"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Batı telâkkilerimizdeki eksiklikler

Şükrü BULUT
11 Mayıs 2026, Pazartesi
Bir kısım okuyucularımızın Amerika düşmanlığına dair yazımıza tepkilerini, kıymetli yorumlarından takip etmişsinizdir.

Bize göre okuyucularımız isabetli fikirlerinde haklı olduğu gibi, yeterince bilgilendirilmediğinden saptığı beyabanlarıyla da haklıdır. Küresel Medyanın basılı, görüntülü ve sosyal medya bombardımanı altındaki imkânlarımız, okuyucularımızla müfritane irtibatı engelleyince; magazincilik, klasik düşünceler, siyasal İslâmcılık, Türkçülük ve solculuğun ortaklaşa kullandıkları telâkkiler öne çıkacaktır.

Bazı yorumcularımız, Said Nursî Hazretlerini yanlış düşüncelerimize alet ettiğimizi iddia etmişler, lâkin delil göstermemişler. Diğer bir kısmı ise, toptancılıkla itham etmişler, yine müşahhaslaştırmak yok. Mevcut haricî olayları “zamanımızın” labirentlerinde değerlendirenler;  kendi yoldaşlarını da hayal kırıklığına uğratmış Trump’ın Gazze ve İran saldırganlığını göstererek; Risale-i Nur’daki geniş zaman ve coğrafyayı adeta inkâra gidiyorlar.

Bu arada; Bediüzzaman’ın ABD/AB telâkkilerini, Hıristiyanlarla alâkalı tasavvurlarını, devletler-milletler savaşının sınıf savaşlarıyla yer değiştirdiği kaidesini ve bilhassa ahirzamanı okuyamayanların tenkitlerine, cevap veremeyeceğimi arzedeyim. Zira aramızdaki mesafe çok geniş. O arkadaşlara Risale-i Nurlar ve Yeni Asya yayınları yardımıyla bu mesafeyi kısaltmalarını tavsiye etmekten başka elimizden bir şey gelmiyor.

Bediüzzaman’ın ifadesiyle sürat asrının, Seriüsseyr nesliyiz, biz. Mazinin hiçbir dilimiyle mukayese edilemeyecek kadar dehşetli ve süratli, hadiseler… Küreselleşme, komünikasyon, ulaşım, ilmî inkişaflar, savaşların seyri, diplomasi ve global projeleri inceleyenlerin başları dönüyor. Şahısları siper edinmiş dehşetli komiteler ve cereyanları göremeyenler; kişilerin  müsbet/menfî  beyanatlarına takılıp kalıyorlar. Lokal siyasetten global siyasete kadar… Aileden dinî cemaatlere kadar… Tarikattan lider merkezli teşkilâtlara kadar… Fertlerin öldüğünü kabullenemeyenler doğruları kaçıracaklardır, endişesini taşıyoruz.

Amerika meselesine gelince…

Amerika’nın bir millet olmadığını en az mevcut AB ülkelerini oluşturan milletler kadar parçalı olduğunu bilmeliyiz. İspanyolcanın, Portekizcenin, Fransızcanın, Almancanın ve İngilizcenin bazı eyaletlerde resmî ikinci dil olarak konuşulduğunu nazara aldığımızda; İspanya’nın Gazze ve İran meselesinde yanımızda durmasının hikmetini anlayabiliyoruz.  Bediüzzaman’ın İslâm birliğine misal verdiği Amerika Birleşik Devletleri, bilmecburiye demokraside ittifak etmiş. Aksinin Yeni Dünya için felâket olacağını George Washington bizden daha iyi biliyordu. Küresel Marksistlerle tutuşmuşken (Neocon-Neoliberal ittifakı), ABD Merkez bankasına ilan-ı harp ederken, LGBT’yi bütün eyaletlerde çöpe süpürürken ve Neoliberallerin Çin’e kaçırdıkları sermaye ve üretimi tekrar ABD ve AB’ye isterken Donald Trump; ABD’nin demokrasi kahramanı Jackson’a özeniyordu. Jackson, Yahudî sermayesiyle yaptığı savaşı kazanan bir kahramandı… Resmini bürosuna astığı söyleniyordu… Dinsizlikle mücadeleyi ve hürriyeti istismar ile komünizmi farklı formatta ABD’ye hâkim kılmayı hayâl edenlerle mücadele edeceğini dünyaya duyuran Trump’ın; selefleri gibi (İsrail üzerinden) Neoconların tuzaklarına nasıl düştüğünü, araştırmacılar yazacaklardır.

Amerika veya Avrupa Birliği meselesindeki ikazlarımız ferdî değildi. Hükümetlerin resmî beyanları ve icraatlarından hareketle; Joe Biden gibi bunakla Ukrayna ve Gazze’de yaptırılan katliamlara sonverileceğini temenni ederek Donald Trump hükümeti lehinde yazmıştım. Fakat zaman gösterdi ki, ABD başkanı yanlış bir yola girdi. Çevresindeki birçok destekçisinin karşısına geçtiğine dair hergün haberler geliyor. Aydınlık, Avrupa Solu, AB ka ve NATO karşıtlarıyla aynı kareye girip Amerika düşmanlığı yapanları ikaz sadedindeydi, yazdıklarımız.  

Tarihin kayıtlarına, zamanımıza dersler gözüyle bakmalıyız. Mısır’da Kral Faruk’u devirerek sosyalist Abdülnasır musibetini, Türkiye’de anarşistleri affeden MSP-CHP hükümetini, Afganistan’da Babrak Karmal’ı, Pakistan’ı parçalayan İslâmî hareketi, Zülfikar Ali Bhutto’yu idama götüren Ziyaülhakk’ı, zalim Esed’e öfkenin oğul Beşar’a yönelerek Suriye’nin içine düştüğü perişaniyeti, Mübarek’i devirirlerken sonlarını hazırlayan Rabiacıların hikâyelerini dikkatlice okuduğumuzda; iyi niyetlilerin kötülerce nasıl kullanıldıklarını hüzün içinde hatırlarız.  

Okunma Sayısı: 1198
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hüseyın Çakar

    11.05.2026 15:33:38

    Selamün aleyküm Muhterem hocam, bizim anlayışımız size göre sathi olduğundan; biz zahire göre, siz hakikate göre AB, ABD ve Trump'u daha derinden yorumluyorsunuz. Siz Alim, biz cahiliz. Dolayısıyla bizim gibi cahillerin yorumlarını dikkate almayın. Moralinizi bozmayın. Aksine biz okuyuculara moral kaynağı olun. Yorum yapma sebebim en son bir kaç yazınız yorumlara dayanıyor. Yorumlar menfi olduğundan anlaşılamadığınızı vurgulamanız. Aldırmayın. Darılmayın . Kırılmayın Muhrem hocam. Allah'a emanet olun.

  • Harun

    11.05.2026 13:07:45

    Amerika demokrasisi ve idaresinin mutlaka Avrupa'dan farkları vardır. Bu farklar çok önemli.

  • Hakan

    11.05.2026 13:03:55

    Risalelerdeki hakikatli ölçüleri öğrenebilirsek, dış hadiseleri daha doğru tahlil ederiz. Sözkonusu ölçülerden bahsetmenizi bekliyoruz.

  • HÇeşitcioğlu

    11.05.2026 13:01:32

    Sizler ara sıra İhlâs’ı ve İktisat Lem’alarını ve bazen Hücumat-ı Sitte Risalesini mabeyninizde beraber okumalısınız“ Kastamonu L. “Her bir zamanın insî bir şeytanı vardır. Şimdi beşerde insan suretinde şeytanın vekili olan ruh-u gaddar fitnekârane siyasetiyle cihanın her tarafına kundak sokan el hannas, altı hutuvatıyla âlem-i İslâmı ifsad için insanlarda ve insan cemaatlerindeki habis menbaları ve tabiatlarındaki muzır madenleri, fiilî propaganda ile işlettiriyor, zayıf damarları buluyor. Kiminin hırs-ı intikamını, kiminin hırs-ı cahını, kiminin tamaını, kiminin humkunu, kiminin dinsizliğini, hatta en garibi kiminin de taassubunu işletip siyasetine vasıta ediyor” ESDE

  • Alaaddin

    11.05.2026 12:22:40

    Evet, muhteşem bir tespit. Ezberlemek lazım… “ Tarihin kayıtlarına, zamanımıza dersler gözüyle bakmalıyız. Mısır’da Kral Faruk’u devirerek sosyalist Abdülnasır musibetini, Türkiye’de anarşistleri affeden MSP-CHP hükümetini, Afganistan’da Babrak Karmal’ı, Pakistan’ı parçalayan İslâmî hareketi, Zülfikar Ali Bhutto’yu idama götüren Ziyaülhakk’ı, zalim Esed’e öfkenin oğul Beşar’a yönelerek Suriye’nin içine düştüğü perişaniyeti, Mübarek’i devirirlerken sonlarını hazırlayan Rabiacıların hikâyelerini dikkatlice okuduğumuzda; iyi niyetlilerin kötülerce nasıl kullanıldıklarını hüzün içinde hatırlarız. ”

  • Enes

    11.05.2026 09:04:43

    Bugün gazetemiz de Nurullah Udun adıyla yayınlanan yazıyı da okumanızı tavsiye ederim.

  • Hüseyin T

    11.05.2026 08:29:00

    Kıymetli yazarımızın bu yaklaşımını fevkalâde isabetli buluyorum. Amerika’yı homojen bir millet gibi gören indirgemeci bakış, gerçek siyaseti anlamayı imkânsız kılıyor maalesef. Eyaletlerin kendi dilleri, demografik yapıları ve çıkar ağları var; tek bir iradeymiş gibi davranmak tarihsel bir körlük. Asıl mesele, şahısların üzerini örttüğü cereyanları okuyabilmek. Trump’ın seleflerinden farklı olmadığı noktaları görmek, hayal kırıklığını değil, doğru teşhisi getirir. Mısır’dan Pakistan’a, Suriye’den Mısır’a uzanan hikâyeler hep aynı dersi veriyor: İyi niyet, kötü zeminde çalıştırıldığında felaket üretiyor. Bugünkü Gazze ve İran sathında da aynı mekanizma işlemektedir.Bundan dolayı liderlere takılmadan, komitelerin ve sermaye akışlarının haritasını çıkarmak şart. Yoksa her “değişim” umudu, aynı labirentte başka bir çıkmaza dönüşür.

  • Bülent Bektaş

    11.05.2026 08:16:36

    Teşekkürler Şükrü Bey çok sağolun Sağlıklı ve bereketli haftalar diliyorum

  • Cemal Özkaya

    11.05.2026 07:55:37

    Avrupa ve Amerika İslâmiyetle hamiledir; günün birinde bir İslâmî devlet doğuracak. Nasıl ki Osmanlılar Avrupa ile hamile olup, bir Avrupa devleti doğurdu. (Sözler sayfa 103) Amerika'ya bu cihetten de bakmak lazım

  • Mustafa coban

    11.05.2026 06:48:26

    Körlere fil i Tarif etmeleri istenilmiṣ.herkes bir tarafini söylemiṣ.ṣimdi karṣimizda bir abd resmi duruyor.biz Tarif ediyoruz.bize siz yanliṣ görüyorsunuz aslında o öyle deyil deniyor.en azindan ben böyle görüyorum.yorumlar yalniz sahiplerine aittir.nur cemaatininde bu gün fikir yelpazesinin bu çeṣililigine kavuṣması aslında iyi bir geliṣmedir.

  • Cemal Özkaya

    11.05.2026 05:47:19

    elbette nev-i beşer bütün bütün aklını kaybetmezse ve maddî ve mânevî bir kıyamet başlarında kopmazsa, İsveç, Norveç, Finlandiya ve İngiltere’nin Kur’ân’ın kabulüne çalışan meşhur hatipleri ve din-i hakkı arayan Amerika’nın çok ehemmiyetli dinî cemiyeti gibi, rûy-i zeminin kıt’aları ve hükûmetleri, Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyan’ı arayacaklar (Emirdağ lahikası s.287)üstadın burada saydığı hangi Avrupa ülkesi zulümde geçmişte de şimdide Amerika'dan geri. İki Amerika ayrımı bence üstadın neşrettiği hakikatlere zıt değil.

  • Cemal Özkaya

    11.05.2026 00:42:18

    Avrupa ikidir tesbitinin Amerika da ikidir olarak yorumlamak tam bir yeni Asya ekolü gönüllüleri işi olabilir. Ben bu bakış tarzının ve olaylara tabakatiı beşer mücadelesi olarak bakma tarzının tam doğru bir yaklaşım olduğunu düşünüyorum

  • Doğu Batı

    11.05.2026 00:42:14

    (5) Batı telakkimizdeki eksiklikleri gidermek, aslında kendi özgüvenimizi yeniden inşa etmekle eş anlamlıdır. Biz, Batı’nın ne olduğuyla uğraşırken "bizim ne olduğumuzu" unuttuğumuz sürece, bu eksiklik devam edecektir. Kendi değerlerimizi modern dünyanın doğrularıyla harmanlayabilen bir zihin yapısı, "İki Batı" arasındaki ayrımı netleştirecek ve bizi pasif bir takipçi olmaktan çıkarıp, aktif bir medeniyet öznesi haline getirecektir.

  • Doğu Batı

    11.05.2026 00:41:56

    (4) Gerçek bir kalkınma, Batı’nın sömürgeci reflekslerini eleştirirken, adaleti ve liyakati esas alan kurumsal yapılarından ders alabilmeyi gerektirir. Eğer kendi medeniyet değerlerimizi evrensel bir dille yeniden inşa etmek istiyorsak, Batı’yı bir "öcü" veya "kurtarıcı" olarak değil, çözülmesi gereken karmaşık bir denklemler bütünü olarak görmeliyiz.

  • Doğu Batı

    11.05.2026 00:41:41

    (3) Batı’yı anlamak, onu sadece coğrafi bir bölge olarak değil, bir yönetim ve düşünce disiplini olarak okumayı gerektirir. Duygusal tepkiler (hayranlık veya öfke), soğukkanlı bir güç yapısı analizinin yerini aldığında, çözüm üretme kabiliyetimizi kaybediyoruz.

  • Doğu Batı

    11.05.2026 00:41:24

    (2) Bizim temel eksikliğimiz, bu iki yapıyı birbirinden ayıramamaktır. Birinci Batı’nın sunduğu evrensel değerleri ve teknik disiplini ıskalarken, İkinci Batı’nın kültürel aşınmasına ve güç politikalarına karşı savunmasız kalıyoruz.

  • Doğu Batı

    11.05.2026 00:41:08

    (1) Bediüzzaman Said Nursi’nin yıllar önce ortaya koyduğu "İki Batı" ayrımı, bugün hala en gerçekçi pusulamızdır. • Birinci Batı; adaleti, fen ve sanatı, insan haklarını ve şeffaflığı temsil eden, insanlığın ortak birikimidir. • İkinci Batı ise; sömürgeci, materyalist ve hegemonyasını tahakküm üzerine kuran karanlık bir yüzdür.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı