"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Tevfik-i İlâhiyeyi yakalayabilmek için

26 Mayıs 2019, Pazar 00:03
Olmaya dünyada bir meta ki, birlik ve beraberlikten ortaya çıkan uhuvvet, ahiret kardeşliği; bir ve beraber olmak…

Herkesin arzu ettiği, istediği ve içinde bulunmaktan iftihar ettiği şahs-ı manevî çadırı altında yer alabilmek.

Şu Kur’ân ve iman hizmetinde en önemli şey tek başına kalmamak, tek başına hareket etmemektir. Hizmet elemanlarıyla, hizmette koşuşturan hademelerle bir ve beraber olmak ve bu fikre daima sıcakkanlı olarak yaklaşmak lâzımdır.

En kötü fikir ve düşünce ise şu hizmette tanışmış, bu hizmetin değerini, kıymetini ve kudsiyetini anlamış ahirzaman kahramanlarını dışlamaktır… Veya dışlandığını hissettirmektir.

Hizmette fedakârlıkların birleşmesiyle birlik bütünlük sağlanır. Yoksa en büyük fedakârlığı yapmış olan fertler “biz biz, beraberiz!...” yerine “ben, ben, benim!” diyorsa birlik, bütünlük, beraberlik, uhuvvet yerine ancak ayrılık, gayrılık, iftirak, ihtilâf, enaniyet ve hodgamlık tohumları yeşerir ve sahiplerini yutacak birer girdap tuzağı haline gelebilirler.

Şu kudsî daire içerisinde bulunan hademelerin hatası olsa veya başkaları: “hatalısın” dese… Yani şu kudsî dairenin, kudsî hizmetinin yüzüsuyu hürmetine ”hatalıyım” diye özür dileyebilse acaba ne kaybeder veya hizmet neler kazanır… İşte muvazene ve dengenin muhakkak bir surette Hak namına yapılacağı vasat bir durum…

Hizmeti önemsemek, fedakâr olmak kadar; hizmete mugayyir, hizmete mani ve şevk kırıcı, ümitsizliğe sevk edici haletten kaçınmak ve dikkat etmek de daha fazla önemlidir. 

İnsanlarla iyi geçinmeyi kendine düstur ittihaz etmiş olanlara, uhuvvet noktasından iman, Kur’ân, İslâmiyet hizmetinde bulunanlarla da iyi geçinmek bir büyük düstur, kural ve prensip olmalıdır. Hedef, gaye hizmetteki birlik ve beraberlik için mesai arkadaşlarıyla iyi geçinmek, her sözü, her fiili tenkit etmektense biraz daha müsamahakâr davranıp o haline duâ etmek, zira aynı kusur ve hatalar bazen bizden de südur etmektedir.

Neden kösteklemek, ötelemek, dışlamak yerine; daima yardımcı olmak, kucaklamak, el ele tutuşmak, omuz omuza vermek, birlik ve beraberlik içinde hareket etmek tercihimiz olmuyor ki? Acaba tahkiki iman derslerinden aldığımız feyiz ve anlayışta mı bir eksiklik var, yoksa anladıklarımızı tatbik etmekte mi sıkıntı var bunları sorgulamak gerekiyor. Bence biraz ene’lerimiz kabarıyor, bunu terk etmek evlâdır…

Başka çare yok! Çok okuyacağız! Uhuvvet edeceğiz, bir ve beraber olacağız! Her türlü fedakârlığı yapacağız! Kendimiz için istediğimizi kardeşimiz içinde isteyeceğiz. Hizmet aşkımızı, şevkimizi, ümidimizi kıracak her türlü hal ve kal’den uzak duracağız. Ve tevfik-i İlâhiyeye, inayet-i Rabbaniyeye teslim olacağız. Umudumuz o ki inşallah muvaffak olacağız.

Okunma Sayısı: 735
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı