"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Beyaz Saray’da eski senaryo: Neocon kuşatması ve İran Savaşı

Nurullah UDUN
11 Mayıs 2026, Pazartesi
Şubat 2026 sonu itibarıyla başlayan İran savaşında zaman ilerledikçe, hakikatin üzerindeki sis perdeleri yavaş yavaş aralanmaktadır.

Gün geçtikçe hesaplananın dışında gelişen, ancak aynı zamanda karmaşık ve içinden çıkılmaz bir hâl alan bu savaşın asıl mimarları da artık gün yüzüne çıkmaktadır. İstihbarat birimleri, Savunma Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı’nın koordineli şekilde sunduğu yanlış ve şişirilmiş bilgilerle örülen bu savaş sürecinde; Marco Rubio liderliğindeki Dışişleri Bakanlığı, adeta baş mimar olarak görünmektedir.

Dışişleri Bakanı Marco Rubio, her ne kadar kendisini Trump’ın yakınında tutabilmek için “MAGA” maskesi taksa da özünde siyasî kariyeri boyunca “neocon” ekolünün en sadık temsilcilerinden biri olmuştur. Bugün Donald Trump’ın etrafını saran ve Rubio ile ete kemiğe bürünen bu yapı; hakikatten uzak, Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’nin ifadesiyle “menfaat üzerine dönen canavarca bir siyasetin” modern tezahürüdür. Bu yapı, şahsî ve ideolojik garazlarını “ulusal güvenlik” kılıfıyla pazarlayarak topyekûn bir yıkıma zemin hazırlamaktadır.

2003 yılında Irak’ı “kitle imha silâhları” yalanıyla ateşe atan Dick Cheney, Donald Rumsfeld, Paul Wolfowitz ve Richard Perle dörtlüsü, bugün yerini Rubio ve arkasındaki Bill Kristol - Robert Kagan ikilisine bırakmış görünse de ruh aynı habis ruhtur. O gün Rumsfeld ve Cheney’nin Pentagon’da kurduğu “Özel Planlar Ofisi,” bugün FDD (Demokrasileri Savunma Vakfı) ve Rubio’nun senaryosunda “İran’ın nükleer taarruzu an meselesi” yalanıyla yeniden tezgâhlanmaktadır. Rubio, Wolfowitz ve Perle’nin rejim değişikliği takıntısını bugün “Çifte Önleme” doktriniyle sürdürmektedir ve bununla Trump’ı diplomatik bir çıkmaza mahkûm etmektedir. Trump’ı müttefiklerin ve üslerin yok olacağı vehmiyle korkutarak Amerikan halkının sırtına yeni bir savaşın yükünü bindirmektedir.

Bu ekibin asıl tehlikeli yanı, derinlerde yatan ideolojik kökleridir. Neocon hareketin kurucu babası Irving Kristol’un gençliğindeki Leon Troçki hayranlığı, hareketin DNA’sına “Daimî Devrim” fikrini aşılamıştır. Troçki’nin dünyayı zorla sosyalistleştirme hayali, Kagan ve Kristol’un ellerinde “dünyayı zorla demokratikleştirme” kılıfıyla ABD ordusunu bir ihtilal aracına dönüştürmüştür. Üstad Bediüzzaman’ın tabiriyle bu “istibdad-ı mutlak” anlayışı, dünyayı bir bahçe değil, kendi ideolojik hırsları için bir savaş alanı olarak görmektedir. Onlar için ABD’nin gerçek çıkarları değil, dünya üzerindeki ihtilâlci müdahalecilikleri esastır.

Bu karanlık tablodan çıkış, Neoconların bu kirli genetik mirasını reddetmekle mümkündür. Bugün Washington’da bu ideolojik saplantıya karşı duran en güçlü ses, J.D. Vance ve ekibidir. Vance, yalan istihbarat yerine gerçekçi yaklaşımıyla Rubio ekibinin “sonsuz savaş” iştahına set çekmektedir. Vance, ABD’yi bu Troçkist - Neocon bataklığından çıkarıp rasyonel bir diplomasi zeminine taşıyabilecek yegâne başkan yardımcısıdır.

Öte yandan Tahran tarafı da önceki görüşmelerden acı tecrübelerle ders çıkarmış durumdadır. İran yönetimi; Steve Witkoff, Jared Kushner ve Marco Rubio ekibine zerre kadar güven duymamaktadır. Bu durum, Washington’daki Rubio ve Vance arasındaki ideolojik savaşı daha da derinleştirmektedir.

Netice itibarıyla Trump’ın önündeki yol ayrımı nettir: Ya Rubio, Kristol ve Kagan’ın temsil ettiği; kökü Troçki’ye dayanan o zalimane siyasete teslim olacak ya da Vance’in temsil ettiği hakiki muhafazakâr İsevî ruhanîlerin yolunu seçerek bu kuşatmayı yaracaktır. Zira Bediüzzaman’ın buyurduğu gibi: “Hakikat güneş gibidir, üflemekle sönmez.”

Okunma Sayısı: 194
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı