"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Çok insan öldür(t)mek nasıl bir başarı?

M. Latif SALİHOĞLU
13 Mayıs 2016, Cuma
Yetkili resmî makamlar tarafından, hemen her gün terörden dolayı yaşanan “insan kaybı” bilânçosu veriliyor:

“Temmuz’dan bu yana şehit olan asker ve polis sayısı şu kadar;  etkisiz hale getirilen terörist sayısı bu kadar” diyerekten...

Şehitlerin yekûn sayısı yüzlerle ifade edilirken, teröristlerin sayısı ise binlerle ifade ediliyor. Mesela: 300-500’e karşılık, 6000-7000 gibi...

İşin acip tarafı, bu rakamlar, zaman zaman siyasî ekâbirlerin dilinden adeta bir övünç ve iftihar tablosu gibi nazara veriliyor.

Ölenlerin hepsi de insan; üstelik bizim insanımız ve biz bu çok ölümlü tablo ile övünüyor, hani neredeyse gurur duyuyoruz.

Fesubhanallah!.. Ne günlere kaldık, aman yâ Rabbî!

* * *

Bir taraftan, çok insan öldürdü diye Beşşar Esad ve rejimini yerden yere vuruyor, lânet okuyor ve nefretle yâd ediyoruz; diğer taraftan, kendimiz çok insan öldürüp öldürtmeyi adeta bir “üstün başarı” gibi lanse etmeye kalkışıyoruz.

Bu arada, bir başka çelişkimiz de şudur: Bir taraftan Suriye’li mültecilere bağrımızla birlikte kapılarımızı da açtık, “Gelsinler, gelsinler! Çünkü onlar Muhacir, biz de Ensarız” dedik, sonra da gayr-ı müslim Avrupa ülkelerine dönüp onlardan yardım diledik. Dahası “Eğer TC vatandaşları için vizeyi kaldırmazsanız... Eğer mülteciler için şu kadar parayı vermezseniz... Bu mültecileri kafileler halinde sizin ülkenize gönderiyoruz, ona göre...” demeye getirdik.

“Bu ne pazarlık, bu ne biçim Ensarlık” Allah aşkına? Duyan, bilen, çözen varsa beri gelsin.

Her ne ise... Bize dönelim yine kendi insanımızı öldürme ve öldürtme meselesine...

* * *

Askerî kaynaklar tarafından da açıklandığı gibi, hendekli-bariyerli şehirlerde güvenlik görevlileriyle çatışmaya girerek ölenlerden en az yüzde 50’sinin yaşı 18 ve altı olduğu belirtiliyor. Ki, bizim de bölge çapında ara ara yapmış olduğumuz tesbitler aynı doğrultuda.

Terör örgütünün şehirdeki kolu, yaşları 14-18 arasındaki zavallı gençleri ya baskı yapıp korkutarak, ya da türlü gerekçelerle kandırarak, adım adım çatışma ortamına doğru sürükleyip götürüyor.

Örgütün elebaşları, gayet iyi biliyorlar ki, o acemi veya yarı acemi gençlerden hiçbiri, savaşı andıran o çatışmalardan sağ çıkmayacak, çıkamayacak.

Yani, örgüt, gencecik Kürt çocuklarını bile bile ve göz göre ölüme sevk ediyor. Kazanç olarak da, o çocukların aile ve akrabalarını “devlet düşmanı” haline getirmeyi hesaplıyor.

Bu arada, bizim devletlûlerimiz de zannediyorlar ki, habire terörist öldürüyorlar.

Oysa, öldürülen o gençlerin en az yarısının, terörle, örgütle, ırkçılıkla, bölücülükle, hatta ideolojik fikir ve siyasetle hiçbir münasebetleri bulunmamaktadır.

Dolayısıyla, öz evlâdımız olan güvenlik elemanlarına ve dul, yetim kalan aile efradına yanıp hayıflandığımız gibi, terör örgütünün marifetiyle, evlerinden ailelerinden habersiz şekilde kaçırılarak ateşe atılan o mâsum çocuklara da acımalı, bir yolunu bulup onları kurtarmaya çalışmalı ve bilhassa yürekleri yangın yerine dönen anne-babalarının acısını paylaşarak onları teselliye çalışmalıyız.

Bütün bunları bir tarafa atıp iterek, bir taraftan da sadece ve sadece ölüm makinesini çalıştırmak ve çok sayıdaki ölümleri bir “üstün başarı” gibi görüp sürekli şekilde ölü-yaralı rakamlarını ilân edip durmak, korkarız ki “duygusal kopuş” yaşayan yeni nesilleri bambaşka bir mecrâya doğru sürükleyip götürür.

İlgililerin ve bilhassa yetkililerin, bu tür konularda daha duyarlı olmaları, daha mûtedil davranmaları temennisiyle...

GÜNÜN TARİHİ: 13 Mayıs 2015

Evren gömüldü; 12 Eylül yaşıyor

Darbe cuntasının lideri Kenan Evren Paşa’nın Devlet Mezarlığı’na defnedilmesinin üzerinden tam tamına bir senelik bir zaman dilimi geçti.

12 Eylül Darbesini gerçekleştiren askerî cuntanın elebaşı Evren Paşa, hiç pişmanlık duymadan gitti.

9 Mayıs 2015’te ölen Evren Paşa’nın defin merasimi 12-13 Mayıs’ta tamamlanmış oldu.

Diğer cunta üyeleri gibi, darbeci Evren de, en başta hürriyet ve demokrasiyi hançerleyen o  kanlı cinayetten hiçbir zaman pişmanlık duyduğunu söylemedi. Hemen her defasında şunları tekrar edip durdu: “Öyle yapılması gerekiyordu; biz de gereğini yaptık. Hiç de pişman değilim, gerekirse yine aynısını yaparım.”

O kanlı harekâtın elebaşısı olan Evren Paşa, darbenin üzerinden 35 yıl geçtikten sonra, geçen yıl tam da bu zamanlarda öldü, gitti. Ancak, darbe tasarrufunun, onun ölümünden sonra ve hâlen devam ediyor olması, şüphesiz akla başka şeyleri de getiriyor. Meselâ, Kenan Evren’in ve cuntacı arkadaşlarının da aklını aşan bir “üst aklın” varlığı gibi...

Düşünün ki, Darbe Anayasasını değiştirmek ve onun yerine sivil, temel insan hak ve hürriyetine dayalı demokratik Anayasanın hazırlanması için yıllardır birtakım teşebbüsler yapılıyor, ancak her defasında ya masa devriliyor, ya da masanın etrafındakiler birbirine girerek o teşebbüs kısır veya âkim bırakılıyor.

* * *

Evren Paşa ve cuntanın hayattaki diğer üyeleri hakkında dâvâlar açıldı, duruşmalar yapıldı, vesaire... Ancak, hiçbiri hak ettiği cezayı bu dünyada alamadan göçüp gitti. Dâvânın esastan görüşülmesi, zerrece şaşmaz o Büyük Mahkemeye kaldı.

@salihoglulatif:

SÜRGÜN mü, ESARET mi?

Üstad Bediüzzaman, Barla'da telif ettiği 8. Lemâ'nın başlarında ‘Esâretimin 8. senesi’ tâbirini kullanır. Demek ki, sürgünden öte bir başka durum söz konusu.

* * *

19 âyetli olup SEKİNET için 19 kere okunması tavsiye edilen Sekine Duâsındaki İsmi Âzamın harf sayısı da 19: FRD+HY+KYYM+ ADL+HKM+KDDS

Okunma Sayısı: 3762
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Nevzat Karaağaç

    13.5.2016 09:17:13

    Davos'ta israilin başbakanına siz öldürmeyi iyi bilirsiniz demiştik. Biz de iyi biliyormuşuz. Ülkesine düşman genç yetiştirmek ve terör örgütüne teslim etmek konusunda İsrail'den çok önde olduğumuz, hattâ dünya lideri olduğumuz da tartışılmaz bir gerçek.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı