"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

31 Mart’tan 15 Temmuz’a aynı tezgah

Ali VAPURLU
15 Temmuz 2025, Salı
Bediüzzaman Hazretleri her dönem, harici ve dâhilî fesat ve nifak odakları eliyle gerçekleştirilen teşebbüslerde ortaya konan plan ve tezgâhları görüp karşı çıkmış, ileri gelenleri uyarmış, halkı sükunete davet etmişti.

Dizi: 15 Temmuz Sürecine Bediüzzaman Penceresinden Bakış - 1
Alİ Vapurlu

15 Temmuz darbe teşebbüsünün üzerinden dokuz yıl geçti. Bu elîm hadise ve onu takip eden OHAL süreci, milletin zihninde tazeliğini korumaya devam ediyor. Toplumu, siyaseti ve yargı mekanizmasını sarsan bu süreç, yakın tarihimizin en kritik kırılma anlarından biri.

Ancak aradan geçen yıllara rağmen, 15 Temmuz’a dair yapılan değerlendirmelerin büyük bir kısmı, meselenin özüne nüfuz etmekten ziyade, siyasî çıkar hesapları doğrultusunda şekillenmekte; hakikat, çoğu zaman gündelik menfaatlerin gölgesinde kalmaktadır.

Oysa bu ve benzeri teşebbüsleri sağlıklı biçimde anlayabilmek için, yaşanan hadiseleri tarihî bir perspektifle ve bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirmek gerekiyor. 

31 MART’TAN 15 TEMMUZ’A AYNI SENARYO

Bugüne kadar ülkemizde, demokrasi süreci darbelerle sık sık kesintiye uğratıldı. Haricî ve dâhilî fesat ve nifak odakları eliyle gerçekleştirilen bu teşebbüslerde çeşitli vasıtalar kullanıldı.

Demokrasinin daha emekleme çağında olduğu II. Meşrutiyet sürecinde, haricî ve dâhilî odakların oyununa gelen kişilerden biri Derviş Vahdeti idi. Bu odaklar, onun Şeriat’ı müdafaa etmek adına Volkan’da yazdığı ateşli yazılarını kullanarak, içtimaî bir kargaşa meydana getirmişti. Bu sürecin sonu, demokrasi tarihimizde 31 Mart Vak’ası olarak bilinen askerî bir darbe ile sonuçlandı. Hâlbuki Bediüzzaman aynı gazetede, malûm mihrakların ortaya koydukları plan ve tezgâhları sezip, Derviş Vahdeti’yi uyarmış ve halkı sükûnete davet etmişti.

1913 yılına gelindiğinde bu sefer Şeyh Selim, bazı kumandanların gayrimeşru yaşantılarını bahane ederek isyan etmeye karar verdi ve Bediüzzaman’a bu isyan hareketine iştirak etmesi için müracaat etti. Ancak Bediüzzaman bu isyan hareketine de şiddetle karşı çıkmıştı.

Bu hususta benzeri bir gelişmeyi cumhuriyetin kuruluşunun ikinci yılında gerçekleşen Şeyh Said Vak’ası’nda da görüyoruz. Şeyh Said, cumhuriyeti tesis edenlerin İslâmî esaslardan gittikçe uzaklaştığını, hatta İslâmiyet aleyhine döndüğünü görüyordu. Buna tepki olarak da bir isyan girişimi başlatıldı.

ŞEYH SAİD’E: “MİLLET İRŞAD VE TENVİR EDİLMELİDİR”

Bediüzzaman kendisinden yardım isteyen, Şeyh Said’e “Millet irşad ve tenvir edilmelidir” diyerek olumsuz cevap vermekle kalmadı, isyana karışmak isteyen Kör Hüseyin Paşa gibi bazı nüfuzlu kişilere de engel oldu.

Bediüzzaman’ın önceki olaylarda görülen ve burada da devam eden duruşunun ne kadar isabetli olduğu fazla zaman geçmeden anlaşıldı. Çünkü gücü elinde bulunduranlar, bu olayı bahane ederek çıkardıkları Takrir-i Sükûn Kanunu ile hem inkılaplar için zemin hazırlamış, hem de aykırı sesleri susturacak fırsat elde etmişti.

Günümüze geldiğimizde ise 15 Temmuz 2016’da gerçekleşen bir darbe teşebbüsü ve akabinde 20 Temmuz’da ilân edilen olağanüstü hâl süreci yaşandı. Bu hadiselerin doğru bir şekilde tahlil edilebilmesi ancak Bediüzzaman’ın ortaya koyduğu prensipler ile mümkündür.

GÜLEN HAREKETİ İLE NUR TALEBELERİ ARASINDAKİ FARK

Öncelikli olarak, Nur camiasından 1970’li yıllar itibari ile ayrılan Gülen Hareketi, derin mihraklar marifetiyle bugüne kadar Nur Cemaati olarak tanıtılmaya çalışılsa da, Gülen’in ortaya koyduğu hizmet anlayışı Risale-i Nur’un meslek ve meşrep ölçüleri ile örtüşmediği için, Nur Talebeleri tarafından hiçbir zaman Nurcu olarak görülmediği gibi, Fethullah Gülen de birçok vesile ile “Ben, cı’lara, cu’lara karşıyım” diyerek Nurcu olmadığını söylemiş ve kendisine mahsus müstakil bir tarz ortaya koymuştur.

Gülen Grubu temsilcileri; mevcut rejimin müessisleri ile alâkalı müsbet kanaatleri, derin mihrakların marifetiyle gerçekleştirilen darbelere taraf olmaları, hizmetlerinin üzerine gölge düşüren, hak, hukuk ve adaletle bağdaşmayan hatalı yaklaşımları, kullandıkları kod isimlerle gizli bir örgüt imajı uyandırmaları, başörtüsü ile alakalı yaptıkları açıklamalar ve bunu takip eden yanlış uygulamalar, şahıs eksenli olmaları, bütün Nur Talebelerinin karşı çıkmasına rağmen Risâle-i Nur’u sadeleştirilerek yayınlamaları, bürokrasiyi gereğinden fazla önemseyerek on bir sene iktidarın koalisyon ortağı gibi hareket ettikten sonra yaşanan anlaşmazlık sonrasında “hükûmet içinde hükûmet”  gibi hareket ederek siyasî ve bürokratik çatışmaların tarafı hâline gelmeleri gibi Risale-i Nur’un meslek ve meşrebiyle örtüşmeyen tutumları sebebiyle Nur Talebelerinden ayrılıyorlardı.

Bununla beraber, 15 Temmuz Darbe Teşebbüsü, haricî ve dâhilî mihrakların planladığı ve içinde farklı dünya görüşüne sahip kesimlerle birlikte Gülen Grubu mensuplarından bazılarının da aktif rol oynadığı, arka planı karanlık bir teşebbüs olmasına rağmen; derin odaklar tarafından darbe teşebbüsüne karışan Gülen Hareketi mensuplarından dolayı Nur Talebeleri de itham edilmeye çalışılmıştır.

RİSALE-İ NUR HİZMETİ ASAYİŞİN TEMİNATIDIR

Hâlbuki bu zamana kadar ne Bediüzzaman ne de Nur Talebeleri dâhilde silâhla ya da İslâmiyet’e aykırı metotlarla İslâm’a hizmet etmeye kesinlikle tevessül etmedikleri gibi asayişi ihlal edecek hiçbir teşebbüsün içinde de bulunmamışlardır. Bu sebeple Bediüzzaman’ın izin vermediği böylesi meş’um ve menhus teşebbüslere Nur Talebelerinin de rıza göstermesi mümkün değildir. 

Bundan dolayıdır ki darbe teşebbüsünün akabinde gazetemizde yayınlanan başyazıda, “Kanlı kalkışmanın sorumluları, Meclis araştırmasıyla ortaya çıkacak sonuçlar da dikkate alınarak hukuk çerçevesinde hesaba çekilmeli ve ibret-i müessire teşkil edecek yaptırımlarla cezalandırılmalıdır” ifadeleri kullanılmıştır.

Netice itibariyle Gülen Grubu, Bediüzzaman’ın Risale-i Nur’da ortaya koyduğu içtimaî ve siyasî hayata taalluk eden meslek ve meşrep prensiplerini dikkate almayarak hem fiilen siyasete girmiş, hem de girdikleri siyaset ve iktidar mücadeleleri sebebiyle haricî ve dâhilî derin mihrakların bir plan ve tezgâhı olan 15 Temmuz Darbe Teşebbüsü’ne alet olarak ülkede maddî ve manevî birçok sıkıntının yaşanmasına sebep olmuşlardır.

15 Temmuz Darbe girişiminin Gülen Grubu’na bakan kısmı böyle olmakla beraber, meselenin bir de 20 Temmuz’da ilân edilen OHAL vesilesiyle siyasî iktidarı ilgilendiren boyutu bulunmaktadır. 

KALKIŞMA, İKTİDARIN OTORİTERLEŞMESİ İÇİN BİR FIRSAT OLDU

İktidar, artık muktedir de olduğu 2010’lu yıllardan sonra ülkede hak, hukuk ve adaletin sınırlarını zorlayan adımlar atmaya başladı. Gün geçtikçe otoriterleşen iktidar partisi, 15 Temmuz Darbe Teşebbüsü’nü de vesile ederek 16 Nisan 2017’de yapılan Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi referandumu ile yasama, yürütme ve yargıyı tek elde toplayarak kuvvetler ayrılığı prensibini ortadan kaldırdı.

Böylelikle 1950 öncesi tek parti döneminin, muhafazakâr ve mütedeyyin görünümlü bir versiyonu olarak riyaset-i şahsiye anlamındaki tek adam sistemine geçilmiş ve demokrasiden iyice uzaklaşılmış oldu.

–Devamı Yarın–

Okunma Sayısı: 3157
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • HASAN DOĞAN

    16.7.2025 11:15:35

    Mustafa Türeli kardeşim ilk yorumunuzda ne istediler de vermedik ve diğer soru çalma vesaire işleri Üstad'n Divan ı harb mahkemesine sunduğu onbir buçuk suali şerh ve izah babında neticelendirebiliriz.

  • Hüseyin İlhan

    16.7.2025 07:44:01

    FETÖ örgütü ile seçimlerde rakiplerine her trülü çalışmayı yap kazan,ne istedilerse verip milletin hakkını peşkeş çek,hainane plan ve vakıayı istediğin gibi istismar et,gerçekelrin öğrenilmemesi için TBMM' de araştırma teklifini ret edecekler ve hala hak,hukuk,adalet için düşündüğünü söyleyen zalimin zulmüne çürümüş,kokuşmuş,rabbimizin bana kul hakkıyla gelmeyiniz,emrine karşı gelerek kul hakkı gasplarına mazeret bulacak.Şaşarım bu şaşırtılmış sürü akıllılarına.

  • Demokrat

    16.7.2025 06:09:59

    Mesele şu ki bir ihanet eden var amma ihanetin ,din düşmanlığının,alemi İslami parçalamak için lanet-i ilahiye ye müstahak olan serlerin dostluğunu madalyası ile tescilleyen,verdikleri BOP Esbaskanligi ile menüsü görevi ile milyonu aşkın masum din kardeşlerimizin katline rolü din kardeşimiz devletin dumura ugratilip siyonistlerin kuklasina döndüren,bu emelleri için ahmaklari uyutup milyonları mağdur eden tadından daha tehlikeli fitne-fucurunu alemi İslama yayan gözden kacirilmaya calisilsada 'Güneş balçıkla sıvanmaz,diyen Aziz ustasından teyakkuz dersi alan fani olarak YAHUDI CESARET ÖDÜLÜ olandan daha büyük din ve Müslüman duş.ani ,tahripcisi var mı

  • Mehmet Türeli

    15.7.2025 20:21:36

    Nagehan hanım sormak istediğinizi net olarak anlamadım, yazarımız muhtemelen yazının içinde veya size özelden cevabı verecek. Acizane ben de malum cemaat iktidar evlilik döneminde de hatta daha evvel de Kutlular abi bizzat yazı ve konuşmalarında açıklamalar yapmış. Kavga ile ayrılmalarından sonra da 15 Temmuz broşürü hala sitedemizde duruyor ve yazarımız Kazım Güleçyüz'ün Cemaatler ile Cemaat ve iktidar adlı kitablarında en iyi şekilde yazılmış, hatta kendi televizyonlarında yaptıkları hatalarını anlatmış, dini cemaatlerin hizmetleri uhrevi olmalı siyaset ile iştigal edip devlet idaresine talip olmamalı ve risalenin sadeleştirme yapılması hata olduğunu vs birçok hatalarını hakaret etmeden bizzat söylemiştir. Üstadın prensibine uyulmuştur. Bazıları gibi önce Haydar ağa, sonra Haydo dememiş. Başta da sonra da Haydar demeye devam etmiş.

  • Ahmet Said

    15.7.2025 19:37:57

    Yeni Asya’yı bu dengeli duruşundan ve konuya dikkat çeken yazılarından dolayı tebrik ediyorum. 50 yıldır aynı çizgi devam ediyor. Lütfen nazar ediniz: 1-https://www.yeniasya.com.tr/yeni-asya-dan-size/15-temmuz-ve-yeni-asya_598970 2-https://www.yeniasya.com.tr/basyazi/basyazi_584980 3-https://www.yeniasya.com.tr/basyazi/basyazi-4-yil-sonra-15-temmuz_524157 4-https://www.yeniasya.com.tr/basyazi/cemaatler-raporu_491197 5-https://www.yeniasya.com.tr/basyazi/yeni-asya-nin-durusu_473548 6-https://www.yeniasya.com.tr/basyazi/hukuk-herkese-lazim-olur_468591 7-https://www.yeniasya.com.tr/basyazi/15-temmuz-darbe-girisiminin-yildonumunde_467550 8-https://www.yeniasya.com.tr/basyazi/feto-meselesi_407237

  • Ahmet Said

    15.7.2025 18:45:30

    Yeni Asya’yı bu dengeli duruşundan ve konuya dikkat çeken yazılarından dolayı tebrik ediyorum. 50 yıldır aynı çizgi devam ediyor. Lütfen nazar ediniz: 1-https://www.yeniasya.com.tr/yeni-asya-dan-size/15-temmuz-ve-yeni-asya_598970 2-https://www.yeniasya.com.tr/basyazi/basyazi_584980 3-https://www.yeniasya.com.tr/basyazi/basyazi-4-yil-sonra-15-temmuz_524157 4-https://www.yeniasya.com.tr/basyazi/cemaatler-raporu_491197 5-https://www.yeniasya.com.tr/basyazi/yeni-asya-nin-durusu_473548 6-https://www.yeniasya.com.tr/basyazi/hukuk-herkese-lazim-olur_468591 7-https://www.yeniasya.com.tr/basyazi/15-temmuz-darbe-girisiminin-yildonumunde_467550 8-https://www.yeniasya.com.tr/basyazi/feto-meselesi_407237

  • Mustafa caylak

    15.7.2025 17:35:36

    Allah CC razı olsun. Gerçekten sade ve net bir izahat olmuş. Yeni Asya camiası üzerinden, birilerinin iftira ve itham fitnesine güzel bir manifesto olmuş. Yeni Asya camiası inşaallah her menhus fitneyi atlattı.Bundan sonrada atlatacak inşaallah.Kimseye minnetimiz yok..Kimsenin siyasi rüşvetine talip değiliz. Bizim Büyük bir Davamız var.bu Dava İman davasıdır.Yol tuzaklar fitne mayınları, sufyani tehditleri ile döşenmiş çileli bir yol olsa da, Sonucu ALLAH CC ve Resulü Ekrem efendimizin rızası ve şefaatı var. Saadet i ebedi var. Bu yolun mihmendari Hz Bediüzzaman ve Risale-i Nurdur. Bu Davada sebat, İhlas, Gayret ve fedakarlık önemlidir. İyiki buyuce Davayı tanımayı Allah CC bizlere nasip etti.

  • HÇeşitcioğlu

    15.7.2025 15:33:43

    “15 Temmuz Darbe Teşebbüsü’nü de vesile ederek 16 Nisan 2017’de yapılan Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi referandumu ile yasama, yürütme ve yargıyı tek elde toplayarak kuvvetler ayrılığı prensibini ortadan kaldırdı.“ - Ne yapması lazımdı ne yapabilirdi? Siyaset ve darbelerden sonra tüm dünyanın gerçeği; sıkıyönetim ve olağanüstü hukuk uygulamasıdır , eğer uzadıysa sebebi; fedöcülerin kaypak özgüvensiz pısırk kimlik ve kişiliği yüzünden…

  • S. Pelin Kurukahveci

    15.7.2025 15:16:25

    Fetö meselesi konusunda doğru tavrı gösterebilmek için doğru bilgiye sahip olmak gerekmektedir. Mehmet Kutlular ağabey (Allah ondan razı olsun) vakıf yetiştirme programında derslerimize gelir, sorularımızı cevaplardı. Daha ak parti seçime girmemişti. Gülenciler ellerindeki her şeyle hararetle ak parti iktidarına destek veriyorlardı. Mehmet Kutlular ağabeye bu durumu sorduk. O da cevaben: Gülen ve cemaatinin amerikan istihbaratı ve Türk derin devleti tarafından nurculuğun önünü almak için ortaya çıkarılmış bir proje olduğunu söyledi. Benim reddettiğim teklifi gülen kabul etti ve süfyanizm ile anlaştı dedi. Peki ağabey bu gidiş nasıl olacak diye sorduk. Dedi ki, Türkiyede devlet nasırlı ayağa benzer. Ayağına basıldığı an gözü hiçbir şey görmez, dümdüz eder. Eninde sonunda gülen cemaatinin de başına gelecek olan budur. Devlet her şeyi kayıt altında tutar. Gülen gibi her şeyi gizli gizli yapmaya çalışanların bile bilgisi vardır. Sadece zamanı gelmemiştir... Aynen bunları anlattı.

  • Osman Yıldırım

    15.7.2025 14:28:47

    İşte Yeni Asyanın duruşu budur , hiç bir zaman güçlünün yanında olmayı tercih etmedi hep hakkın ve haklının yanında oldu,cemaat denilen yapının iktidarla birlikte olup her istediğini aldıkları zaman sesini çıkarmayıp, araları açılıp devlet gücünü ele geçiren iktidardan yana dümen kırmak mert bir çıkış değil hukuka göre hareket edilsin kim suçluysa onun yakasına yapısilsın,kurunun yanında yaş da yaasın demek mertliktir hakkaniyetli,işte yeni Asya bunu yaptı bundan dolayı da FETÖCÜ yaftasını yapıştırmaya çalıştılar ancak Yeni Asyaya bu yafta asla yapısmadi ve yapısmazda,zira Yeni Asya Hakkın hatırını ali tuttu,iktidarın hatırına feda etmedi, ayrıca Yeni Asya bir şey daha yaptı düşene bir tekmede ben vurayım da iktidara yaranayim demedi.

  • Mustafa

    15.7.2025 14:00:52

    Allah razı olsun sayın Vapurlu ağzınıza kaleminize sağlık saygılar hürmetler 🤲🤲🤲

  • Nagehan

    15.7.2025 13:30:26

    Bilmediğimden soruyorum: "Gülen’in ortaya koyduğu hizmet anlayışı Risale-i Nur’un meslek ve meşrep ölçüleri ile örtüşmediği için, Nur Talebeleri tarafından hiçbir zaman Nurcu olarak görülmediği" diyorsunuz da, bu Yeni Asya aracılığı ile kamuoyuna/okuyuculara/cemaat mensuplarına duyruldu mu? Şimdilerde devlet idaresini cesurca tenkit eden Yeni Asya yayın gurubu/yazar-çizerleri, önde gelen isimleri; bu "fetö" tehlikesini ÖNCE sezebildi mi, gerekli önlemleri alıp, adımları attı mı ve neler yazdı, çizdi, söyledi?// Yoksa bu olan-biten için "taht kavgası, siyasî hesaplardı" vs. demek; ortaya çıkan -ki ahiret açısından- VEBALe ortak olmaktan arındırır mı sizce !?

  • Hür

    15.7.2025 12:09:53

    Güzel bir tahlil yazısı olmuş Allah razı olsun

  • Mustafa gureldi

    15.7.2025 11:25:59

    20-30 sene öncesinden proje yapacaksınız.Ona göre zemin ve şartlarını hazirlayacaksiniz.İceriden işbirliği yapacaklarınızı ve kullanabileceklerinizi de hazırlayacaksiniz.Her dönem farklı bir kiliktaki figürleri kullanacaksınız.milletin karşısına da - demokrasiyi korumak ve kollamak vb.-maskelerle çıkacaksınız.Sonunda da kullandıkları figürleri buruşturup çöpe atacaksınız.işin ic yuzunu,dönen tezgahı bilmeyen masumları hesaba cekmeden sorgusuz sualsiz içeri dolduracaksiniz.Bunlari yapmayın yargıların suçu olanlara cezasını verin diyenleri-toplum adına tepki verenleri- ki bir vecibedir.taki toplumu mesuliyetten kurtarsin- bunlar hain işbirlikçi diyeceksiniz Gonul huzuruyla koltuğunuzda oturacaksin.Oyle mi? İyi ki ahiret var, iyi ki ilahi adalet var.Elbette adl-i ilahi omerden sorar onu...

  • Tarık

    15.7.2025 09:37:18

    Darbe girişimi iktidarın işine yaramış olabilir. Darbe başarılı olsa iktidarın da kökünü kazıyacaklardı. Sonuçta Fetullah Gülen böyle bir darbeye kalkıştı. Sonuçlarını hesaplamıştır. Sonuçlarını hesaplayacak kabiliyetten yoksun idiyse böyle bir adamın peşinden gidenler akıllarını bir sorgulasınlar.

  • Hüseyin İlhan

    15.7.2025 09:09:24

    Şahit olduğum bir hadise:Risalei nur dersi olarak ders yapılan yerde 'sadeleştirilmiş,dedikleri kitaptan ders yapılırken sesi çıkmayan,Zaman gazetesinden köşe yazısı dersde okunurken destek veren,farklı ve 17/25 Aralık hadiseleri ki AKP nin rüşvet,yolsuzluk,soygun ve hukuksuzluklarının toplu olarak deşifre edilmesine kadar bir-beraber olan,biribirlerine methü senalar söyleyen dostlar birden düşman oldular.AKP nin necis siyasetinin dümenine grienler binlerce risalei nur talebesi ve hususan hak,hukuk,adalet ile hareket eden YENİASYA gazetemiz ve risalei nur talebelerine iftira,çamur atarak kardeşliği siyasetin necasetine feda ettiler. Dün her trülü desteği verdiklerinin ,devletin her kademesine yerleştirip kahraman ilan ettiği savcı,hakimleri hain ilan eden ve 28 Şubat zalimlerini af eden,iktidar ortağı yapan 15TEMMUZiçin TBMM'ne araştırılsın teklifini ret eden AKPMHP nin yeni necis oyunlarına karnım tok.

  • Raşit örenel

    15.7.2025 08:49:01

    Asıl mesele 31 Mart'tır. 31 Mart nedir? Sonrasında yaşananları mümkün kılması için bir tezgah mıdır? Evet öyledir. Peki Üstad bu tezgaha gelenleri uyardığından çok daha şiddetli bu tezgahı kuranlara karşı çıkmamış mıdır? Öyle yapmıştır. Divan-ı Harb-i Örfi'den çıkınca, rejimin darağacında sallandırdığı cesetlere gidip "sizin yüzünüzden" diyerek bir tekme de Üstad mı atmıştır? Hayır. Üstad tezgaha gelenleri her zaman uyarmış ama asıl suçlunun tezgahı kuranlar olduğunu her zaman görmüş, hiddetini her zaman onlara göstermiş, "dün güç bunun elindeydi şimdi ezmenin zamanı" diyerek rövanş fırsatçılığı yapmamıştır Sultan Abdülhamidde olduğu gibi. Üstad hazretleri "Zalimler için yaşasın cehennem!" diye haykırırken de tezgaha gelenlerei değil tezgahı kuranları hedef alır. Allah Üstadın hedef aldığı zalimlere yaklaşmaktan muhafaza etsin ki kucaklarında taşıdıkları cehennem ateşinden uzak kalalım. 31 Mart'ta bu ülkeye geçirilen deli gömleğinden kurtulduğumuz günleri görmek duasıyla.

  • Mehmet Türeli

    15.7.2025 07:22:43

    Gülen grubuna her istediğini vererek hükumete ortak hale getirenler soruların çalmalarina yardım eden veya göz yuman, risaleleri sadeleştirme adı altında tahrif etmeye sessiz kalıp bandrol yasağına rağmen son kalan baskılarına da müsaade eden hükûmet bizi kandırdılar demekle kendilerini temize çıkaramazlar. Onların suç ortaklarıdırlar. Yeni Asya olayı bu şekilde anlaşmasına rağmen Gülen haretiyle alakası olmayan veya olsa bile on binlerce vatandaşını hiç bir inceleme, soruşturma, ifadeleri alınmadan ve mahkeme kararı olmadan ihraç edilmeleri kanuna aykırıdır dediği için FETÖ'cü diye itham edenler iyi niyetli olamazlar.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı