"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Emir kulu olmak...

Mehmet Soydan
19 Mart 2022, Cumartesi
Halk olarak, gerek tarihteki gerekse bugün yaşanan olaylarla ilgili maalesef yanlış bir algımız vardır.

Eğer devlet eliyle kötü bir fiil işlenirse bu fiilin suçlusu sadece devlet başkanıymış gibi davranırız ve sadece onun suçundan bahsederiz. Halbuki bu tutum yanlıştır, devlet başkanının zulüm emrine uyan kişileri adeta masumlaştırır.

Evet; Anadolu’da 13. yüzyılda işlenen katliâmların faili sadece Cengiz Han değildir, aynı zamanda onun bu emrine uyan Moğol askerleridir. Doğru mu? Evet.

Evet; Almanya devletinin II. Dünya Savaşı’nda işlediği insanlık suçlarının faili sadece Hitler değildir, aynı zamanda Nazi askerleridir. Doğru mu? Evet.

Neticede, Türkiye Cumhuriyeti Devleti dahil bütün devletlerin işledikleri suçların failleri de sadece devlet başkanları değil, ... (‘üç nokta’lı yere, devlet idarecilerinin emirleriyle veyahut tasdikleriyle hukuksuzluk işleyen her memur, asker, her Allah kulu yazılabilir.).

Devletlerin bir zulmünde sorumluluğu sadece devlet başkanına yıkmak, aslında devletin aşırı kutsallaştırıldığı bir kültürle alâkalıdır. Zira devletin aşırı kutsandığı bir anlayışta, devletin bütün memurları ve silâhlı güçleri devletin basit birer piyonu olarak görülür. Onların iradeleri yokmuş gibi farzedilir. Türkçemizde bu anlayış, “emir kulu” ifadesiyle ete kemiğe bürünür.

Gerçekte ise emir kulluğunun itikadımızda meşruiyetinin olduğu söylenemez. Rasulullah (asm) Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde: “Allah’a isyan olan şeyde (kula) itaat yoktur. İtaat maruftadır, aklın ve şeriatın iyi kabul ettiği şeydedir.” buyurmuşlardır. (Kütüb-ü Sitte, Cilt 2, 128 no’lu hadis)

Modern zaman gibi, devletlerin aşırı kutsandığı bir devirde yaşayan Üstadımız da meseleyi nazara vermenin ehemmiyetine vâkıftır. Emirdağ Lahikası’nda Üstad Hazretleri’nin şöyle bir ifadesi mevcuttur: “Meselâ, ona teklif eden demiş: ‘Ben emir kuluyum.’ – kaç vecihle kanunsuz – Cebrî, keyfî kanun ile emir olur mu ki, emir kuluyum desin. Evet, Kur’ân-ı Hakîm’de, Yahudi ve Nasranilere başta benzememek için ona dair âyet olduğu gibi, ‘Ey iman edenler! Allah’a itaat edin. Peygambere ve sizden olan idarecilere de itaat edin.’ (Nisa, 59)  âyeti ulü’l-emire itaati emreder. Allah ve Resulünün itaatine zıt olmamak şartıyla, o itaatin emir kuluyum diye hareket edebilir. Halbuki bu mes’elede, an’ane-i İslâmiye kanunları; hastaları şefkatle incitmemek, garîblere şefkat edip incitmemek, Allah için Kur’ân ve ilm-i imanîye hizmet edenlere zahmet vermemek ve incitmemek emrettiği halde; hususan münzevî, dünyayı terk etmiş bir adama ecnebi papazlarının serpuşunu teklif etmek on vecihle değil, yüz vecihle kanuna muhalif ve İslâm’ın an’anevî kanunlarına karşı bir kanunsuzluktur ve keyfî bir emir hesabına o kudsî kanunları kırmaktır.”

Yine Üstad Hazretleri, 31 Mart Vak’ası’nda isyan eden askerleri isyandan vazgeçirmeye çalışırken: “Şeriatla, Kur’ân ile, hadis ile, hikmet ile, tecrübe ile sabittir ki; sağlam, dindar, hakperest ulü’l-emire itaat farzdır. Sizin ulü’l-emiriniz üstadınız, zabitlerinizdir.” ifadesini kullanmıştır. Calib-i dikkattir ki; askeriyedeki itaat için bile Üstad, emrine itaat edilecek kişinin “sağlam, dindar, hakperest” olması gerektiğini nazara vermektedir.

Keza, Dersim Katliâmı zamanında vazifeye çağrılan Hulusi Ağabey de bir asker olarak katliâma iştirak etmek istememiş, ancak Üstad Hazretleri’nden kerametvari bir mektup aldığında Dersim’e gitmiş, fakat Allah’ın inayetiyle eline hiç kan bulaştırmamıştır. (https://www.yeniasya.com.tr/misbah-eratilla/ibrahim-hulusi-yahyagil-ve-dersim_454670)

Hülâsa; bu dünyada “emir kulluğu” diye bir şey yoktur, insanı mesuliyetten de kurtarmaz. Emir kulluğu değil, Allah’ın kulluğu esas olmalıdır. Vesselâm...

Okunma Sayısı: 796
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı