"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

'Hepimiz şu soruyu soruyoruz'

18 Şubat 2020, Salı 17:12
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu.

Kemal Kılıçdaroğlu, yaptığı konuşmada, Gezi Parkı olaylarına ilişkin davayı hatırlatarak bu olayların, ülkenin genç, yetenekli, okumuş, hayatı sorgulayan gençlerinin, baskı rejimine karşı bir tepkisi olduğunu öne sürdü.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Gezi eylemini, bir baskının ortaya çıkardığı aydınlanma hareketi olarak görmemiz gerekiyor. Dolayısıyla gençlerin yaptıkları eylemleri de saygıyla, sevgiyle karşılamamız gerekiyor. Bir dönemin savcılarının hazırladığı iddianamelerle, ki o savcıların bir kısmı kaçtı bir kısmı hapiste, bizim gençlerimiz, akademisyenlerimiz, sanatçılarımız yargılanıyor. Bunlar doğru değildir. Buna izin vermemek lazım. Adalet dediğimiz kavramın içini boşaltmamamız lazım."

"Bu cesareti nereden alıyor?"

AİHM'in, Gezi Parkı davası sanıklarından iş insanı Osman Kavala'nın serbest bırakılması kararı verdiğini ancak bu kararı uygulayacak mahkeme bulunmadığını öne süren Kılıçdaroğlu, "Nasıl bir hukuktur, nasıl bir adalettir? Bir üst mahkemenin verdiği kararı bir alt mahkeme 'sen ne okursan oku ben buna uymayacağım' diyebiliyor. Bu gücü, bu cesareti nereden alıyor?" diye sordu.

Kılıçdaroğlu, "Dolayısıyla her şeye rağmen hepimiz bu davanın adalet içinde sonuçlanmasını bekliyoruz. Her şeye rağmen adalet olmalı, her şeye rağmen güzellik olmalı, her şeye rağmen birlikte yaşamalıyız." değerlendirmesinde bulundu.

"Siyasetteki kini, öfkeyi, intikamı bir tarafa bırakmalıyız"

Kılıçdaroğlu, her inanca, her kimliğe ve her yaşam tarzına saygı göstereceklerini, Türkiye'nin böyle güzel olacağını söyledi.

Farklılıklarıyla zenginleşen bir Türkiye'nin inşa edilmesi gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, "Siyasetteki kini, öfkeyi, intikamı bir tarafa bırakmalıyız. Yargı kullanılarak gençlerden intikam alınmaz. Yazıktır, günahtır. O çocukların tamamı bizim çocuklarımız, bizim evlatlarımız. Hapse atsan ne olur, hapiste tutsan ne olur, ellerine kelepçe vursan ne olur? Sen mi kazanırsın, yoksa gençleri mi kaybedersin? Gençlere delikanlı diyoruz. Bazen dozu aşabilirler, kabul edelim. Bize düşen gençliği hoşgörüyle karşılamaktır. Anneler de babalar da öyle düşünür." şeklinde konuştu. 

"Gençler umudunu kesiyor"

Kılıçdaroğlu, herkesin bir gelecek endişesi yaşadığını savunarak, gençlerin umudunu kestiğini, geleceklerini gelişmiş ülkelerde aradıklarını söyledi. 

Kılıçdaroğlu, "Hepimiz şu soruyu soruyoruz. Bu Türkiye ne zaman düzelecek? Ne zaman hepimiz huzura kavuşacağız? Hiç endişe etmeyin, Türkiye'yi huzura kavuşturmak, namuslu, dürüst, vatandaşla arasında ayrım yapmayan politikacıların görevidir." şeklinde konuştu. 

"Suriye politikasının maliyeti ağır oldu"

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, hükümeti, Suriye politikası konusunda uyardıklarını, Suriye politikasının Türkiye'ye maliyetinin ağır olduğunu söyledi.

Bölgede vekalet savaşları yapıldığını ifade eden Kılıçdaroğlu, "Egemen güçlerin taşeronluğuna saray sosyetesi soyunuyor. Orduyu da kullanıyorlar. Ölen bizim askerimiz. Mitinglerinde kefen bezi giymiş yandaşların seni karşılıyorlardı. Suriye'ye o yandaşlarını gönder. Ellerine silahı ver gitsinler. Fakir fukaranın çocuğunu niye, hangi amaçla gönderiyorsun?" diye konuştu.

AA

Okunma Sayısı: 2685
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı