"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Şükreden ve etmeyen

Mustafa Gönüllü
30 Nisan 2022, Cumartesi
Bu yazımızda şükreden ve şükretmeyen insanların ruh hallerini bir elma misaliyle karşılaştıracağız.

Öncelikle, insan ruhunu anlamak için diğer canlı varlıkların yaşayışını tahlil etmek gerekir. Çünkü insanın maddeten beslendiği, büyüdüğü, hayat bulduğu sistem olan kâinat, aslında onun ruhunun ve duygularının da ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde yaratılmıştır.

Toprağa atılan bir tohumun orada büyüyüp gelişerek çimlenişine, çiçek ve meyve verişine ve farklı türden hayvanların kendi türlerine ait düzen ve işleyişine baktığımız zaman, her varlığın kendi hâlinden memnun ve diğer canlılarla uyumlu bir vaziyette işlediğini görürüz.

Hayat sahibi varlıklar vaziyetleriyle kendilerine has bir şükür eda ettikleri gibi, kendilerine bakan ve bu hallerini müşahede eden insanlara da şükretmeyi öğretiyor ve onları da şükre davet ediyorlar.

Elma yiyen iki insan düşünelim. Birisi gafil, verilen nimetlerin kıymetini bilmediği gibi nimetleri ona verenin de kim olduğunu bilmiyor. Diğeri ise şâkir, nimeti nimet biliyor ve nimetten in’am’a yani nimetlendirmeye ulaşıp O’na şükrediyor. 

Gafil olan kişi elmaya sıradan, “her zamanki elma” gözüyle bakıp elmayı ülfet içerisinde yerken o esnada başka bir işle de uğraşıyor, yani elmayı arka plana itiyor. Böylelikle elmanın tadını, rengini, kokusunu, ona ulaştığını gibi hatırlanmaya lâyık onlarca özelliğini hatırına bile getirmiyor. Bu kişi elma yediği sırada elmadan bir lezzet alsa bile o lezzet kısacık bir âna mahsus kalıyor ve elma bittikten sonra lezzet de bitiyor.

Şâkir olan kişi elmadan aldığı zevki ve duyduğu lezzeti ona verenin Kerîm olan Rabbi olduğunu hatırından çıkarmıyor. Böylece elmayla elmas gibi ruhunu aydınlatıyor, duygularını coşturuyor ve hisler deryasında yüzüyor. Demek ki o, elmaya elma için değil elmayı Yaratan için bakıyor. O şükür ise kişiye sınırsız bir lezzet sunuyor. Çünkü elmanın geçici lezzetine bedel Rabbinin rızasına, Cenab-ı Hakkın iltifatına ulaşıyor.

Şâkir olan ile gafil olanın ruhsal durumlarını karşılaştırmak maksadıyla iki ruhu yan yana getirirsek gafilin ruhunun şakirin ruhuna gıpta ettiğini görürüz. Çünkü gafil kişi elmayı ve kendisini Yaratana lâyık bir vaziyette yaşamadığı ve verilen nimetlere gereken hürmeti göstermeyip nankörlük ettiği için, ruhu Rabbe karşı mahcup olur. Gafil kişi ruhunun çektiği sıkıntıları önceleri fark edemez. 

Ruh sıkıntıları beraberinde duygusal yıpranmaları getirir. Çünkü insan ruhu yaratılış gereği bütün duyguları besleyen bir kaynaktır. Bu kaynak beslenmediği zaman duygular da beslenemez ve sönmeye yüz tutar. Mesela kalp, doğrudan elmayı verene değil dolaylı olarak elmaya bağlandığı için elma bittikten sonra kendini bir boşlukta hisseder.

Nimetlere şükreden insan ise her bir nimetin daimî lezzetlere ulaşmaya vesile olduğunu bilir. Bir tohumun kendine mahsus bir şükürle çimlenip binler meyve veren bir ağacı meydana getirmesi gibi bir elmanın da şükür vasıtasıyla binler elma kuvvetinde bir lezzet verebileceğini düşünür. Güzel gördüğü için güzel düşünür ve güzel düşündüğü için de hayattan lezzet alır. 

Şükreden insanın aldığı lezzet elmadan değil şükürdendir ve şükretmeyenin yaşadığı bunalım hayattan değil şükürsüzlüktendir. Evet, lezzet şükürdedir ve şükür vefadır, şuurdur, hürmettir, hikmettir. Şükürsüzlük ise küfrandır, gaflettir, israftır, zillettir. (Genç Yorum, Şubat 2022 sayısından alınmıştır.)

Okunma Sayısı: 853
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı