İsrail’in Filistin’de yaptığı zulmün haddi ve hesabı olmadığı halde, İslâm dünyası sanki bölgede hayat normale dönmüş gibi davranıyor. Oysa Avrupa’daki vicdanlı insanlar İsrail zulmünü unutturmamak ve itiraz etmek için konuyu sürekli gündeme taşıyorlar.
Gelen haberlere göre aralarında eski bakanlar, büyükelçiler ve üst düzey yetkililerin de bulunduğu 446 kişi, İsrail’in Batı Şeria’daki Filistin topraklarını ilhakını daha da ilerletmesini engellemek amacıyla Avrupa Birliği (AB) kurumları ve üye ülkelerin harekete geçmesini talep etmiş. Yetkililer, 11 Mayıs’ta AB Dışişleri Bakanları Toplantısı düzenleneceğini hatırlatarak, taleplerine ilişkin yazılı açıklama yapıp şöyle demiş: “AB ve üye devletleri, ortaklarıyla birlikte, İsrail’in Batı Şeria’daki Filistin topraklarını ilhakını ilerletmesini engellemek amacıyla acilen harekete geçmelidir. Bu kapsamda, kritik öneme sahip E1 bölgesinde büyük ölçekli yeni bir yasa dışı yerleşim bloğunun inşası planı caydırılmalıdır. İsrail’in amacı, Batı Şeria’yı ikiye bölmek ve ‘iki devletli çözüm’ ihtimalini ortadan kaldırmaktır.” (aa.com.tr, 6 Mayıs 2026)
Benzer bir itirazın, benzer bir gündemin Türkiye’de ve görebildiğimiz kadarıyla İslâm dünyası ülkelerinde olmaması acaba garip değil mi? Hatta ülkemizde Filistin ve Gazze meselesi kısmen konuşulurken Batı Şeria’nın çoktan beri gündem olmaması normal midir? Ve “yabancılar” dediğimiz Avrupalı “446 insaflı kişi”nin bu çağrısı, bu bir araya gelmesinde hepimize ders yok mu?
Peki, Batı Şeria’da İsrail’in yapmak istediği ve insaflı Avrupalıların itiraz ettiği nedir? O da açıklamada şöyle yer almış: İsrail hükümetinin E1 projesi için Filistin topraklarını gasbeden yaklaşık 15 bin kişiye konut sağlayacak 3 bin 401 konutluk ilk ihale sürecini başlatmayı planladığı aktarılan açıklamada, “Bu ihale, AB ve benzer görüşteki ülkelerin yıllardır İsrail’i Filistin topraklarını zorla yasa dışı şekilde ele geçirmekten vazgeçirmeye yönelik yoğun diplomatik çabalarına rağmen ilerlemektedir.”
Benzer bir açıklamanın ülkemizde yapılmamış olması acaba Filistin meselesini unuttuğumuz ya da problemin çözüme kavuştuğunu düşündüğümüzü mü gösterir? Dünya görüyor ki İsrail imzalanan ateşkes anlaşmalarına rağmen hem Filistin’de, hem de Lübnan’da keyfî davranmaya devam ediyor. O halde İsrail’in yaptığı zulme itirazların devam etmesi gerekir.
Aralarında Avrupalı eski bakanlar, büyükelçiler ve üst düzey yetkililerin de bulunduğu 446 kişinin açıklamada ifade ettikleri meseleye vicdanlı herkes destek olmalı: “Artık tereddüt ve belirsizliğe yer yoktur. E1 kırmızı çizgisi aşılmak üzeredir. Kolektif, bireysel ve her şeyden önce acil şekilde harekete geçilmelidir.”