"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

15 Temmuz irtifa kaybediyor

Ömer Faruk ÖZAYDIN
31 Temmuz 2022, Pazar
“Allah’ın bir lütfu” denilen 15 Temmuz darbe girişimi üzerinden 6 sene geçmesine rağmen sır perdesi aralanmadığı gibi, üstlenen de olmadı...

Darbelerden illallah eden bu millet, 15 Temmuz’da sokaklara çıkarak darbeye canı pahasına karşı durmuş, Yenikapı’da darbeyi lanetleyip iktidarı ve muhalefetiyle milyonlarca insan tepki koymuştu.

15 Temmuz’u demokrasi bayramı ilân eden hükûmet, 2016’da muhalefetin iştirakiyle 5 milyon insan toplamışken, Saraçhane meydanına güvenlik güçleri ve resmî personelle beş bin kişiyi ancak toplayabildi. Keza Kayseri ve Eyüp mitingleri de boş kaldı. 

Son zamanlarda AKP kurmaylarının sahaya inememeleri ve kalabalıklara hitap edememeleri elbette kötü gidişatın neticesi. Fakat demokrasi bayramı denilince işin rengi başka. O gün millet olarak sahip çıkılmışken, bu gün kimse oralı değil. 

Peki, neden bu hale gelindi? Topyekûn lanetlenen bir darbeye, aradan çok zaman geçmeden nasıl bu kadar ilgisiz kalınabildi?

Çeşitli görüş ve şüpheler tedavülde.

Karikatüristimiz İbrahim Özdabak’ın da çizdiği gibi; kimi kumpas, kimi tiyatro, kimi destan, kimi lütuf, kimi de çakma diyor. İlk defa bir darbe hakkında bu kadar farklı ses çıkması görülmüş bir şey değil. İşte dillerde dolaşan o sesler:

1.Bir defa ilk dakikadan itibaren Başbakan Binali Yıldırım’ın “CB ile konuşurken asker içerisinde bu yapının da olduğu bir grup tarafından yapıldığını düşünüyoruz. Doğru da olabilir yanlış da..” Nasıl yani? Devlet ricali tahminler üzerinden gidip darbeyi birilerine ihale edebilir mi?

2. Hiç bir darbenin o saatlerde ve göstere göstere canlı yapıldığı vaki değil.

3. Köprünün bir ayağının tutulup diğer tarafın boş kalması.

4. 20 yaşında silahsız askeri öğrencilerin darbecilikten tutuklanması.

5. Erdoğan’ı getiren pilot ve korumaların cemaatçi ilan edilmesi.

6. Kahraman/hain ayrımının zamanla yer değiştirmesi.

7. Sol, seküler ve laik gibi birçok muhalif kesimin cemaatçi diye nitelendirilip tutuklanması.

8. Darbe Araştırma Komisyonu Raporu’nun sümenaltı edilmesi.

9. Darbeci diye ev hanımı, memur, işçi, esnaf vs. bir çok sivilin hapsedilmesi.

10. Şirketlere el konulup mallarına çökülmesi.

11. "Fetö" borsası adı altında işadamlarından para alarak onların serbest, garibanların hapiste olması gibi... belki yüzlerce sorunun cevaplanmaması ve ileride onlarca kitaba mevzu olacak hadiselerin, bilgi kirliliğinin tozu dumanı içinde aynen Ergenekon işinde olduğu gibi sulandırılması, vatandaşın kafasını iyice karıştırıp ilk günkü heyecanını kaybettirdi. 

Düşünün, bir darbe girişimi oluyor ve o gün yüzlerce, sonradan da binlerce vatandaşımız ölüyor. Yüz binlercesi de ya tutuklanıp hapse atılılıyor ya da KHK ile işinden edilip nice aile perişan ve tehcir ediliyor. Büyük travmaların yaşandığı, hukukun ayaklar altına alındığı, iktidara güvenin yerlerde gezdiği altı sene sonunda vatandaşın kime, neye inananacağını şaşırması ve irtifa kaybetmesi gayet tabiî. Bu gidişle meydanlara kimse gelmeyecek!

Öyle anlaşılıyor ki, adalet tecelli ettiğinde tarih yeniden yazılacak.

Okunma Sayısı: 3554
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Aysuna

    31.7.2022 10:22:52

    Allâh razı olsun Ömer Faruk Hocam🌷 Her bir âh Arş-ı Rahman'a kadar yükseliyor,orada kader-kaza döngüsü içerisindeki hikmetle örgülenmiş zamanını ve "ol" mukabele emrini bekliyor.. Yürekten kopan o sesler,zalimlerin zannettiği gibi ne havaya karışıp buhar oluyor ne de tozun toprağın içinde heder oluyor🌷

  • Mehmet

    31.7.2022 04:21:31

    Öğretmen: Olan garibana oldu.Fakirin,köylünün masum ve zararsız çocukları ezildi. Adalet kelimesini dahi cümle içerisinde kullanmak istemeyenler çoğaldı.Bi de bu aralar muhtarlar ne iş yapar diye soruyorum.Aklıma maaş alırlar dan başka bir şey gelmiyor.Bi de 1 çalışanıda oluyor o da maaş alıyor. Cemşir:Eee noldu şimdi. Öğretmen:Büyükşehir belediyesi yapıyor zaten yapacağını.Olmazsa bir daha gelip yapıyorlar. Cemşir:Muhtarda oralarda dolanıyor işte. Öğretmen:Bunun için de 5500 lira alıyor ama. Cemşir:Orasını bilmem.Mahalleye yol yapılırken,patlamış su boruları yapılırken çalışanlara bir çayda mı söyleyecek yetkili olmasın yani. Öğretmen:Belediyelerin encümenleri ne yapıyorlar acaba. Cemşir: Ooo öğretmenim sizde çok kurcalıyorsunuz o ne yapıyor bu ne ediyor diye.Büyüklerimiz uygun görmüş Muhtar mahallede olacak.Bitti. Öğretmen:Doğru ya olmalı elbet.Geçen kış bize de patates göndermişti sağolsun.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı