"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Üstün zekânın yalnızlığı

Misbah ERATİLLA
08 Eylül 2019, Pazar
Ortaokul yedinci sınıfa giden Tahir sokakta ve okulda hep yalnız ve arkadaşsızdır.

Hayatta babasından başka anlaştığı ve arkadaşlık kurduğu kimsesi yoktur. Babasının anlattığına göre, Tahir daha on bir aylıkken emeklemeden yürümüş. Bir yaşını doldurmadan birkaç kelimeden oluşan cümleler kurarak konuşmaya başlamış. Nazar değmesin diye konuştuğunu kimseye söylenmemiş. Böylece Tahir gün geçtikçe normalin dışında bir çocuk olarak büyümeye başlamış. Her çocuğun hayalini süsleyen süslü püslü oyuncaklara Tahir hiç bakmamış. Legolar ve makaralarla oynamayı seçmiş. Tahir daha ana sınıfına gitmeden kendinden büyük çocuklarla oynarmış. İlkokula başladığında teneffüslerde yaşıtları oyun oynarken o okul bahçesinin bir köşesinde eline aldığı bir çubukla toprağı kazar solucan ararmış. O öğretmeninden çok böcek ve karıncaları izlemeyi sevmiş. Ağaçlık bir alan gördü mü hemen reçinesini merakla dakikalarca incelermiş.  Öğretmen sınıfta ders anlatırken Tahir hayallerinin sırtına biner kâinatı gezermiş. Hayallerinden sıyrılıp sınıfa döndüğünde kalbi sıkışır, nefesi daralırmış. Sıkıntısını atmak için sıradan kalkar bir Mevlevî gibi sınıfta dolaşmaya başlarmış. Öğretmenin bütün ısrarına rağmen o yerine geçmez ders boyunca sınıfta dolanır dururmuş.

Öğretmeni, Tahir’in bu kuralsız davranışına göz yummaz ve babasını sürekli okula çağırırmış. Öğretmen Tahir’in babasına  “bu böyle olmaz” diyerek Tahir’in disiplinsiz davranışları sınıfın düzenini bozduğunu söylemiş. Böylece Tahir’in çilesi ilkokula gittiği ilk günde başlamış. Tahir birinci sınıfa başladığında okuma-yazma ve zihinden toplama çıkarmayı biliyormuş. Öğretmen daha ilk fişi tahtaya yazdığında dünya Tahir’in başına yıkılmış. Bildiği konuların anlatımı canını sıkmış ve okula karşı ilk nefreti oluşmaya başlamış. Gün geçtikçe okul Tahir’in gözünde karanlık bir kuyu gibi sıkıcı olmaya başlamış. 

Böylece Tahir Sınıfta yalnızlığın mengenesi arasında sıkıştıkça sıkışmış. Ona derslerin basit gelmesi, ders kitapların düşük seviyede olması onu okulun dışına itmiş. Tahir sınıfta can sıkıntısını gidermek için bazen öğretmene sorular sormaya başlayınca Öğretmen “ne çok soru soruyorsun?” deyince böylece nefes aldığı son kapıda yüzüne kapanmış olur. Tahir çaresizce içine kapanır ve sınıfta hiçbir bir faaliyete katılmaz olur. Günler geçtikçe Tahir öğretmeninin gözünde problemli bir çocuk olur. Tahir’in sınıftaki sıkıntıları yetmezmiş gibi teneffüslerde de oyun oynayacak arkadaş bulamaz.  O böylece sınıfta, okulda ve sokakta sürekli yalnız ve gergin biri olur. Bir zaman sonra Tahir derslerden ve sınıftan uzak kalınca okuma yazması olmayan problemli öğrenciler arasında ismi anılmaya başlar.

Öğretmen, Tahir’i sınıfın disiplin ve düzenini bozduğundan sınıfın arka sıralarına gönderir. Zaten çok soru soran Tahir’i ilk dersten itibaren hiç sevmemişti. Böylece Tahir sınıfta ilgisini çekecek bir işi olmayınca o da kitapların üzerine resimler çizerek kendini oyalamaya başlar. Öğretmen tahtadakileri defterinize yazın dediğinde o kitabına şekiller ve çizgiler çizerek kendini oyalar. Böylece Tahir dördüncü sınıftan geldiğinde yazılı sınavlar ilgisini çekmemiş bazen de cevap kâğıdını uçak yapıp sınıfta uçurmuş. Öğretmenlerin ifadesine göre Tahir’in davranışları her yıl öbür yılı aratır olmuş. Yaşadığı sorunların boyu ve çapı her gün daha da büyümüş. Ortaokula başladığında dersler ilgisini çekmez ve kitap yüzünü açmaz olmuş. Yazılı notları peş peşe düşük gelince babası ilk ciddî atağı yapmış. Tahir hayal dünyasında mutlu mesut yaşarken babası “neler oluyor?” diye yükselen sesle Tahir’in huzuru bozulmuş. Hâlbuki Tahir derslerden iyi not almak için hiçbir çaba içine girmemiş. O ancak sevdiği, merak ettiği konulara çalışmış. Böylece onu kimse anlamayınca o da içerideki bütün kapıları dışarıya kapatmış. Böylece Tahir arkadaşları, ailesi ve dersleriyle günden güne arayı açtıkça açmış. Böylece Tahir gönlünden ve aklından okulu çıkarıp atmış. Bütün merakını uzaya, bitkilere, astronomiye ve hayvanlar dünyasını araştırmaya vermiş. 

Tahir ilk defa babasıyla gittiği bir balıkçıda hayal dünyasını onunla paylaşmış. Ardından düşüncelerini gittikleri alış veriş merkezinde yediği nefis pizzacıda da anlatmaya başlamış. Evde çok sevdiği ıspanak yemeğini yerken projelerini bıkmadan usanmadan korkmadan babasına anlatmış. Babası Tahir’i tanıdıkça onu dinleyerek cesaretlendirmiş. Tahir de projelerini çekinmeden ve rahatlıkla babasına anlatmış. Daha sonra babası Tahir’in çizgi roman sevdiğini ve mizah kitapları okurken güldürdüğünü görünce beraber okumaya başlayınca aralarındaki uçurum gittikçe kapanmış.. Tahir babasıyla yakınlaştıktan sonra ona “hiç bir zaman isteyerek okula gitmedim” söyledi. Hâlbuki Tahir daha İlkokula yeni başladığında sınıf öğretmeni babasına farklı davranışlar sergileyince rehberlik araştırma merkezine zekâ testine göndermişti. Yapılan test sonucunda Tahir’in ıQ testinin sonucu 160 olduğu öğrenmişti. Baba bir taraftan sevinirken bir yandan da üzülmüştü.  

Tahir, uzun yıllar yeni şeyler denemekten çekinmişti. Yanlış yapmaktan, hatalı olmaktan, aptal durumuna düşmekten hep korkmuştu. Tahir yeni şeyler yapmaktan çok gözlemlemeyi tercih etmişti. 

Ne zaman ki Tahir bilim sanat merkezi sınavını kazandı o zaman hayatı biraz da olsa yoluna girmişti haftanın belli günleri okul dersleri bitince bilim sanat merkezine gitti. Onu anlayan birkaç arkadaş bulunca az da olsa yalnızlık karanlığından çıktı. Hayallerin yasak ve utanılacak bir şey olmadığını, övünülecek bir şey olduğunu da bu merkezde öğrendi. Öğretmenleri ve özellikle resim atölyesi onu rahatlattı. Çizdiği karışık resimlerden onu anlayan bir öğretmeni olunca keyiflendi. Ortaokulda onu anlayan ve dersini dinlemek istediği bir tek öğretmeni olduğunu babasına sohbet anında söyledi. Böylece Tahir bilim sanat merkezinde ilgisini çekecek konuları bulmuştu. Artık hayallerini anlatacak, resimlerini sergileyeceği bir ortamı bulmuştu. Kısa sürede başarısız olma korkusunu yendi. 

Öğretmenleri Tahir’in ortaya çıkardığı işleri ve çabasını takdir edince onda riskler alarak yeni şeyler yapma cesareti buldu. Tahir, sonraki günlerinde model öğretmenlerin yanında hayalleri ve zekâsıyla uzun uçuşları yaparak mutlu olmuştu. 

Okunma Sayısı: 1104
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı