"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Taraf olsan da tarafgir yazma

M. Latif SALİHOĞLU
07 Mayıs 2024, Salı
Cumhuriyet tarihini yazanların çoğu Kemalist.

Okullarda okutulan tarih dersleri zaten Kemalizme göre tanzim edilmiş. Devletin resmî görüşü de Kemalizm olduğuna göre, rengi belli bu yavan tablodan tarafsız, objektif, ibret alınacak bir tarih bilgisi görmek, bulmak, çıkarmak mümkün görünmüyor.

Biz onlara, ya da başkasına demiyoruz ki “Sakın ha taraf olmayın!” Ama, taraf olmak başka, kasıla kasıla tarafgirlik yapmak, yahut bağnazlık derecesinde tarafgirane tarih yazmak başkadır.

Misâl: “Olmasaydın, olmazdık” yaklaşımıyla, asla objektif bir tarih bilgisi ortaya konamaz ve koyamıyorlar da. Ne yani, bununla kast edilen şahıs yokken, bu millet yok muydu? Daha önceki devirlerde, yahut dünyanın farklı coğrafyalarında bu millet hiç devlet kurmadı mı? Neden koca bir milletin mukadderatı getirip bir tek fâniye endeksleniyor? Bunu böyle yapmak, resmen ve alenen bağnazlık derecesinde bir tarafgirlik değil midir?

Her ne ise… Biz yine de fikriyatımızı umumî bir çerçeveye almaya ve umuma ölçü, kıstas, prensip teşkil edecek bir yörüngeye oturtmaya çalışalım ki, aynı tarafgirlik gayyasına düşmeyelim.

*

Evet, işin püf noktalarından biri şudur ki: Bir şahsa, bir fikre veya bir siyasî cereyana yüzde yüz taraf, ya da yüzde yüz karşı olanlar, tarihî hakikatleri olduğu gibi okuyamazlar; dolayısıyla, hakkını vererek de tarihi yazamaz ve yorumlayamazlar.

Onun için, böylelerinin yazdıklarına, söylediklerine itibar edilmez, edilmemeli. Zira, bu tip kimselerin yanlışına, günahına, vebâline ortak olma ihtimali var.

Meselâ, başta da dikkat çektiğimiz üzere, bugün siz kalkıp “Ben iliklerine kadar Kemalistim, ölümüne Atatürkçüyüm” diyen tarihçilerden hangi birinin fikrine, yorumuna itibar edebilirsin?

Aynı şekilde, günümüz bazı gazeteci, yazar, yahut fikir adamı kılığındaki bazı kimseler çıkıp “Sonuna kadar Reisçiyim. Reis kırmızı çizgimizdir” diyenlerden hangi birinin objektifliğine inanabilir, yahut güvenebilirsin.

Her iki cenahta yer alanlar da, kategorik olarak aynı tarafgirlik ve hatta bir kısmı aynı bağnazlık kalıbı içine girmiş olmuyorlar mı?

Bir zamanlar (hatta şimdilerde bile) Abdülhamidçiler de öyle değil midir?

*

Evet, resmî veya siyasî tandanslı tarih tezinin boyunduruğu altına girmiş olan, bazı şahıslara yüzde yüz taraf olup meddahlık yapan, bazılarına ise yüzde yüz karşı gelerek husûmet alevleri püskürten bir tarihçiden, yahut bir tarih yorumcusundan yeni nesiller için bir hayır beklenmemeli. Böylesine dar ve sığ ufuklu kimseler, hitap ettiği kimselerin de ufkunu karartıp daraltmaktan başka bir iş yapamazlar.

Nitekim, sırf düşmanlık veya meddahlıktan kuvvet alan şahıs merkezli yorum ve tahliller Cumhuriyet dönemi tarihçilerini kötürüm hale getirdiği gibi, aynı bakış açısı maalesef Osmanlı ve Meşrûtiyet dönemi tarihçilerinin de ufkunu daraltmıştır.

Meselâ, öyleleri var ki, doğru diye bellediği tarih tezini, bütünüyle Sultan II. Abdülhamid’in şahsına veya siyasetine endeksli bir yörüngeye oturtmuştur.

Böyleleri, şahsî hayatı ile siyasî hayat yönünü dahi birbirinden ayıramadığı Sultan Abdülhamid’e yüzde yüz taraftır. Sultan’la iyi geçinemeyenlere de aynı oranda karşıdır, muhaliftir, hatta düşmandır.

Dolayısıyla, onlara göre Sultan Abdülhamid yüzde yüz haklıdır, her şeyi doğru yapmıştır; muhalifleri ise, kesinkes haksızdır ve her şeyi yanlış yapmışlardır.

İşte, böylesine yanlış ve bağnazca bir yaklaşım tarzı, kişiyi doğruya, selâmete götürmediği gibi, sözünü dinleyenlere de bir kemâlât kazandırmaz.

Final: Bir asır önceki Jön Türklerin tamamı veya bütün İttihatçılar birbirinin aynısının tıpkısı olmadığı gibi, her yaptıkları da yüzde yüz doğru veya yanlış değildir. Aynı ölçü, Sultan Abdülhamid için de geçerli. Dolayısıyla, her kesimin doğru ve yanlış tarafını olduğu gibi görmek ve objektif bir nazarla değerlendirmek icap ediyor. MEB tarafından yeni müfredat hazırlanırken, bu noktadaki ölçü ve kıstaslara dikkat etmek artık elzem olmuştur.

Okunma Sayısı: 1139
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı