"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yeni Asya’nın “çekirdek” olma özelliği

Mikail YAPRAK
11 Temmuz 2019, Perşembe
Üstad Said Nursî’nin kahraman talebesi Zübeyir Gündüzalp’in, “bir lahana yaprağı kadar da olsa müstakim bir gazeteye olan ihtiyaç” fikri Yeni Asya fikriyatının çekirdeği oldu.

O çekirdek etrafında yeşillenen ulvî ve müstakim fikirler, meşveretler, Risale-i Nur’daki Hakikat Çekirdekleri’yle buluştu:

“Asya’nın Bahtının Miftahı Meşveret ve Şûrâdır.”

“Âzametli bahtsız bir kıt’anın, şanlı tali’siz bir devletin, değerli sahipsiz bir kavmin reçetesi; ittihad-ı İslâmdır.” 

İstanbul’un münbit basın toprağına bir çekirdek olarak atılan Yeni Asya fikriyatının “çekirdek”lik vasfı hiç kaybolmadı. 

Ağaç oldu, dal budak saldı, olgun meyvelerle yüklendi. Ama Yeni Asya, meyvelerinin tadıyla “bîhuş” olmadan, gözünü hep çekirdeğe dikti, ona “hasr-ı nazar” etti. 

Çekirdek kadrolar oluşturdu, çekirdek mahiyetinde hizmetler üretti. 

Kitap, dergi, kaset, film, roman, senaryo ve yazarlık alanlarında attığı adımlar ve ürettiği nümuneler; bu hususlarda daha hevesli, daha donanımlı ve daha dünyevî çalışan kadrolara malzeme oldu.

Yeni Asya; dal ve budaklarını geniş dairelere, kardeş ve dost sahalara uzatsa da; kök ve gövdeyi, meyve ve çekirdeği daima kollayıp gözetti. 

Fazla olgunlaşan, olgunluğuna fazla güvenen ve nazlanan meyveleri, daha fazla omuzunda taşımayıp, dost ve kardeş sahalara hediye etti.

İhlâs Risâlesi’ndeki, “Bizler gayet az ve zayıf ve fakir ve kuvvetsiz olduğumuz halde, gayet ağır ve büyük ve umumî ve kudsî bir vazife-i imaniye ve hizmet-i Kur’âniye omuzumuza ihsan-ı İlâhî tarafından konulmuş” ifadelerindeki vazifeyi daima omuzunda hissetti.

Yeni Asya; merhum Ahmed Feyzî Kul’un, mahkemede Bediüzzaman’ı müdafaa ederken söylediği, “Fâni zevâhirin âlâyişine edna bir meyil ve iltifat göstermeyen ve en küçük bir menfaat ve lezzete tenezzül etmeyen, levs-i fâninin ayağına dolaşan bütün yaltaklanmalarına asla kıymet vermeyen, kimseden bir şey beklemeyen ve dilenmeyen ve kendisine arz edilenleri kabul etmeyen” istiğna mesleğini basın ve yayın hayatına taşıdı. 

Akıntıya kapılmadı, siyasî güce boyun eğmedi, âlet olmadı. Ama Üstâd’ın gösterdiği kriterler çerçevesinde siyaseti dâvâya yapabildiğince âlet yaptı. Şimdi de, her hal ü kârda, o “âlet yapma” zeminini bulmaya da devam ediyor.

Eğer denilse; mevcut hâl içinde hakim siyasî gücü dâvâya âlet etme zemini yok mu?

Hayır yoktur. Zira bütün değerleri, kendi siyasetine âlet yapmayı meşrû sayan bir zihniyet içinde, sen dâvâna âlet edecek bir yol bulamazsın. Bilâkis tam âlet olursun, kudsî dâvânı da âlet yaparsın.

İsterseniz, hep çekirdeğe hasr-ı nazar ettiğimiz gibi, yine hakikat çekirdeklerine bir göz atalım:

“Bîçare hakikatlar, kıymetsiz ellerde kıymetsiz olur.”

“Hayat-ı beşeriye bir yolculuktur. Şu zamanda, Kur’ân’ın nûruyla gördüm ki, o yol bir bataklığa girdi. Mülevves ve ufûnetle bir çamur içinde, kafile-i beşer, düşe kalka gidiyor.”

“Menfaat üzerine dönen siyaset canavardır.” 

“İstanbul siyaseti, İspanyol hastalığı gibi bir hastalıktır. Fikri hezeyanlaştırır. Biz müteharrik-i bizzat değiliz, bilvasıta müteharrikiz. Avrupa üflüyor, biz burada oynuyoruz.”

Öyleyse biz Kur’ân şakirtleri, bu oyunun dışında kalıp, “ehven” olanına yardımcı ve dost olmalıyız. Unutmayalım ki, 12 Eylül’ler ve 28 Şubat’larla alabora olan ve büyük ölçüde perdelenen hakikî demokratlık mânasını ve rûhunu yeniden ihya edecek olan yine “Kur’ân şakirtleri” olacaktır.

“Demokratlık; hürriyet-i vicdan ve millete hizmetkârlıktır.”

Okunma Sayısı: 1320
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı