03 Temmuz 2014, Perşembe
Risale-i Nur, başta otuz üç adet Sözlerdir ve "Sözler" nâmıyla yâd edilir. Fakat Otuz Üçüncü Söz müstakil değil, belki otuz üç adet Mektubattan ibarettir. Ve "Mektubat" namıyla zikredilir. Sonra Otuz Birinci Mektup dahi müstakil değil, belki otuz bir adet Lem′alardan mürekkeptir ve "Lem′alar" adıyla müştehirdir. Sonra Otuz Birinci Lem′a dahi müstakil olmamış; o da inşaallah otuz bir adet Şuâlardan mürekkep olacak. El-Âyetü′l-Kübrâ Yedinci ve bu Risale Sekizinci Şuâlardır. Demek Sözlerin hâtimesi Otuz İkinci Sözdür. Risale-i Nur, Kur′ân′ın ve Kur′ân′dan çıkan bürhanî bir tefsir olduğundan, Kur′ân′ın nükteli, hikmetli, lüzumlu, usandırmayan tekraratı gibi onun da lüzumlu, hikmetli, belki zarurî ve maslahatlı tekraratı vardır. Hem Risale-i Nur, zevk ve şevkle dillerde usandırmayan, daima tekrar edilen Kelime-i Tevhidin delilleri olmasından, zarurî tekraratı kusur değil; usandırmaz ve usandırmamalı.
(Risale-i Nur Külliyatından)
RİSALE-İ NUR NEDİR?
AHMET DEMİRDÖĞMEZ
Okunma Sayısı: 599
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.