Adnan Menderes, 1899 yılında Aydın vilayetinin Koçarlı ilçesinin Çakırbeyli köyünde dünyaya geldi.
Babası Kâtipzadeler ailesinden, tahrirat kâtibi, hukuk okumuş, kısa süre dava vekilliği de yapmış, küçük bir memur olan İbrahim Ethem Bey’dir. Annesi ise Kırım Türkleri'nden ve Aydın'ın büyük toprak sahibi ailelerinden Hacı Alipaşazadeler’in kızı, kimi kaynaklara göre Tevfika, kimi kaynaklara göre Tevhide Hanım’dır. Ne yazık ki, Menderes henüz çocuk yaşta, daha bir buçuk yaşındayken annesini ve iki buçuk yaşındayken babasını veremden ötürü kaybetti. Bu nedenle onları neredeyse hiç hatırlayamamaktadır.
Anne ve babasının vefatının ardından, Adnan Menderes'in en yakınındaki insanlar belliydi: Ablası Melike Hanım ve hem öksüz hem de yetim kalan çocukların bakımını üstlenen babaannesi Fıtnat Hanım. Menderes, altı veya yedi yaşındayken çok sevdiği ablası Melike Hanım’ı da kaybetti.
Bu vefatlar onun hayatını müthiş derecede etkiledi ve onu adeta yalnız ve kimsesiz duruma düşürdü. Artık hayatında yalnızca babaannesi Fıtnat Hanım kalmıştı.
Babaannesi, onun hem fizikî, hem de mane-vî gelişimi için büyük çaba sarf etti. Bu dönemde Menderes'in hayatında önemli bir rol oynayan babaannesi, ona hayatın zorluklarıyla başa çıkma konusunda rehberlik etti.
Dokuz yaşındayken, anne tarafından dedesi Hacı Alipaşazade’den miras kalan Aydın'daki Çakırbeyli Çiftliği'nin sahibi oldu. Bu miras, ona çocuk yaşta büyük bir sorumluluk yükledi. Henüz çocuk denilecek yaşta, geniş toprakların yönetimiyle ilgilenmek zorunda kaldı. Bu durum, yıllar sonra insanların gördüğü liderlik vasıflarının ve sorumluluk bilincinin erken yaşta gelişmesine katkı sağladı. Çiftlik hayatı, Menderes'in karakterinin şekillenmesinde önemli bir rol oynadı. Genç yaşta karşılaştığı zorluklar, onun azim ve kararlılığını pekiştirdi. Çiftlikte çalışmak, toprakla iç içe olmak ve üretim süreçlerini yönetmek, Menderes’in ilerleyen yıllarda tarım politikalarına olan ilgisinin temelini oluşturdu. Bu deneyimler, Menderes'in halkın sıkıntılarını anlama ve çözme konusundaki tecrübesini arttırdı.
Adnan Menderes'in çocukluk yıllarında yaşadığı bu zorluklar ve erken yaşta üstlendiği sorumluluklar, onun ilerleyen yıllarda Türkiye'nin siyasî hayatında önemli bir lider olmasında etkili oldu. Hayatın erken dönemlerinde karşılaştığı bu deneyimler, onun milletine hizmet etme arzusunu ve kararlılığını güçlendirdi.
ADNAN MENDERES’İN HAYATI I. KISIM
Adnan Menderes'in çocukluk yıllarında yaşadığı bu zorluklar ve erken yaşta üstlendiği sorumluluklar, onun ilerleyen yıllarda Türkiye'nin siyasî hayatında önemli bir lider olmasında etkili oldu. Hayatın erken dönemlerinde karşılaştığı bu tecrübeler onun milletine hizmet etme arzusunu ve kararlılığını güçlendirdi.
Adnan Menderes'in eğitim hayatı, onun karakterinin ve liderlik vasıflarının şekillendiği önemli bir dönemdir. Bu süreç, hem maddî zorluklarla, hem de dönemin siyasî ve sosyal çalkantılarıyla örülüdür. Menderes'in eğitim yolculuğu, onun azmi, kararlılığı ve idealleri uğruna verdiği mücadelenin bir yansımasıdır. İlk eğitimine İzmir'de bulunan İttihat ve Terakki Mektebi'nde başladı. Bu okul, dönemin modern eğitim kurumlarından biri olarak kabul ediliyordu. Ancak Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde yaşanan siyasî ve ekonomik sıkıntılar, eğitim sistemini de olumsuz etkiledi. Menderes, bu ortamda eğitimine devam ederken, ailesinin maddî durumu nedeniyle çeşitli zorluklarla karşılaştı. Eğitim masraflarını karşılamak için ailesi fedakârlıklarda bulunmak zorunda kaldı.