"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ramazan, “mahsûs bir bayram-ı İlahî”dir!

Prof. Dr. İlyas Üzüm
31 Mart 2024, Pazar 02:39
RAMAZAN RİSALESİNDEN GÜNLÜK MESAJLAR

Said Nursi Ramazan Risalesinde Ramazanın insanın manevi kazancına bakan hikmetlerinden bahsederken bu ayın seksen yıllık bir ömrün neticelerine ve meyvelerine ulaştırabileceğini söylüyor, buna -ayetin ifadesiyle- Kur’an’ın inzal olduğu Kadir gecesinin bin aydan daha hayırlı olduğu beyanını delil olarak sunuyor. Ardından da şunu kaydediyor: “Evet, nasıl ki bir padişah, müddet-i saltanatında, belki her senede, ya cülûs-u hümayun namıyla veyahut başka bir şâşaalı cilve-i saltanatına mazhar bazı günleri bayram yapar. Raiyetini, o günde umumî kanunlar dairesinde değil, belki hususî ihsânâtına ve perdesiz huzuruna ve has iltifatına ve fevkalâde icraatına ve doğrudan doğruya lâyık ve sadık milletini has teveccühüne mazhar eder. Öyle de, Ezel ve Ebed Sultanı olan on sekiz bin âlemin Padişah-ı Zülcelâli, o on sekiz bin âleme bakan, teveccüh eden ferman-ı âlişânı olan Kur’ân-ı Hakîmi, Ramazan-ı Şerifte inzal eylemiş. Elbette o Ramazan, mahsus bir bayram-ı İlâhî ve bir meşher-i Rabbânî ve bir meclis-i ruhanî hükmüne geçmek, mukteza-yı hikmettir.”1

Müellif burada konuyu zihne yakınlaştırmak için dünyevi saltanat ya da hükümranlıkları örnek veriyor. Bu hükümranlıkların hakimiyeti elde ettiği veya çok önemli başarılar sağladığı günleri bayram ilan ettiğini belirtiyor. Bu günlerde umumi kanunlar yerine ayrıcalıklar devreye sokarak hususi ihsanatta bulunduğunu dile getiriyor. Gerçekten devletlere bakıldığında her devletin bayram yahut özel günlerinin böyle bir temele dayandığı, o günlerde bazen umum af çıkarıldığı, bazen ücretlere hususi artış yapıldığı, ödüller verildiği, tatil ilan edildiği… görülüyor. Zaten bayram da umumi sevinç ve memnuniyet ifade eden gün yahut zaman anlamına geliyor. Müellif, dünyevi saltanatlarda görülen bu vakıadan yola çıkarak ezel ve ebed sultanı olan Cenab-ı Hakkın kendi hitab-ı ezelisi olan ve bütün aleme bakan, onların hakikatini beyan eden Kur’an-ı Hakim’i inzal ettiği ay olan Ramazanın “mahsûs bir bayam-ı İlahî” olduğunu paylaşıyor. 

Metinde dikkat çeken hususlardan birisi bayramlarda genel geçer kanunlarla değil, hususi ihsanlarla muamele edildiğinin belirilmesi. Bunu ilahî saltanatın özeli tecellisi olan Ramazana uyarladığımızda iki boyutlu olarak anlamak mümkün görünüyor: a) Cenab-ı Hakkın bu mübarek ayda af ve mağfiretinin daha ziyade tecelli etmesi, b) müminlerin oruç Kur’an tilaveti, zekât ve infakta bulunma gibi salih amellerine daha ziyade sevaplar bahşedilmesi. Her iki açıdan da Ramazan bayram özelliği taşıyor. Nitekim Resul-i Ekrem (asm)’ın, “Ramazan ayında cennet kapılarının açılıp cehennem kapılarının kapanacağını” belirten hadisi2, yine onun (asm) “Kim inanarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa Allah onun geçmiş günahlarını bağışlar” buyurması, keza “En faziletli sadaka Ramazan ayında verilen sadakadır”3 gibi beyanları bu boyutlara işaret ediyor.

Dipnotlar:

1- Mektubat (İstanbul 2020, YAY), s. 399.

2- Buharî, “Savm”, 5.

3- Tirmizi, “Zekat”, 28.

Okunma Sayısı: 1172
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı