"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Cumhuriyetçiler ve Neo Kemalizm

Ömer Faruk ÖZAYDIN
10 Ekim 2021, Pazar
Cumhuriyet; cumhurun, yani halkın kendisini idare etmesidir, ancak bizde Cumhuriyetçiler halka rağmen halkçılık ve cumhuriyetçilik yapmışlardır ki, behemahal bir rejim dayatması ve zorlamasıdır.

Adı cumhuriyet de olsa, tek parti diktatoryasıyla hükmedenler kendi yayın organıyla hayat bulurlar; Sovyet Rusya’da Pravda, Irak ve Suriye Baas gazeteleri, Türkiye’de de Cumhuriyet...

Bir asra yakındır yayın yapan Cumhuriyet Gazetesi epeydir yarılan vakfın fay hattı derinden sarsıldı ki, olanlar öyle sıradan işler değil; bir çok yazarın işine son verilmesi bir yandan havuz medyası biatı olarak görülse de aslı kimlik bunalımına yapılan bir operasyondur ki derin işler...

Cumhuriyet Gazetesi; İsim babalığını M. Kemal’in yaptığı, Zekeriya Sertel ve Nebizâde Hamdi ortaklığında Yunus Nadi’nin İttihad ve Terakki genel merkez binasında 7 Mayıs 1924’te Atatürkçlük, sekülerizm ve merkez sol fikirleriyle kuruldu. İttihad ve Terakki, Kemalizm, sekülerizm, sol ve Yunus Nadi isimleri yan yana gelince; Cumhuriyet’in nasıl bir misyon üstlendiği ve bir asra yakın Türkiye’nin jakoben ve aristokrat dayatmalara nasıl sahne olduğu izahtan varestedir.

Cumhuriyet Gazetesi yayın hayatı boyunca devrimlerin bekçiliğine soyunmuş, hatta varlık sebebi olmuş, solcu, dinî değerlere savaş açmış, demok- ratlara düşman olmuş bir mevkutedir.

Bediüzzaman ve Nurcular’a işkenceli sürgün hayatının baş mimarlarından olup, Türkiye’de dinî hayatın ve dindarlara yapılan sürgün, idam ve eziyetlerin teşvikçisi ve 1950’ye kadar tek parti diktatoryası icraatlarına en büyük istinad noktası ve günahlarının vebal ortaklarındandır.

DEMOKRATLARA KAN KUSTURDULAR

“Yeter söz milletindir” beyaz ihtilâlin sonrasında gelen hürriyet ateşini söndürmek isteyen ve muhalefette olan CHP’nin muktedir olmasında en büyük güç yine ‘Cumhuriyet’ ve aynı dâvânın yolcuları olan Ulus ve Tan Gazeteleri gibi Kemalist düzen gazeteleridir.

Devrim muhafızlarını her fırsatta vazifeye çağıran ve memleketteki karışıklığa sebebiyet veren yine bu basındır ki 27 Mayıs İhtilâli’ne, Menderes ve arkadaşlarının idamına zemin hazırlayan demokrat düşmanı yayınlarıdır.

Yine, Sovyetlerle ticarî iş birliğine gitmesine rağmen, Demirel’i Amerikancı gösteren, talebe hareketlerini destekleyen ve 68 kuşağını ateşleyen yine bu Kemalist mevkutelerdir.

12 Mart Muhtırası evalinde Org. Faruk Gürler’in CB olması ısrarlarına direnen demokratları darbeci generallerin önüne atan, muhtıra hükûmetlerine destek veren, 1. ve 2. Milliyetçi cephe hükûmetlerini dezenfarmasyonlarla milletin gözünde düşürmeye çalışan ve anarşinin tetiklenmesinde büyük rol oynayan yine o Kemalist sol basındır.

Evet, demokrasilerde yürüyüş, sendikal ve sosyal hakları istemek gayet tabîidir. Ancak hakları marjinal grupların ve komünizmin propagandasına dönüştürmek olan nümayişler hiç de masum değildi. Neticede anarşi ve terör, 1 Mayıs’taki kanlı bilânço, sağ-sol hadiseleri derinlerin ekmeğine yağ sürüyordu, ki Kemalistler büyük rol aldı.

KEMALİZM KULVAR DEĞİŞTİRDİ

12 Eylül sonrası başlayan ve 28 Şubatla devam edegelen süreçte tuhaf şeyler olmaya başlandı memlekette. Açıktan olmasa da Kemalizm kulvar değiştiriyordu.

Solcular tutuklanıyor, baskılardan yurt dışına gidebilenler sürgüne zorlanıyordu bir şekilde.

Diğer taraftan içinde bir kısım Nurcuların da olduğu sağ kesim ise, kimi (sonradan itiraf ettiler) korkulardan, kimi ise arpalıklardan Evren’ci kesiliverdiler, ki anayasaya EVET vermeleriyle bunu teyid ettiler.

Cuntacılar ise dindarlara vurmalarına rağmen el altından biat eden gruplarla çalışıyordu.

Kemalistlere göre cuntacılar çark etmişti, ancak fitne çok büyüktü.

Kendi ifadeleriyle; “Laik Cumhuriyet’i korumak ve kollamak için” darbe yaptığını iddia eden General Kenan Evren’in âyetlerle süslediği konuşmaları, İslamizasyon politikasının başlama vuruşunu yapmıştı. 1980’li yıllarda pek az kişi, bu konuşmaların yeni bir planın habercisi olduğunun farkındaydı.”

Yeni projeksiyonu böyle ifade ediyorlardı.

Fikirler merdane karşıda durduğu miktarca zararı lokaldir, lâkin suret-i haktan görünüp kimlikler meçhule büründüğünde izalesi pek müşküldür. 

Okunma Sayısı: 1137
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ali TAM

    10.10.2021 15:58:59

    Kemalist ve Milliyetci Siyasal Islamcilik 1000 yamali DARBE ANAYASASINA ve onun FATIHASI kabul ettikleri 4 Maddeye BIAT ettiklerini secim probagandasi geregi Temcit pilavi gibi secim yaklastikca UYDURUK BIR ISTEK ORTAYA ATIYORLAR: YENI ANAYASA GELECEK. BATI veya AVRUPA Hukuku ve Medeniyeti Sezar ve Roma Hukukuna BIAT etmiyor. Anayasa bir HALKIN NAMINA YAPILIR ÖLÜMLÜ BIR INSANIN ISMINE ATIFLAR ICERMEZ! Yeni Anayasa ancak böyle olur. Anayasa ile Kiyamet kopmaz kiyamet, kopmasindan söz bile edilemez diyemez. Devlet yikip kurma gelenegi bol olan bu milletin baskanlarinin YERI TARIH KITABIDIR, ANAYASA DEGIL. Almanya'yi Prens Bismarck kurmustur Sosyal Hukuk hala onun getirdigi kanunlardan olusur. Alman Anayasasinda bir satir bile gecmez BISMARCKtan. Alman Anayasasi ve Ictihatlari birebir tercüme ile Türkiye Anayasasi yapilmiyor ama hukukumuzun yüzde 80i Almanlardan birebir tercüme.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı