"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Agorafobi (meydan korkusu)

Ömer Faruk ÖZAYDIN
16 Ocak 2022, Pazar
Meydanlar; toplumun nabzını tutan, heyecanlandıran, iktidara yanlışını haykıran, tahtın sultan Süleyman’a kalmadığını hatırlatan, yeniden umut olup, kısaca “söz milletindir” diyen demokrasi “agora”sıdır.

Ancak bugünkü iktidar; söyleyecek sözü kalmadığından, epeydir halkın içine çıkamayan, meydanlara inemeyen, muhalefetin sorularına cevap yerine saldırganlaşan hakaret ve galiz küfürler eden bir tükenmişlik sendromunda. Buna “agorafobisi” yani meydan korkusu deniliyor. Bu yüzdendir ki, halkın içine çıkan, meydanlara inen, ve millete umut olmaya çabalayan muhalefetin meydanlara inmesini sokağa çıkmak, anarşi diye millete şikâyet ediliyor. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan partisinin il başkanları toplantısında: “Her fırsatta utanmadan, sıkılmadan sokaklara döküleceklermiş, meydanlara döküleceklermiş. Ya siz 15 Temmuz’u görmediniz mi? Nereye dökülürseniz dökülün. 15 Temmuz’da o sokağa dökülenlere bu millet nasıl dersini verdiyse siz de dökülün siz de aynı dersi öyle alırsınız. Cumhur İttifakı olarak hepinizi önümüze katarız ve gideceğiniz yere kadar kovalarız” dedi. 

15 Temmuz ne alâka? Diyebiliriz, ancak kafada o korkutmayla OHAL ve KHK’lı bir baskı anlayışı var ki, meydanı şark kurnazlığıyla sokağa iltibas ederek terörize etmek. Hâlbuki meydan demokrasisi 15 Temmuz’lar bir daha olmasın diye değil mi?

Meselenin muhalefetsiz bir rejim olduğu açık. Zaten 16 Nisan’la o yollar döşenmişti, ancak hesap edilmeyen muhalefetin Millet İttifakı (voltranı) kurması bütün dengeleri alt üst ettiği gibi, iktidarın da dengesini/psikolojisini alt üst etti.

Bu yüzden tahtını alacak olan muhalefetin önüne bariyerler kuruyor, yarışçıları ayağından vuran bir atlet gibi tek başına ipi göğüslemek istiyorlar. Atar yapmaları bu yüzden...

YOLLAR YÜRÜMEKLE AŞINMAZ

Koalisyonlar ve çok seslilik dönemlerindeki bazı eksiklikleri nazara vererek geçmiş yok sayılırken, tek adam rejiminin gelmesi için ne diller dökmüşlerdi. 

İşte beğenmedikleri o günlerden...

68 kuşağı hareketleri başladığında o günkü Başbakan Demirel’e “yürüyorlar” dediklerinde “yollar yürümekle aşınmaz” demiş, o konjonktürde kimse Demirel’i anlamamıştı. O günün keskin ve Demirel düşmanı solcuları bile bu gün rahmetliyi anlar ve arar hâle geldilerse, memlekette hür zeminler dahil, çok şey kaybedildiği için. 

Elbette sokak hareketlerini, anarşiyi ve etrafa zarar verip kolluk kuvvetlerine isyan, emniyeti bozacak tutum ve davranışları ne bizler ne de aklı başında kimse tasvip etmez. Zira Demirel’in kastı bu değildi. Bizatihi kendisi o yasakların en koyu karanlıklarında topluma fener olup, meydanları doldurarak diğer liderlerin de yasaklarını milletle beraber kaldıran bir demokrasi kahramanıydı. “Konuşan Türkiye” istiyordu ki, işte tam da bu günlerde hasretini çektiğimiz bir liderdi o...

O yüzden ona “baba”, o yüzden demokrat denilmiş. O sebeple ona lâyık görülen hayvan pazarlarına aldırmayarak, ne badirelerden geçip “konuşan Türkiye”yi köşke taşımıştı.

O beğenmedikleri kuvvetler ayrılığı, kanun hakimiyeti, parlamenter sistemde, eskiden muhalefet iktidarı topa tutar; gölge kabineler, gensorular, bakan ve hükûmet düşürmelerle demokrasi işlerdi.

Gazeteler genelde muhalif tarafta, manşetlerle hükûmeti terletirlerdi.

Başbakanlar hakkında karikatürler yapılır, alenen dalga geçilirdi. Basın hür, darbeciler bile eleştirilirdi. Kısmî dönemler (darbeler) hariç, gazete kapatma, yazarları iktidarın emriyle işten kovma veya hapse atma yok denecek kadar azdı. En çok karikatürü yapılan Rahmetli Demirel; kendi karikatürlerinin yapıldığı sergilere, onu hicveden gösterilere bile gider hattâ ödül bile verirdi. Hakaret suçundan dâvâ sayısı şimdilerin devede kulak misaliydi.

Demirel’in avukatı Yaşar Topçu anlatıyor; “Vatandaşın biri, bir kahvehanede Rahmetli Demirel’e açıkça sövüp saymış. Savcı re’sen soruşturma başlatmış. yakalanmış içeri attırmış. Demirel bunu duyunca ‘Bu hâkim ve savcı arkadaşlar da bazen kantarın topuzunu kaçırıyorlar. ‘Başbakan’a hakaret etti’ diye bir vatandaş tutuklanır mı? Biz burada oturuyoruz, haberimiz olmuyor. Yaptığımız uygulamalarla kim bilir adamı nasıl bunalttık ki, canını sıkmışız ki bize galiz küfürler etmiş’ dedi. Ve bana dönerek, ‘Hemen Antalya’ya, o ilçeye git ve o vatandaşı hapisten çıkar, tahliye et. Sevaba girersin.”

Demirel’le bitirelim: 

“Muhalefet rejimin müfettişidir.” 

Okunma Sayısı: 1360
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hüseyin Yilmaz

    16.1.2022 10:54:33

    Eline kalemine sağlık... inşaallah muhalefet gereğini yapar. ..

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı