"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yaşlılık problemi üzerine (2)

Mehmet BOYACIOĞLU
24 Temmuz 2019, Çarşamba
Geçen hafta saydığım sebeplerden dolayı nüfus artış hızı giderek azalmaktadır.

Amerikan Nüfus Dairesi’nin verilerine göre Türkiye’de nüfus artış hızı yıllara göre şöyle bir değişim göstermiş ve gösterecektir.

Bu eğilim Fransa, Almanya ve Japonya gibi ülkelerde daha belirgindir.  

Newsweek Dergisi, 1992 yılı Temmuz ayındaki bir sayısında Japonya’da nüfus artış hızının yavaşlamasından dolayı, yetkililerin, 65 yaşında emekliliği hak eden işçilerden isterlerse 10 yıl daha çalışabilme hakkını verdiğini haber veriyordu.

Türkiye, bu trendin farkında yedi yıl sonra; 1999’da varmış ve emeklilik yaşını tedrici olarak yükselten mevzuatı getirmiştir.  

Bu iki örnek, dünyadaki bazı ülkelerin nüfuslarının, demografi uzmanlarının terselmiş piramit adını verdikleri bir kâinatın yaşanmakta olduğunu göstermektedir. 

Yani genç nüfuslu ülkelerin nüfusları bildik bir piramit ile yani çocuklar ve gençlerden başlayarak yaşlılığa doğru giderek azalma eğilimi gösterirken, nüfus artışının iyice yavaşladığı hatta negatife döndüğü, toplulukların nüfusları ters piramit ile gösterilecektir.  

Bu ikinci hâl yaşanırsa ne mi olur? En basit ifadesiyle sigorta ve emeklilik sistemleri zora girer. Zira normal piramitli ülkelerde 2 çalışan 1 emeklinin geçimi için gerekli olan desteği çalışması ve ödediği vergilerle sağlarken, terselmiş piramitli ülkelerde 1 çalışan 2 emeklinin maaşını ve sağlık giderlerini karşılamak zorunda kalmaktadır ve kalacaktır.  

Bu durumu zorlaştıran diğer bir husus, ortalama ömür beklentisinin yükselmesine karşılık yaşlılarda çok görülen demans, Alzheimer ve bunama gibi tedavisi ve bakımı bütçeleri zorlayan hastalıkların giderek artış göstermesidir.  

Yukarıdaki veriler ışığında, terselmiş piramitli ülkeler yaşlıların bakım ve sigorta giderlerini karşılamak için çalışanlardan daha çok vergi ve sigorta kesenekleri yapmak zorunda kalmaktadırlar ve bu eğilim gelecek on yıllarda daha da ivme kazanacağa benziyor.  

Çekirdek aileye sığınarak yaşlıların bakımını ulus-devletin insafına terk etmekle insanlık iyi etmediğini yavaş yavaş anlamaya başlıyor. 

Batıdaki The Plain Truth gibi dinî tandanslı dergiler incelense bu konuda hayli yeterli malzeme bulunur.  

Bir Batı diyarında kaldığım yurdun hemen yanında bir Huzurevi vardı. Buna benzer yerlerde çalışan arkadaşlarım da oldu: İnsanlar orada köklerinden yurtlarından ayrılmış ve güneşsiz bir salona kapatılmış kır çiçekleri gibiler. Bir huzurevinde çalışan arkadaş, “normal evler olsa her türlü ziyaretçisi olur, oraları, hepsi birlikte gelen itfaiye, polis ve ambulans dışında hiç kimsecikler ziyaret etmiyor” demişti.  

Ömürlerinin sonbaharında her şeye çabuk üzülebilen o “şefkat madenleri”nin yerleri bu izole edilmiş yurtlar olmamalı.     

Çare âlemler Rabbinin âlemlere rahmet olarak gönderdiği Resulüne hitabındaki ezelî hakikate yapışmakta: “Rabbin kesin olarak şunları emretti: “O’ndan başkasına ibadet etmeyin; ana babaya iyilik edin; onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlılık çağına ulaşırsa sakın onlara “öf!” deme ve onları azarlama; ikisine de tatlı söz söyle.”

Okunma Sayısı: 1101
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı