"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Bir mesleği takip edenler tekrara mecbur olurlar”

Mikail YAPRAK
22 Nisan 2021, Perşembe
“Bu Vatanda Dört Parti”yi doğru anlamak - 4

İşte size bir tekrar daha. Size derken, siz değerli okurların müsaadesiyle; bunca tekrara rağmen anlamayanlara yahut anlamak istemeyenleredir sözümüz..

Sözümüz derken, tekraren ezberlemeyi dahi az görüp, hayata geçirmeye mecbur olduğumuz sözlerdir, içtimaî elmas tesbitlerdir.

Bazı mevzuları tekraren nazara verdiğimizi yadırgayanlara diyoruz: Hadiseler bizi buna mecbur ettiği için. Yani ihtiyaç şedit olduğu için. Hem de Nur Külliyatı’nda var olan siyasî- içtimaî derslere olan ihtiyaç kat kat arttığı için. Hem de Nurcular içinde bu içtimaî hakikatlere kulak asmayanlar, bu hakikatleri tam anlamayanlar veya anlamak istemeyenler, hatta bile bile yanlış tevil yapanlar; İttihad-ı İslâm inkişafına zarar verdikleri için..

Hem de yapılagelen içtimaî hatalardan ibret alınmadığı için..

Hem de bu kadar tekrara rağmen, bazı hakikatların hâlâ tam anlaşılmadığının anlaşıldığı için. Ve hem de bu dersleri Üstad Said Nursî’nin de tekraren nazara verdiğini bildiğimiz için.

İşte buyurun Eski Said Dönemi Eserlerindeki şu beyanı tekraren hatırlayalım:

“Vehim: ‘Sen bu hakaikı çok tekrar ediyorsun, hem de aynı ibare ile.’

İrşad: Evvelâ, hakikat olduğu için tekrar ediyorum. Hakikat de ziya gibi usandırmaz. Hem de üç-dört makalede yazdım. Muterizler tecahül ettiler. Gözlerine sokmak istiyorum. Çocuklara tekrar lâzımdır. Hem de bir meslek takip ettiğimi gösteriyorum. Bir mesleği takip edenler tekrara mecbur olurlar. Hem de, bir şeyin esası atılsa, mükerreren irca-ı nazar (geri dönüp bakmak) lâzımdır. Mesleksiz olanlardır ki, her yola sapıyorlar. Bizim tarîkımız birdir.(...)” 1

Bilirsiniz ki Risale-i Nur Külliyatı bütünüyle iman, hayat ve şeriat dersleridir. Bu üçü de iç içe daireler halinde ayrılmaz bir bütündür. Yani bir safha bitecek sonra diğer safha başlayacak diye bir şey yok. İman dersi verilirken aynı anda hayat dersi, aynı anda şeriat ve hakikat dersi de veriliyor.

Ama gelin görün ki, zaman içinde meselelerin anlaşılmaz hale gelmesine, hakikatlerin içtimaî ve siyasî hayata mal olmasının gecikmesine ve ertelenmesine daha çok da içimizden zuhur edenler sebep olmuştur. 

İçimizden “zuhur” edenler ve hiç alâkası olmayan içtimaî fikirleri Nur camiasının içine “buyur” edenler, varsınlar beyhude yorulup dursunlar! Ama bizim artık yanlış yapma ve yanlış anlama lüksümüz asla kalmamıştır. 

Ama gelin görün ki; Külliyatı bu kadar çok okumamıza ve mütalâalı derslere katılmamıza ve gazetemizde yazılanları takip etmemize rağmen, birimiz kalkıp dese ki: Şu İslâmî (!) siyasalcılar acele edip başa geçme sevdasına kapıldılar. Halbuki Üstadımız öyle dememişti. 

Sizce böyle ifadede bulunan da meseleyi anlamayan sınıfına girmez mi? Girer, çünkü Hazreti Üstad’ın verdiği o ölçüye siyasalcılar zaten kapalıydı. Bediüzzaman’ın zuhurundan önce hem Türkiye’de hem de İslâm âleminde onlar nasıl bir yol takip ettilerse, zuhurundan sonra da aynı yolu takip ettiler ve ediyorlar.. 

Önce gelin, sizin de yüzlerce defa okuduğunuz şu paragrafı bir defa daha beraber okuyalım:

“İttihad-ı İslâm Partisi, yüzde altmış, yetmişi tam mütedeyyin olmak şartıyla, şimdiki siyaset başına geçebilir. Dini siyasete âlet etmemeye, belki siyaseti dine âlet etmeye çalışabilir. Fakat çok zamandan beri terbiye-i İslâmiye zedelenmesiyle ve şimdiki siyasetin cinayetine karşı dini siyasete âlet etmeye mecbur olacağından, şimdilik o parti başa geçmemek lâzımdır.”

Şimdi burada İttihad-ı İslâm için va’z edilen bu ölçüler, siyasalcı zihniyetten beklenirse, bundan şu mana çıkmaz mı? Yani Hazreti Üstad’ın aslında siyasalcılara -hâşa- bir itirazı yok da, ancak “yüzde altmış, yetmişi tam mütedeyyin” olduktan sonra ne yaparlarsa yapsınlar..

Hayır kardeşim, Üstad en baştan kapıyı onlara kapatmıştır. Dinin siyasete alet edilmesine şiddetle karşı çıkmıştır. Yukarıdaki paragrafın açılımında; İttihad-ı Muhammedîden İttihad-ı İslâma kadar ve o kudsî cemiyetin müntesiplerinden Nurcular’a kadar, Ahrarlardan Demokratlara kadar uzanan ve aynı minval üzere ilânihaye devam edecek olan bir çizgi vardır ki, Yeni Asya da bu çizginin hizmetkârıdır.

Dipnot:

1-VOLKAN Sayı: 101 29 Mart 1325/11 Nisan 1909.

Okunma Sayısı: 1313
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ali

    22.4.2021 14:25:34

    Hep başkaların yanlış anlamasını konuşuruz.Acaba biz tezimizi doğru üslupla anlatıp tatbik edebiliyor muyuz? Nur mesleği siyasi muktesit/ dengeli tutarlı bir meslek değil mi? Tuttuğun bayrak yaptığın liderlerden bir teki Kutlular Abi' ye için taziye dilemedi. Oysa dengeli gidilseydi çoğu partilerden temsilci cenazede bulunurdu.Bu azlık konforunu terkedelim. Sanki dindar siyasal şer de; binde bir bile olmayan siyaset hayrımahz safsatasına düşmeyelim. Her siyaset derece farkıyla ehvenşerdir. "Aşere mübeşşere ve bir iki raşit halife hariç"hakiki dindardan hakiki siyasetçi çıktı mı tarihte? Benim siyasi görüşüm doğrudur ama tek doğru siyasi görüş/EHVENŞER GÖRÜŞ benimki değildir! demek çook mu zor!..Ucuz etin yahnisi olmaz..

  • Abdullah Tunç

    22.4.2021 04:11:32

    İttihad'ı İslam partisi,diğer bir ifade ile ittihad'ı islam düşüncesini doğru anla mak lazımdır.Üstad'ımız bu dört parti meselesini ortaya koyarken,ittihad'ı islam partisi fiziki olarak ortada yoktu.Bu düşünce nur talebelerinde vardır.Ya ni düşünce olarak var.Bu gün de ittihad'ı islam parti si ortada yok.Fikir ve dü şünce plananında Nur ta lebelerinda var.İdareye ta lip olmanın şartlarını Üsta dımız ortaya koymuşrur.O şartlar tahakkuk etmeden idareye talip olunsa,dini siyasete alet edeceğinden men edilmiştir.Nur talebe lerinin siyasi eğilimi;ahrar ve demokratlara nokta-i istinad olma noktasında dır.Siyasi istikamet bu tarzdadır. Aksi halde top lumun siyasi ve içtima-i keşmekeşliklerden kurtul ması mümkün görülmü yor.

  • Abdullah Tunç

    22.4.2021 03:55:26

    " Onun zamanına yetiştiği niz zaman,siyaset canibiy le mukabele etmeyin." Di ye rivayetlerde var.Nasıl mukabeler ediilir;elmas kıymetinde olan iman ha kikatları ile.Bunlar Risale-i Nur'da yazılı.Dine hizmet nurlar ile olur.Şimdi gele lim 4 parti meselesine,bu mesele Nurcular arasında doğru anlaşılmamıştır.Ve bütün siyasi yanlışlıklar bu noktada yapılıyor. 1969 da din adına kurulan bir parti, ittihad'ı islam partisi zan edildi.Siyaset te en büyük yanılma ve yanıltma noktaların ba şında böyle bir anlayış geliyor.Bugün de bu yanıl ma var.Yani ittihad'ı islam partisi,düşüncesi ile siya sal islam parti ve düşün cesi bir birine karıştırılı yor.Halbuki değişik isimler altında kurulan dini parti ler;millet partisinin versi yonlarıdır.Bugün var olan iyi,deva,gelecek,saadet,A dalet, kalkınma ve milli yetçi hareket partisi, mil let partisinin değişik teza hürleridir. Bunların tama mının temeli,esası aynıdır.

  • Mehmet Nuri Saraylı

    22.4.2021 02:41:37

    Nasıl ki mücahede kıyamete kadar devam edecek; serâpa hakikat olan Nur'lardaki düsturlar da kıyamete kadar tekrar edilecek. Anlasınlar ya da anlamasınlar.. Allah razı olsun.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı