailemizi, eşimizi, dostumuzu, komşularımızı, akrabalarımızı adeta tüm dünyayı yakıp kavuruyor; ateşi her tarafa sıçrıyor. 

Uzmanların, psikologların, yöneticilerin, öğretmenlerin ve ebeveynlerin; herkesin kendine göre bir açıklama yaptığı, birbirini suçladığı veya “Neden böyle olduk, eskiden böyle değildik, nasıl olabilir?” diye sorguladığı bir dönemdeyiz. Gerek uzmanların gerek psikolog okul rehberlik servislerinin ve yöneticilerin alacağı tedbir ve dersler elbette var. Peki benim için bizim için çözüm nedir? Ne yapmamız gerekiyor? Bana düşen görev nedir? Ben de mesulüm bu durumdan deyip en çok da kendimize dönüp bakmamız gereken, o yangının hepimizin içinde olduğu noktadayız. 

Acaba biz ebeveynler olarak, bize emanet edilen çocuklarımıza ne kadar sahip çıkabiliyoruz? Küçük yaştan itibaren ellerine telefon verip, “Yeter ki bizi rahat bıraksınlar, işimizi yapalım,” diyerek; girdikleri sanal oyunlardan ve içeriklerden haberimiz olmadan onları ihmal mi ediyoruz? Akşam ailecek şiddete özendiren dizileri beraberce seyredip bundan rahatsızlık duymadığımız, sosyal medyayı denetimsiz kullandığımız, çocukların dijital dünyayla yalnızlaştığı veya duygusal boşluklarını onaylanma ihtiyaçlarını onunla karşıladığı bir gerçek. Bu gerçekle yüzleşme vakti…

Bazen sorumluluklarını dahi ellerinden aldık aman kırılmasın incinmesin yorulmasın üzülmesin. Eksik kalmasınlar her dediklerini yaptık aldık. Hatta sevgide dahi ölçüyü kaçırdık: Ya ‘arkadaş olalım’ derken otoriteyi ve rehberliği yitirip sınırsız bir hürriyetle onları yalnız bıraktık (ifrat), ya da ‘disiplin’ adına şefkati esirgeyip onları dış dünyadaki sahte onaylara mahkûm ettik ihmal ettik (tefrit).

—Devamı var—

Okunma Sayısı: 152
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı