"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İlk ve son tahassungâhım: Ailem

Mehmet YAZICIOĞLU
07 Mayıs 2026, Perşembe
Anne sözü, bana göre çok değerli bir kavramdır. Her bir kadın anne midir? Değil, bir kadın evlenip çocuğunun olması, bu çocuğu her türlü menfî şer odaklarından uzak bir şekilde, manevî değerler istikametinde yetiştirirse o annenin, “Cennet annelerin ayakları altıdadır. 1 sözü anneye en güzel değerdir.

Günümüzde bazı anne ve çocukları biraz nahoş hal hareketlerde bulunuyorlar. Erkek bir gencin kulaklarında küpe, ellerinde değişik yüzükler ve tırnak uzatma; bazı kızlarda ise erkek giysileri giymeleri şeklinde karşımıza çıkıyor. Bu dinsiz batı medeniyeti bazı annelerimizi ve çocuklarını çok kötü bir şekilde etkilemektedir.                  

 Bu konuda Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri ”Evet insanın en birinci üstadı ve tesirli muallimi [öğretmen], validesidir. Ben seksen sene ömrümde seksen bin zatlardan ders aldığım halde kasem [yemin] ediyorum ki en esaslı ve sarsılmaz ve her vakit bana dersini tazeler gibi merhum validemden aldığım telkinet [öğüt] ve manevî derslerdir” der. 2

Hemen her gün bîçare kadınlar, bir cânî erkek tarafından katlediliyor. Ben de bir insan olarak rikkatime dokunuyor. Bu konuyu biraz irdeleyelim. Müslüman Türk milletimiz ailelerini birtakım kültürümüze yabancı ideoloji ve şer grupları, çeşitli yollarla kadınlarımızı ve aile bireylerini etkilemektedir

Bu şer gruplarından birini, biraz açmak istiyorum. Bunlardan biri feminizm, “kadınlar için özgürlük ve eşitlik isteyen bir fikir akımı, düşünce ve eylem biçimi.” 3 Bu nasıl hürriyet ve eşitlik kavramı, kadınlarımıza İslâm dini Hicrî 1400 yıllarında beri hürdür ve eşittir. Kızların diri diri toprağa gömülmekten kurtaran para karşılı alıp satılan, vb. durumlarından İslâm kurtarmıştır. genç kızlar ve kadınları çeşitli vaatlerle kandırarak akıllarını çelmektedirler. “Sen bir bireysin, nasıl olur erkekten geri kalırsın?” gibi safsatalarla bîçare şefkat kahramanlarını heder etmektedirler.

Hatta bu etki toplumunuzun her ailesinde az çok vardır. Öğretmenlik görevim zamanında bir okul sınıfında öğrencilerle sohbet esnasında bayan, bey, kadın, erkek gibi sözlerin sonunda bir kız öğrencim, “Hocam, bir bayana kadın, kız diyemeyiz” dedi. “Peki ne diyelim?”  dedim. “Sadece birey” demelisiniz “dedi. 

Ben de o öğrenciye “Bu dersine iyi çalışmışsınız(!) kızım” dedim. Okullarda çeşitli törenlerde günün anlam ve önemi ilgili şiir ya da konuşma hep kız öğrenciler tercih ediliyor. Bu uygulamalar bayanların tercih edilmesi sistematik şekilde feminizm ideolojisi gerçekleşiyor.

İşte bu konu hakkında çözüm için çok yazı ve bilgiler söylendi. Ama ne yazık ki bir arpa boyu katedilmedi.

İyi insan, iyi bir vatandaş, hayırlı bir mü’min ve mü’mine olmanın ilk başlangıcı en küçük sosyal kurum ailedir. Bu kurum günümüzde birtakım şer odaklarının tehdidi altında varlığını güç bela sürdürmektedir. Aile fertlerine her şeyden önce manevî değerler kazandırılmalı, aile kurumunun gelip geçici değil iki dünya mutluluğu kazanmalarının yeridir.

Dipnotlar:

1- Hadis-i Şerif

2- Lem’alar, Yirmi Dördüncü Lem’a

3- Ayşe Düzkan, Feminist Bellek

Okunma Sayısı: 146
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı