"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Meleklerin muradı ve Murat’ın melekleri..

Mikail YAPRAK
25 Nisan 2019, Perşembe 00:26
Âyet ve hadislerin ders ve işaretinden açıkça öğreniyoruz ki, insanla melek arasındaki münasebet, daha anne rahmine düşmeden başlar.

Hakikatlı bir Kur’ân tefsiri olan İşârat-ül İ’caz’da geçen şu ifadeler de bunu açıkça gösteriyor:

“Cenab-ı Hakk’ın müşavere şeklinde melâike ile yaptığı muhavere (karşılıklı konuşma), melâikenin beşerle fazla bir irtibat ve alâka ve münasebetleri olduğuna işarettir. Çünkü, melâikenin bir kısmı insanları hıfzediyor (koruyor), bir kısmı kitabet (kâtiplik) işlerini görüyor. Demek, insanlarla alâkaları ziyade olduğundan, insanların ahvaline ehemmiyet veriyorlar.” 1

Meleklerin insanla alâkaları ve irtibatları, dünya hayatı boyunca devam eder. Ahirette ise bu münasebet ebedîleşir ve sonsuza kadar sürer. Muhakkak ki her şeyi ve her hadiseyi yaratan Allah’tır, her şey O’nun ilminde ve takdirindedir. Melekler sadece görevli memurlardır.

Bu dünyada her an, her taraftan sinekler gibi üşüşen ve insana karşı hücum vaziyetini alan o kadar çok belâ ve musîbetler var ki; insanı çepeçevre kuşatan melekler tarafından çok defa geri çevrilirler, Allah’ın izniyle.. 

En başta Peygamberler en çok belâ ve musîbetlere maruz kalmışlar ve korunmuşlardır. Kendilerine isabet eden belâlar da, onların imtihanı ve vazifelerinin gereği olmuştur.

Melekler her zaman beraber olduğumuz arkadaşlarımız olarak bizim başımızın üzerinde pervaz eder dururlar ve gelmesi muhtemel belâları savmak için bize kanat gerer, kalkanlık yaparlar. Zira bu onlara ait bir vazifedir. Melekler bizi koruma vazifesini, müthiş bir zevk ve heyecanla yerine getirirler.

Taberâni’nin rivayet ettiği bir hadis-i şerifte her insana üç yüz altmış (360) meleğin nezâret ettiği ve insanı koruma altına aldıkları kaydedilmektedir. 2

Hülâsa bizim iyiliğimiz ve saadetimiz, meleklerin muradıdır.   Başlığa aldığımız “Murat’ın melekleri” ifadesine gelince, onu da şöyle arz edeyim:

İstanbul Avcılar Cihangir Ortaokulu’nda öğretmen ve yönetici olarak görev yapan Murat Çayırlı, hayatının her safhasında koruna koruna, belki bir çok defa ölümden döndürüle döndürüle nihayet 42 yaşına gelmişti ki, Allah’ın emri ve izniyle korunma safhasının rengi, mertebesi ve hayatî boyutu değişti. Zahirî sebep kalp krizi ile emr-i Hak vaki oldu. Kim bilir Murat’ın koruyucu melekleri, onu bu krizden sonra dünya hayatına döndürmek; bağrı yanık Nafiye annesinden, sevgili eşinden ve biricik kızı İrem’inden ayırmamak için nasıl pervane olmuşlar ve ne kadar duâ edip yalvarmışlardı. Ama meleklerin de bilemediklerini Rahman ve Rahim olan Allah biliyordu. Gecesini Berat olarak ihya edeceğimiz 19 Nisan 2019 Cuma gününün akşamına doğru Murat, “Melek-ül Mevt” olan Azrail Aleyhisselâmın cemalini görür ve ruhunu Rahman’a teslim eder. Meleklerinin vazifesi de, onun hayatının daha yüksek mertebelerinde devam eder. 

Bir tek Azrail Aleyhisselâm’ın ulvî vazifesine bakınız ki, Üstad Said Nursî Hazretleri şöyle der:

“İnsanın en kıymetli ve üstünde titrediği malı, onun ruhudur. Onu zâyi olmaktan ve fenadan ve başıboşluktan muhafaza etmek için kuvvetli ve emin bir ele teslimin derin bir sevinç verdiğini kat’î hissettim.” 3

Artık emin elde olan Murat’ın ruhu, dünyada kendisine 42 yıl refakat eden bedeniyle alâkadarlığını hemen kesmiş değildi. Pazar gününe kadar morgda bekletilirken, Pazar günü uçakla Van’a götürülürken, serhat Van’ın Bediüzzaman’la bütünleşen eski Van’ın Kale mevkiindeki tarihî mezaristana, hem de Nur Talebelerinin Çaycı Emin Ağabeylerinin aile mezarlığına defin işlemi yapılırken; Murat’ın ruhuna eşlik eden meleklerin yardımı ve ilhamı devamdaydı. Bizim bu satırlar bile o meleklerin ilhamıyla alâkalı olsa gerektir. 

Bu ilhamıma zahirî sebep olarak Nur’un sadık hizmetkârı Hatice yeğenimin, Çaycı Emin Ağabey’in gelini olmasını ve Murat’ın da bu yeğenimin kayınbiraderi olmasını mı saysam.. Yahut kalemimi, Murat’ın bağrı yanık Nafiye anasının yürekleri sızlatan ıztırabına mı eşlik ettirsem.. 

O ana ki, kaç sevgilinin kendisini garip dünyada bırakarak terk-i diyar etmesine, Rabbinin ve meleklerinin himayesine sığınarak teslimiyet içinde tahammül etmiştir. O ana ki, ilk eşi Çaycı Emin Ağabeyin bir araba kazasında yanarak şehit olmasıyla, henüz genç yaşta Mariye, Selim ve Aziz evlâtlarıyla kalakalmıştır. Daha sonraları evlendiği, aynı zamanda Çaycı Emin Ağabeyin de yeğeni olan ikinci eşi Hacı Maksut Çayırlı, yıllar sonra inşaattan düşerek vefat edince, Nafiye ana; ilk ve ikinci eşinden toplam dokuz evlâdının mürüvvetlerini görme duâsıyla ve izn-i İlâhî ile çileli hayatını sürdürmüştür. Şimdi ise, ikinci eşinden tek erkek evlâdı olan Murat’ının acısına; etrafını kuşatan sevdiklerinin tesellisiyle tahammül ediyor.

Yoksa ilhamımı, bizatihî Murat’ın gençliğine, yiğitliğine, mertliğine, cömertliğine, gözü pekliğine, arkadaş canlılığına ve fedakârlığına mı atfetsem. Ya peki geride bıraktığı genç eşine ve beş yaşındaki biricik kızı İrem’ine ne demeli. Acaba ressam olan babacığından aldığı ders ve ilhamla zaman zaman çizimler yapan İrem, babacığının resmini de çizmeye devam edebilecek mi?

Geliniz hep beraber küçük İrem’in masumiyetini de şefaatçi yaparak Rabb-ı Rahimimize ilticaen af ve mağfiret, hepimize imanlı hayat ve hüsn-ü hatime dileyelim. Vesselâm!

Dipnotlar:

1) İşârat-ül İ’caz, s. 249

2) Süyûti, ed-Dürrü’l-Mensur, 4/615; Zebidi, İthâfü’s-Sâde, 7/288.

3) Bk. On Birinci Şuâ’nın On Birinci Meselesi

Okunma Sayısı: 3100
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Toygar

    25.4.2019 09:25:03

    Mekanı cennet olsun.

  • Ali Tam

    25.4.2019 03:36:54

    Allah rahmet eylesin. Elhamdulillah, Risale-i Nur Külliyati sayesinde bu Dünya'da yasayan insanlar arasinda Melekül Mevt Hz. Azrail A.S'in kudsî vazifesinin tam suurunda olarak onu sevgi ve saygiyla anan insanlarin basinda NURCULAR gelmektedir. Evet, 124 bin peygamberin ve semavi kitaplarin ve onlarin tefsirlerinin tasdikiyle Hz. Azrail AS ruhlari kabzederken bir Allah'in kuluna zerre miktar haksizlik ettigi rivayet edilmemistir. O halde adalet-i mahza ile görevini ifa eden Hz. Azrail AS'i bu itaat-i mutlakasi yüzünden sonsuz sevgi ve hürmetlerle bizim ruhumuzu da kabzedecegi ana kadar sevgi ve saygiyla anacagiz. Ehlen ve Sehlen Ya Azrail Selamunaleykum diyerek ruhumuzu teslim edecegiz insaallah.

  • Zübeyir Eminoğlu

    25.4.2019 01:18:43

    Cenab-ı Mevla rahmetiyle muamele eylesin merhumu. Pek çok vakit hakikatinden dünya perdeleri sebebiyle gafil kaldığımızın ecel hakikatini çok güzel ifade etmişsiniz. El hak, tevhid ve celal isterlerki esbab ellerini çeksin tesir-i hakikiden. Sebepler müessir değil, emr-i hak yerine gelmiş. Merhumun ailesine sabır niyaz ediyoruz..

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı