"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kâinat kitabını okudular - Avusturya'da aile okuma programı düzenlendi

17 Haziran 2026, Çarşamba 10:44
St. Gilgen'de gerçekleştirilen aile okuma programında Nur Talebeleri, dersler ve tefekkür gezileriyle iman hakikatlerini müzakere ederken, kâinattaki İlâhî sanatın tecellilerini de temaşa etme imkânı buldu.

Avusturya - Tuba NURLAN
[email protected]

Avusturya'nın Almanya sınırına yakın St. Gilgen köyünde Risale-i Nur okuma programı için bir pansiyon kiralanmıştı ve programa katılmak bize de nasib oldu. Yaklaşık 100 kişiden oluşan programa, bizim yaşadığımız Düsseldorf şehrinden de 5 aile birlikte katıldık.

Dersler dertlerimize şifa oldu

Risale-i Nur dersleriyle akıl, kalp, ruh ve latifelerimiz gıdalanırken, farklı ülke ve şehirlerden katılan Nur talebesi kardeşlerimizle bir araya gelmek uhuvvete ve muhabbete vesile oldu.

Okunan dersler manevî hastalıklarımıza birer şifa reçetesi sunarken, Nur kardeşlerimizle aynı havayı birlikte solumak hepimize iyi geldi. Böyle programlarla  normal hayatın rutininden çıkıp ulvî hislerin yoğunlaştığı manevî bir atmosfere girildiğini herkes hayatında tecrübe etmiştir.

Ders programımız

Programda Şükrü Bulut abi ile ailesinin eğitimciliği eşliğinde işlenen ders konularımızdan bazıları şu şekildeydi:

-"Nurları okumanın dünyevî ve uhrevî faydaları ve hava zerreleriyle münasebeti"

- "İbadet ve adalet ile namaz bağlantısı"

- "Hubb-u câh damarı"

- "Hiss-i Havf"

- "Enaniyet damarı ve enenin hayır ve şerde istimali"

Program akışı iki bölümden oluşuyordu. Birinci bölümde kahvaltı sonrası sabah dersleri oluyordu. İkinci bölümde ise akşam yemeği sonrası akşam dersleri.

Tefekkür gezileri

Öğle sonu ise tefekkür gezileri için ayrılmıştı. Kaldığımız pansiyon konum itibarıyla Avusturya'nın en zengin tabiî güzelliklerinin olduğu, etrafı dağlarla çevrili büyük bir gölün hemen kıyısında yer alıyordu. Avrupa'da genelde yeşilin ön plana çıktığını ziyarete gelenler bilirler. Ormanlarla bezenmiş dağlar, şırıl şırıl akan sular ve bol oksijenli havanın yanı sıra  şirin ve sanatlı köy evlerinin güzelliğine hayranlık duymamak elde değildi.

Avusturya evleri

Avusturya evleri daha çok ahşap işlemeleri ile ön plana çıkıyordu. Her bir evin kendine has ahşap oymalardan oluşan estetik balkonları ve bu balkonlara konumlandırılmış rengarek çiçekleri güzelliğe güzellik katar mahiyetteydi. Cenab-ı Hakk'ın Sâni, Kuddüs, Münazzım, Müzeyyen, Müsavvir gibi bir çok esması bahçe ve ev dizaynında kendini bizlere okutturuyordu. Evlerin abajurlari, dış boyası, tahta işlemeleri ve bahçe dizaynı muhteşemdi.

Tarihî köy:  Hallstatt

Bu bölge halkının tarihten getirdikleri geleneklerine her yönden sahip çıkmış olması dikkatimizi çekti. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki Avusturya'nın St. Gilgen bölgesi, 16. ve 17. yüzyıllarda Avrupa'yı sarsan mezhep mücadelelerinin etkisini uzun süre hissettirmiş. Bu sebeple bölgedeki birçok kasaba ve köy, Katolik kimliğini korumak amacıyla dış etkilere karşı daha kapalı bir hayat sürmüş; kıyafetler, örfler ve geleneksel yaşayış tarzı modern şehirlere kıyasla daha iyi muhafaza edilmiştir. Kaldığımız yere 40 dk mesafede Hallstatt adında meşhur bir köyü ziyaret etme imkânımız oldu.

Asırlık miras

Hallstatt'taki tuz madenleri  bölgenin ekonomik hayatı için hayati öneme sahip olduğundan, savaş ve çatışma dönemlerinde dahi büyük ölçüde korunmuştur. Ayrıca Hallstatt ve çevresinin tarihî hac yolları üzerinde bulunması, çok sayıda şapel ve küçük kilisenin inşa edilmesine vesile olmuş; bu da yerel âdetlerin ve dinî kültürün günümüze kadar yaşamasına katkı sağlamıştır.

Bugün halkın bir kısmı yoğun turizme mesafeli yaklaşsa da, semavî dinlere ilgi duyan bazı kişiler İslâm'ı daha yakından tanıma ihtiyacı hissetmekte ve farklı inançlar arasında ortak değerler aramakta olduğu gözlemlenmiştir. Ortak noktalarımızın var olduğunu kavramalarına vesile olmuşsak ve İslâmiyet'i lisan-ı hâl ile yansıtabilmişsek ne mutlu bizlere.

Keşif yolculuğu

Cenab-ı Hakk'ın yarattığı fıtrî güzelliğinin yanı sıra Avusturya halkı da bu güzelliğe sahip çıkmış, doğalı korumuş, tarihten gelen kendi miraslarının dokusunun da hakkını vermişler. Düzenle sanatın birlikteliği âdeta  dantel gibi en ince detaya varıncaya kadar nakış nakış işlenmişti. Muazzam manzaraları seyrederken sanki buraya tefekkür vazifesini yapmak için gelmiş gibiydik. Risale-i Nur'dan aldığımız ders bize şöyle diyordu: "Kâinat kapıları zâhiren açık görünürken, hakikaten kapalıdır. Cenab-ı Hak, emanet cihetiyle insana “ene” namında öyle bir miftah vermiş ki, âlemin bütün kapılarını açar ve öyle tılsımlı bir “enaniyet” vermiş ki, Hallâk-ı Kâinatın künuz-u mahfiyesini onun ile keşfeder. 1 İşte bizler de birer keşif yolculuğuna çıkmıştık, hakikati keşfetmenin peşindeydik. Hakikat âlemde gördüğümüz her bir sanatın arkasındaki Sanatkarin elini, izini, yüzünü tefekkür edebilmek, kâinatın yaratılış hikmetini mülahaza edebilmek.

Derslerden notlar

"Nurun gelmesi elbette nuranîden, ve vücud vermesi her halde mevcuddan ve ihsan ise gınâdan, ve sehavet ise servetten, ve talim ilimden gelmesi bedihî olduğu gibi, hüsün vermek dahi hasenden ve güzelleştirmek güzelden ve cemal vermek cemîlden olabilir, başka olamaz. İşte bu hakikate binaen iman ederiz ki, bu kâinattaki görünen bütün güzellikler öyle bir Güzelden geliyor ki, bu mütemadiyen değişen ve tazelenen kâinat, bütün mevcudatıyla âyinedarlık dilleriyle o Güzelin cemalini tavsif ve tarif eder.2

Evet bu halkın sanata, düzene ve nezafete verdiği özen bu fiillerin gerçek Fâili olan Rabbimizin esmalarının birer yansımasıdır.

"Nasıl ki cesed ruha dayanır, ayakta durur, hayatlanır ve lâfız manaya bakar, ona göre nurlanır ve suret hakikate istinad eder, ondan kıymet alır. Aynen öyle de, bu maddî ve cismanî olan âlem-i şehadet dahi bir ceseddir, bir lâfızdır, bir surettir; âlem-i gaybın perdesi arkasındaki esma-i İlâhiyeye dayanır, hayatlanır, istinad eder, can alır, ona bakar, güzelleşir. Bütün maddî güzellikler, kendi hakikatlerinin ve manalarının manevî güzelliklerinden ileri geliyor. Ve hakikatleri ise, esma-i İlâhiyeden feyiz alırlar ve onların bir nevi gölgeleridir.”3

Güzel bir programın ebedî görüntülerini ahirette seyreylemek üzere arkamızda bırakıp yeni hayat levhalarına hayatımızın gayesini yazdırmak için hayat yolculuklarına devam ediyoruz.

Cenab-ı Hakk Risale-i Nur'lar ile tefekkür pencerelerinden  hakikat nurlarını ahir ömre kadar seyretmemizi  nasib eylesin.

Aile okuma programının tertib edilmesinde  emeği geçen herkesten Allah razı olsun.

Dipnotlar:

1- Sözler, s. 106.; 2- Şualar/4.Şua, 6. Mertebe-i Nuriyeyi Hasbiye, s. 84.; 3- Şualar, 4.Şua, 6. Mertebe-i Nuriyeyi Hasbiye, s. 84.

Okunma Sayısı: 209
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı