"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Eğitim’in doğru anlaşılması

Naci TEPİR
28 Eylül 2019, Cumartesi
MİLLÎ EĞİTİMİN KARELERİ (12)

Evvelâ, dinden ve mâneviyattan mahrum edilen bir eğitim, gerçek mânâda tam bir eğitim olamaz. Böyle bir eğtimle terbiye etmek asla mümkün değildir. Husûsiyle bu, hak din olan İslâm dîni için temel esastır.    Büyük müceddid Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri (ra) bu hakikatı veciz bir şekilde şöyle ifade eder:

“Din, hayatın hayatı, hem nuru hem esası, ihya-yı din ile olur bu milletin ihyası. Başka dinin aksine, dînimize bağlı olduğumuz nisbette millet terakki etmiştir. İhmali nisbetinde ise, geri kalmıştır. 

Din, milletin hayatı ve ruhudur. Dîni ve fennî ilimlerle millî eğitimin temeli atılır. Bu sağlam temelden ise birlik ve beraberlik binaları yükselir. Dinsizlik, muharrib-i medeniyettir. Dünyada en büyük ahmak odur ki, dinsiz serserilerden terakkiyi ve saadet-i hayatiyeyi (mutlu bir hayatı) beklesin.” 1 

Bu mevzu, bin yıldır İslâm’ın bayraktarlığını yapmış, İslâmiyet’i bütün dünyaya yaymış milletimiz için çok daha ciddî bir meseledir!

Laiklik mefhumunu dinsizlik şeklinde anlayan Tek Parti Dönemi’nde (1923-1950) eğitimin dinden, mâneviyattan uzak tutulmasıyla vatan ve millet büyük kan kaybına uğratılmıştır. Bir nesil bozuk para gibi harcanmıştır. İş bununla da kalmamış, günümüze kadar uzanan kalıntıları yüzünden, eğitim hâlâ gerçek rayına oturtturulamamıştır. Dolayısıyla nesillerin bozulması, yani tahribat devam etmektedir. 

Çok Partili Dönem’e geçişte (1950) bu büyük eksikliği fark eden hükümet, halkın da ısrarla taleplerini göz önüne alarak, –bütün zorluklara rağmen- eğitimi gerçek rayına oturtturmak için çaba sarf etmiştir.

BİRİNCİ MENDERES HÜKÜMETİ 

(22 Mayıs 1950 – 9 Mart 1951) 

Hükümet programında, millî ve mânevî değerlere bağlılığı olmayan bir cemiyetin kötü akıbete dûçar olacağı ifade edilerek, böyle bir ülkede ilmin ilerleyemeyeceği de vurgulanmıştır. Eğitim konusunun ciddiyetle ele alınacağı ve teferruatlı bir plâna bağlı kalınarak memleketin her köşesinde eğitim imkânlarının yayılacağı belirtilmiştir. İlk adım olarak her derecedeki okullara din dersleri konulmuştur. Ayrıca, Millî Eğitim Bakanlığı’nın Müdürler Komisyonu’nca yapılan çalışmaları neticesinde 13 Ekim 1951’de “İmam Hatip Okulu” adıyla din eğitimi ve öğretimi yaptıracak okulların açılması kararlaştırılmıştır. 

İKİNCİ MENDERES HÜKÜMETİ (9 Mart 1951 – 17 Mayıs 1954) 

Bu dönemki programda ise, memleket dâhilinde bulunan ilk, orta, yüksek ve teknik öğretim şubelerinin tek bir eğitim siyasetine göre idare edileceğinden söz edilmiştir. 

Birinci hükümet programına göre daha muhtevalı biçimde ele alınan eğitim konusu şu şekilde plânlanmıştır:

1. Teknik okullarda ziraat ve yol kalkınmasının makineleşmesine paralel olarak bölge ihtiyaçlarına lüzumlu ustaları yetiştirmek üzere kurslar ve şubeler kurulacaktır. 

2. Köy okulları inşaatında Doğu illeri ile geri kalmış diğer illerin ihtiyaçları ön planda tutulacak ve köylü vatandaşlarımızı mükellefiyete tabi tutan mevzuat kaldırılacaktır. (Okul yapmak ve ihtiyaçlarının temini gibi.)

3. Doğuda bir üniversitenin temelleri atılacaktır. (Bu karar doğrultusunda yapılan çalışmalar sonunda, 7 Haziran 1957’de Erzurum Üniversitesi resmen kuruldu.) 2

Ayrıca, Millî Eğitim Bakanı Tevfik İleri’nin teşebbüsüyle 5–14 Şubat 1953 tarihleri arasında gerçekleştirilen Beşinci Millî Eğitim Şûrâsı’nda ise şu kararlar alınmıştır:

a) İlkokul programının gaye ve mahiyeti arasında uyumun sağlanması;

b) Müsbet mânâda (Millî ve mânevî değerler ışığında) toplu eğitim anlayışının ikinci devrede de hâkim olması; 

c) Programlar umumîleştirilmesinden önce, tesbit edilecek pilot noktalarda denenerek geliştirilmesine karar verilmiştir. 

Dipnotlar:

1. Bediüzzaman Said Nursî, Sözler, Renkli Baskı, s. 1167. 2. Bu ise, Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’nin hayatı boyunca tatbikine çalıştığı ve Din İlimleriyle Fen İlimleri’nin müşterek okutulduğu “Medresetüzzehra Projesi”nin kısmen  tahakkuk etmesi sayılabilir.

Okunma Sayısı: 624
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı