"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Çok iyiler var ki...”

Hüseyin GÜLTEKİN
30 Mart 2026, Pazartesi
Sıradan ehl-i dinin ötesinde Nurlarla din-i mübîne hizmeti gaye edinen hadimlerin bazı sorumlulukları ve mükellefiyetleri var.

Öyle ya kahir ekseriyetinin imanla kabre girip saadet-i ebediyeye erişebilme şansına sahip olan bahtiyar şakirdlerin buna karşılık zor da olsa hali ile bazı önemli sorumluluklarını yerine getirmeleri gerekir.

Her şeyden önce “def’i şer celb-i nef’a racihtir” hakikatından hareketle öncelikli hareket noktamız şer ve kötülükleri def etmek olmalı; sonra hasenatları, iyilikleri işlemeyi gaye edinmeliyiz. Bunun tersi bir duruma yönelirsek, yani öncelikle hizmet adına bir çabanın bir gayretine girip; diğer taraftan da bilerek veya bilmeyerek kudsî hizmetlerimize perde olacak, zarar verecek söz ve beyanlarda hal ve davranışlarda bulunuyorsak böyle bir durumun götürüsü  getirisinden çok fazla olur. Kaş yapayım derken, göz çıkarmış oluruz. İstemeyerek de olsa üstlendiğimiz bu ulvî davaya zarar vermiş oluruz.

Bahtiyar bir ağabey; ”Bir zaman gelecek hizmete zarar vermemek hizmetten sayılacak” demiş. Bu ifade her zaman için geçerli olan bir tespit olsa gerek.

Üstad Bediüzzaman'ın ”Her bir günahta küfre giden bir yol vardır” tespitleri doğrultusunda olup bitenlere baktığımızda öncelikli hareket noktamız büyük günahlardan şiddetle kaçınmakla beraber “Haramın mukaddimesi (başlangıcı) da haramdır” hükmünü de dikkate alarak bütün hata ve günahlardan kaçınma gayretinden sonra iyiliklere, hasanelere yönelirmeleri gerekir Nur hadimlerinin.

Üstad Bediüzzaman’dan ders alan hiçbir Nur talebesi bilerek hizmetlere perde olamaz, zarar veremez. Böyle bir durumun büyük bir vebal olduğunun idrakinde olduğunu bilen hiçbir hâdim böyle bir tehlikeyi göze alamaz,

Ama Üstad Bediüzzaman’ın; ”Çok iyiler var ki iyilik niyetiyle kötülük yaparlar” ifadeleri çerçevesinde olup bitenlere baktığımızda nice Nur hadimlerin hizmet yapıyorum diye bilmeden maalesef bu hizmetlere, bu ulvî davaya perde olduklarına şahit oluyoruz.

Üstad Bediüzaman’ın hemen her zaman her konuda çağlara ışık tutan bütün ölçü ve prensiplerle yol gösteren ikaz ve tavsiyeleri net bir şekilde orta yerde dururken; başta darbe dönemleri olmak üzere, iktidar değişikleri dönemlerinde bazı hadimlerin Nurlardaki bu ikaz ve tavsiyelerini görmezden gelerek kafa feneri ölçüleriyle yanlış tevil ve yorumlarla kendisine göre siyasî tercihlerde bulunmaları ne ile izah edilir?

Hizmetlerimizin olmazsa olmazlarından olan ve hadimlerin riayet etmekle mükellef oldukları ve Üstad Bediüzzaman’ın; ”Akrep ve yılandan çekindiğiniz gibi çekininiz” diyerek emir buyurduğu ihlâs düsturlarını farkında olmadan da olsa kıran herhangi birinin hizmetten bahsetmesi düşünülür mü?

Üstad Bediüzzaman’ın, hizmet-i Kur’âniyede bulunan kardeşlerinizi tenkit etmeyin, şeklindeki ikazlarını dikkate almayıp, tenkit etmeyi alışkanlık haline getirenlerin kudsî hizmetlere faydası mı oluyor yoksa zararı mı?  

Okunma Sayısı: 1331
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Burhan Kula

    5.04.2026 16:24:57

    KHK larla yapılan zulmün haddi hesabı yok, yapılanların hadsiz bir zulüm olduğunu AİHM kararlarıyla da defalarca onayladı, bu zülme destek veren herkesi Allah rahmetinden mahrum bıraksın, Allah el-kahhar ismiyle muamele etsin

  • Hüseyin İlhan

    30.03.2026 12:30:42

    ENES kardeşim SİYASAL İSLAMCILAR=GÜLENİST desem eksik olur fazla olmaz .Lakin her hizmet grubunun içinde ehli hak ve hasbi,kalbi,samimi,ihlaslı insanalr da var ve tam zıddı menfaat için olan,niyeti hayr olmayanlarda var. Hele hele siyaset işi içine girilirse neleer neler var.Ailemden giren şashın o siyaset ile neleri devirdiğine şahitim. Acizane birçok siyasi teklifleri geri çevirmem siyaseti bilmemem değil.Lakiiin ehli hizmetim diyen,rızai ilahi için gayret edenin YAHUDİ CESARET ÖDÜLÜ namlı ve BOP Eşbaşkanı olan birinin peşinde olması asla doğru olmadığını milyonları geçen katliamlar ve bu katliamlarda dahli,hissesi olmasını da mı fakedemiyor,göremiyorsunuz. Soygun,alavere-dalşavere,dini tahrif ve tahribatı için defaatle birebir şahit ve bildiğim halde daha ne delil istersiniz.Rabbim dine ve millete,insanlığa zarar veren,yaradanın emirlerine alenen ve zımnen karşı olan şerlerin şerrinden dini mübini ve ehli iman ve masumları muhafaza eylesin.

  • Enes

    30.03.2026 12:17:46

    Abdullah bey doğrusunu söylemiş. Siyasal İslamcılara alet olmayalım diyenlerin gülenistlere alet olunması konusunda da bir tavır göstermesi gerekmez mi?

  • Ali Yılmazcan

    30.03.2026 10:04:16

    Allah bizleri ihlas ve istikametten ayırmasın. Güzel bir yazı. Allah razı olsun

  • Abdullah

    30.03.2026 06:37:42

    O def'i şer dediğiniz nedir?Kimler bu şerrin müsebbibleridir.Nasıl çalışırlar? Ne yaparlar? Bu şer,bu fitne ne zaman içimize girdi.Bunları biraz açar mısınız? Kapalı ithamlar yapmak kimseye bir şey kazandırmaz. Fitnenin,şerrrin adını koyun ve nasıl başladığını,nasıl çalıştı ğını, kime nasıl hizmet ettiğini, açık ve net olarak ortaya koyun ki, kimse bu şerre alet olmasın,kimse bu tuzağa düşmesin. Bu şerre alet olanlar en çok hangi kavramları kullanıyorlar,ve hangi siyasi cereyana hizmet ediyorlar? Ma lumunuz çarpışan iki siyasi cereyan var.Bunlar kavga halindeler.Bir zaman lar birbirlerine kanka idiler.Sonra men faat ve saltanat için birbirlerine düştü ler.Biz Nur talebeleri olarak ikisinden de yana değiliz.Çünkü bu iki siyasi cereyan Nur'a karşıdır.İçimizdeki fitne hangi cereyana çalışıyor? Hangisine hizmet ediyor? Ve çalışma tarzını.orta ya koyun ki; cemaatınmız bunların tuza ğına düşmesin.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı