"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Zalimlerden kaçış

Faruk ÇAKIR
17 Haziran 2026, Çarşamba
Dünya geneline bakıldığında “doğu”dan “batı”ya doğru bir göç, bir iltica, bir mülteci hareketi yaşandığı dikkat çeker.

Çoğu kişi de haklı olarak “Niçin insanlar hep batı ülkelerine göç ediyor?” diye sorar ve bu tartışma epey de taraftar bulur.

Türkiye uzun bir dönem az sayıda göçmenin yaşadığı bir ülkeydi. Son yıllarda çok değişik ülkelerden insanlar ülkemize geldi ve sokaklarımız da renklendi. Suriye’de patlak veren savaş sonrası yaklaşık olarak 5 milyon insanın çok kısa bir süre içinde Türkiye’ye gelmesi sadece ülkemizi değil, başta Avrupa olmak üzere dünya ülkelerini de ilgilendirmeye başladı. Çünkü ülkemize gelen göçmenlerin ya da sığınmacıların bir kısmı ilk fırsat bulduklarında başka batı ülkelerine gitmenin yollarını arıyordu.

Bazıları diyor ki “Mülteciler niçin ülkemize geliyor, başka yere gitsinler” ya da “Niçin ülkeleri için savaşmadılar da göç ettiler?”

Bu sözler ilk bakışta haklı gibi görünse de mesele o kadar basit değil. Nihayetinde hiçbir insan huzurlu ve rahat yaşadığı bir yeri, hem de ölüm ihtimallerini göze alarak terk etmez. Mesela, Suriye’den niçin 20 yıl önce sığınmacılar, göçmenler ya da “Ensar” gelmedi. Muhtemelen bulundukları yer “yaşanmaz hal”de değildi. Ne zaman ki evleri ve yurtları “yaşanmaz yer” haline geldi, mecburen oraları terk edip komşu ülkelere sığındılar.

Birleşmiş Milletler’in hazırladığı bir rapor da aynı gerçekleri ortaya koymuş. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin küresel yerinden edilmelerle ilgili hazırladığı ‘Küresel Eğilimler Raporu’ çok dikkat çekici. “2025’te 5,4 milyon kişinin şiddet ve zulümden kaçarak diğer ülkelere sığındığı” işaret edilen raporda, geri dönüşlerin hız kazandığı da belirtilmiş. Raporda, geçen yıl 14,7 milyon yerinden edilmiş kişinin (4,4 milyon mülteci ve 10,3 milyon ülke içinde yerinden edilmiş kişi) kendi evlerine veya ülkelerine döndüğü kaydedilerek, Afganistan, Sudan ve Suriye’de geri dönüşlerde keskin artış görüldüğü kaydedilmiş.

Raporda, “Mülteci geri dönüşleri, kayıtların tutulmaya başlandığı 60 yıl öncesinden bu yana ikinci en yüksek rakam oldu ancak birçoğu baskı altında ve evlerinde güvensiz şartlar altında gerçekleşti. Genel olarak veriler, küresel mülteci sayısının 2025’te yüzde 3 azalarak 41,6 milyona düştüğünü gösteriyor. Sığınma talepleri hakkında karar bekleyen 9 milyon sığınmacı var. Çatışma veya şiddet nedeniyle kendi ülkeleri içinde yerinden edilmiş 68,7 milyon kişi bulunuyor. Her 70 kişiden biri, yani dünya nüfusunun yüzde 1,4’ü zorla yerinden edilmiş durumda” ifadelerine yer verilmiş. (AA, 13 Haziran 2026)

Rapor, insanların zulümlerden ve zalimlerden kaçtığını ortaya koyuyor. İnsanların mülteci olmaması samimî olarak isteniyorsa hür dünya liderleri zalimlere “dur” demek mecburiyetinde. Zalimlerin göçleri tetikleyerek dünya ekonomisine verdikleri zarar da ayrıca hesaba katılmalı... Bütün dünya çıkış yolunun barıştan geçtiğini görmeli vesselam.

Okunma Sayısı: 259
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı