"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Dokuzuncu On Beş Temmuz’da “cemaat” kavramı

Ahmet BATTAL
15 Temmuz 2025, Salı
Yeni Asya’nın yazarlarının ve okuyucu-sahiplenicilerinin önemli hedeflerinden biri “cemaat” kavramının hukukunu korumaktır. On Beş ve Yirmi Temmuz’a da bu gözle bakılmalı.

Cemaat kavramının sivilliğini ve şeffaflığını bozarak gözden düşürmeyi ve dine böylece dolaylı biçimde zarar vermeyi hedefleyen uzun vadeli planlar, 17-25 Aralık süreci sonrasında yaşananlar da gösteriyor ki -maalesef- başarılı oldu. 

Bir zamanlar “cemaat” olarak görülen ve sonra iktidarca “en makbul cemaat” haline getirilen ve neredeyse devletle özdeşleştirilen uluslararası bir yapının, suçlu-masum demeden istisnasız bütün mensupları, 15 Temmuz darbe teşebbüsünden sonra, “terörist” ya da “terörist yardımcısı” olarak damgalanıp cezalandırıldı. 

Oysa bunların hukukta yeri yok. Ve “suçun ve cezanın şahsiliği” prensibi, en çok, meselelere safiyane duygularla bakan ve mensup olduğu yapının içindeki bir kısım insanların suçunu görmeyen, hayra yoran ya da görmezden gelen kişiler için geçerli. 

İstihbarat meraklısı bu grubun, baştan itibaren “devleti ele geçirme” tuzağı ile tuzaklanmış ve bilhassa bu sebeple çok hukuksuzluklara imza atmış ve böylece diğer dinî grupları da olumsuz etkilemiş olması, elbette ciddi bir eleştiri ve hatta bazılarınca vasıflandırma farkı sebebi. 

Bu grubun masumları da suçluları da herhalde şimdilerde Yeni Asya’nın yıllardır dikkat çektiği bu konu hakkında samimi özeleştiri yapıyorlardır, yapmalılar.

Ancak grubun içinde ve çoğu “gizlilik temelli” kısımda yer alan bu suçluların gerçekten adaletle cezalandırılması için siyasî ortaklarına da dokunulabilmesi şart. Oysa onlar halen muktedir durumda. Dolayısıyla bu -şimdilik- mümkün değil. 

On Beş Temmuz sonrasındaki yargılama süreci, makul düşünen uzmanların bu konudaki teklifleri de nazara alınarak işletilseydi yani “cemaat eşittir terör örgütü” yerine “cemaatin içinde bir yerlerde başarısız darbeyi de planlamış ve icra etmiş olan ve/veya öncesinde örgüt adına çeşitli suçlar işlemiş olan kişilerden oluşan bir suç örgütü var ve bu örgütlü suçları işleyenleri cezalandırıyoruz” denilebilseydi mesele yoktu. 

Oysa böyle yapılmadı, “suçlu mu masum mu” ayrımı üzerinden değil, “cemaate mensup mu değil mi” ayrımı üzerinden sonuca gidildi. Cemaate mensubiyeti gösteren deliller terör örgütüne üyelik delili sayıldı. Bizce bu, “cemaat kavramı”nı gözden düşürmeye yönelik bilinçli bir yanlıştı. 

Zaten, önce Yüksel Yalçınkaya pilot kararı ile AİHM ve sonra yakın tarihte Ramazan Topuz kararı ile AYM bu konuyu netleştirdi, bizi tasdik etti. Fazla söze hacet kalmadı.

Özetle, ilkesel olarak karşı durulması gereken bir süreç işliyor. Erken bir kıyamet kopmazsa eninde sonunda hukuka dönülecek. 

Yani biz “vela teziru …” çerçevesinde “ETÖ”de ne dediysek “FETÖ”de de onu söylüyoruz. (Ayrıntıları Yeni Asya Neşriyat’tan 2020’de çıkan “Adalet ve Hürriyet” kitabımızda…)

Bu sebeple, “yargı altın çağını yaşıyor” diyen Doğu Perinçek’in “iftiharla söylüyorum, bu kısaltma bizim icadımız” dediği bu kısaltmayı genel bir damga olarak kullanmaktan kaçındık.

Üstelik kullanmayan sadece biz değiliz. Ruşen Çakır gibi “Gülen Hareketi”ne karşı başından itibaren mesafeli olmuş gazeteciler ve Sezai Temelli gibi birçok “aykırı” siyasetçi, TÜBA üyeleri Mustafa Erdoğan ve İzzet Özgenç gibi birçok entelektüel ve ceza hukuku uzmanı da bu kısaltmayı kullanmayı reddediyor; bu isimlendirmenin doğru olmadığını düşünüp söylüyor.

Hem, devletin her dediğinin her zaman doğru olmadığını bilen bir gelenekten geliyoruz. Şüphe için yeterli delilimiz de varsa neden akıntıya kapılalım?

Okunma Sayısı: 2686
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Murat Cansız

    16.7.2025 22:22:55

    Böyle yazıları özledik. Gerçek er yada geç ortaya çıkacak. Kalemine sağlık

  • Bekir Aslan

    16.7.2025 10:08:24

    Hocam değerlendirmelerinizde Hem mesleğimizin hemde Yeni Asya'nın meslek ve meşrebi nin hakkını veriyorsunuz

  • Demokrat

    15.7.2025 21:00:41

    Milletini dolandiranlarin emanete hıyanet edenlerin yetimin hakkını gasp eden,doğru konusmayanlarin,yüce rabbimizin lanetledi laiklerin destekçisi olanların, din kardeşi Şehidi satıp Müslümanı bu lainlere muhtaç gösterenlerin münafıkların,zindiklarin ve her türlü şirk yolunda olanların şerrinden sana sığınır,ancak ve ancak senden yardım isteriz Rabbım. Sen bize şah damağımızda yakın olan,kalbimizin içinden gecenide bilensin. Bizleri ve ailemizi,din kardeşlerimizi serlerin fitnesinden entrika ve aldatmalarindan koru.

  • Kasım Muzzinoglu

    15.7.2025 19:57:02

    Güç ellerindeyken yapılan zulümlere sessiz kalanlar güç ellerinden çıkınca masum mu oldular zulme sessiz kalanlar akabinde zulme uğradı

  • Ahmet Said

    15.7.2025 19:37:17

    Yeni Asya’yı bu dengeli duruşundan ve konuya dikkat çeken yazılarından dolayı tebrik ediyorum. 50 yıldır aynı çizgi devam ediyor. Lütfen nazar ediniz: 1-https://www.yeniasya.com.tr/yeni-asya-dan-size/15-temmuz-ve-yeni-asya_598970 2-https://www.yeniasya.com.tr/basyazi/basyazi_584980 3-https://www.yeniasya.com.tr/basyazi/basyazi-4-yil-sonra-15-temmuz_524157 4-https://www.yeniasya.com.tr/basyazi/cemaatler-raporu_491197 5-https://www.yeniasya.com.tr/basyazi/yeni-asya-nin-durusu_473548 6-https://www.yeniasya.com.tr/basyazi/hukuk-herkese-lazim-olur_468591 7-https://www.yeniasya.com.tr/basyazi/15-temmuz-darbe-girisiminin-yildonumunde_467550 8-https://www.yeniasya.com.tr/basyazi/feto-meselesi_407237

  • Ahmet Said

    15.7.2025 18:45:45

    Yeni Asya’yı bu dengeli duruşundan ve konuya dikkat çeken yazılarından dolayı tebrik ediyorum. 50 yıldır aynı çizgi devam ediyor. Lütfen nazar ediniz: 1-https://www.yeniasya.com.tr/yeni-asya-dan-size/15-temmuz-ve-yeni-asya_598970 2-https://www.yeniasya.com.tr/basyazi/basyazi_584980 3-https://www.yeniasya.com.tr/basyazi/basyazi-4-yil-sonra-15-temmuz_524157 4-https://www.yeniasya.com.tr/basyazi/cemaatler-raporu_491197 5-https://www.yeniasya.com.tr/basyazi/yeni-asya-nin-durusu_473548 6-https://www.yeniasya.com.tr/basyazi/hukuk-herkese-lazim-olur_468591 7-https://www.yeniasya.com.tr/basyazi/15-temmuz-darbe-girisiminin-yildonumunde_467550 8-https://www.yeniasya.com.tr/basyazi/feto-meselesi_407237

  • Ahmet Said

    15.7.2025 18:32:01

    ÖNEMLİ NOKTALAR Çok seslendirilemeyen ama önemli hususlara dikkat çekmiş yazarımız: … Ve “suçun ve cezanın şahsiliği” prensibi, en çok, meselelere safiyane duygularla bakan ve mensup olduğu yapının içindeki bir kısım insanların suçunu görmeyen, hayra yoran ya da görmezden gelen kişiler için geçerli.” “İstihbarat meraklısı bu grubun, baştan itibaren “devleti ele geçirme” tuzağı ile tuzaklanmış ve bilhassa bu sebeple çok hukuksuzluklara imza atmış ve böylece diğer dinî grupları da olumsuz etkilemiş olması, elbette ciddi bir eleştiri ve hatta bazılarınca vasıflandırma farkı sebebi.” “Cemaat eşittir terör örgütü” yerine “cemaatin içinde bir yerlerde başarısız darbeyi de planlamış ve icra etmiş olan ve/veya öncesinde örgüt adına çeşitli suçlar işlemiş olan kişilerden oluşan bir suç örgütü var ve bu örgütlü suçları işleyenleri cezalandırıyoruz” denilebilseydi.”

  • Salih baş

    15.7.2025 13:26:08

    Allah bu milleti bildiği yapsın kaçanlar kaçtı kaçamayanlar tuzağa düştü dedi bu herşeyi açıklamıyormu anlaşılmıyor mu bundan öte laf varmı

  • Nagehan

    15.7.2025 12:50:01

    Rabbimiz buyuruyor ki: [Ey insanlar, hiç şüphesiz Allah’ın va’adi Hakk’tır (her dediği olacaktır); öyleyse dünya hayatı sizi aldatmasın ve (şeytan gibi birtakım) sinsi ve tehlikeli aldatıcı(lar) da, (Kur’an’ın ayetlerini, Peygamberin hadislerini istismar edip eğrilterek ve kendisine Hakk dostu havası vererek) sizi Allah(ın rahmet ve mağfireti) ile aldatmasın. (Bundan sakının ki, en yaygın ve maalesef saygın olan bir sahtekârlıktır.)] // Dolayısıyla -savaşın galiplerince(!?)-yeni kurulan Türk devletinde, Türk halkını ilk aşamada "Kemalist", ikinci aşamada da " Gülenist" akıl ile imandan/cemaatten uzaklaştırma, -güya- ALLAH'ın Nur'unu söndürme planını işlettiler!. // (8/30-3/120) // Selâmetle.

  • Hüseyin İlhan

    15.7.2025 12:33:46

    İslam da 'CADI AVI İSE CADI AVI OLACAK,denilerek suçlu ile suçsuz ayırt etmeden ceza vermek,adaleti sağlamak yok. Amma din istismarcısı olanalrda,dini necis siyasetine alet eden,terörist devlete her trülü yardımı yaparak dün kardeşim dediğini 'katil,ilan etmek aynı zihniyet ve liderine ait. 15 TEMMUZ gerekçe gösterilerek bu yapı ile hiçbir bağı olmayan,NE İSTEDİLERDE VERMEDİK diyen ve haaksızca,hukuksuzca,adaletsizce siyasi çıkarı içn desteklediği yapı nedeniyle mağdur edilen,aileleri parçalanan,insanımızı biribirine düşman eden fitne-fesad merkezi iktidar nedeniyle hem milletimiz hem de devletimiz ciddi yara aldı. 15 TEMMUZ hakkında muhalefet tarafından TBMM'ne verilen araştırma teklifini ret edenlerin bu hadise ile ilgili gerçekelrin öğrenilmesinden korkmaları neden.

  • Yusuf

    15.7.2025 11:55:01

    Bazıları gülencilerin çaldığı soruların suçunu dahi hükumete atmaya çalışıyor. Hükumetin uyanık olmaması vesaire ayrı bir hatadır. Ama bu gülencileri temize çıkarmaz. Bizzat fetullah gülen soruları çalın devleti ele geçiricez diye talimat vermiş. Madem gülenciler bir cemaatse bir cemaat lideri böyle bir emir verebilir mi diye neden hiç sorgulamıyorsunuz?

  • Burhan Kula

    15.7.2025 10:44:36

    15 Temmuzu yapanlara da yaptıranlara da planlayanlara da lanet olsun ama 15 temmuzdan sonra hiçbir suçu günahı olmayan yüzbinlerce insanı ihraç etmek hapis cezaları vermek, KHK lar ile hayatları perişan etmek te zulümdür hukuksuzluktur adaletsizliktir, buna da ses çıkarılmalı haksızlık karşısında susulmamalıdır.

  • Hüseyin İlhan

    15.7.2025 09:31:57

    Enes kardeşim'Afyon İKBALE TESİSLERİNDE parti denilsede ihanet merkezinin liderinin konuşmasını temin et ve dinle,sonra da kim,kime ne demiş,ne ağıtlar yakmış,ihanet içinde olanlar ve liderleri kim.

  • Yusuf

    15.7.2025 09:31:39

    Bunlar Risale-i Nurları sadeleştirmeye tevessül etmediler mi?

  • Yusuf

    15.7.2025 09:30:45

    Gülenciler de iktidarla beraberken ak partiye toz kondurmuyorlardı. Ne zaman menfaatleri çatıştı işte o zaman ak partiden kötüsü yok demeye başladılar. Böyle insanların ne dostluğuna ne düşmanlığına güvenilmez. Bunlar yarın iktidarla barışsalar tam tur çark ederler. Bugün gece gündüz beddua ettiklerine dua etmeye başlarlar. Şimdi biz şu karakterdeki insanlara güvenip nasıl yanımıza yaklaşmalarına müsaade edebiliriz?

  • Raşit örenel

    15.7.2025 09:07:57

    Asıl mesele bu: "suçluların gerçekten adaletle cezalandırılması için siyasî ortaklarına da dokunulabilmesi şart". Sağlıklı işleyen bir hukukta, suçlularla beraber masumlar değil, suç ortakları yargılanırdı. Bütün bu yaygarası da siyasi suç ortaklarını gizlemek için koparıldı, hukuki değil siyasi bir hesaplaşmaya gidildi ve yazıda da ifade edildiği gibi "cemaat" mefhumu bilerek kötülendi. Doğu Perinçek burada lojistik destek sağlamıştır herhalde.

  • Hasan

    15.7.2025 09:06:56

    Dediğiniz gibi istihbarat meraklısı bu gruba niye cemaat muamelesi yapılıyor? Bu arada dış fonlardan beslendiği bilinen Ruşen Çakır gibilerin de bir harbiyeti yok.

  • Osman Yıldırım

    15.7.2025 01:27:24

    Yerden göre kadar haklı Sayın hocamız,ancak ne hikmetse güçlü olanın yanında durma refleksliyle hareket edenler muktedir ne söylüyorsa o doğrudur anlayışı ile hareket ederek dün iktidatla yada muktedirle birlikteyken hiç bir suçlama da bulunmazken iktidarla araları açınca muktedirin ve yandaşlarının uydurdukları bir takım suçlamalarla suçu olsun veya olmasın irtibat iltisak gibi hukukta olmayan tabirlerle toptan suçlamalarda bulunmaktadır bunun yanlış olduğunu söyleyen Yeni Asyaya da aynı suçlamaları yonlendirebiliyorlar. Oysaki bir zamanlar bu iki gurup birlikte idiler ve hatta muktedir Ne istediler de vermedik demesine rağmen bu muktedire hiç bir suçlamada asla bulunmamaktadır çünkü onun elinde devlet denilen güç var.

  • Enes

    15.7.2025 01:24:09

    Bu yapıya cemaat demek, cemaatlerin hukukuna bir saygısızlık olur. Gülenistler cemaat değil, kült bir yapılanmadır. Cemaat kategorisinde kabul etmemek lazım.

  • Fikret

    15.7.2025 01:04:21

    "...devletin her dediğinin her zaman doğru olmadığını bilen bir gelenekten geliyoruz. Şüphe için yeterli delilimiz de varsa neden akıntıya kapılalım? " Evet çoğu masum insanımızın canını yakan bu girdaplı suda olup biteni anlayabilmek için - akıntıya kapılmasak da- suya girmek gerekir.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı