"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Dünyayı kesben değil, kalben terk etmek lâzım

Risale-i Nur'dan
13 Ocak 2022, Perşembe
“Sübhanallah” ve “Elhamdülillah” cümleleri Cenab-ı Hakk’ı celâl ve cemal sıfatlarıyla zımnen tavsif ediyorlar.

Celâl sıfatını tazammun eden “Sübhanallah” abdin ve mahlûkun Allah’tan baîd olduklarına nâzırdır. Cemal sıfatını içine alan “Elhamdülillah” Cenab-ı Hakk’ın rahmetiyle abde ve mahlûkata karîb olduğuna işarettir.

Meselâ, biri kurb, diğeri bu’d olmak üzere, bize nâzır, şemsin iki ciheti vardır. Kurb cihetiyle hararet ve ziyayı veriyor, bu’d cihetiyle insanların mazarratlarından tâhir ve sâfî kalıyor. Bu itibarla, insan şemse karşı yalnız kàbil olabilir, fâil ve müessir olamaz.

Kezalik, bilâteşbih, Cenab-ı Hak rahmetiyle bize karîb olduğu cihetle O’na hamd ediyoruz; biz O’ndan uzak olduğumuz cihetle O’nu tesbih ediyoruz. Binaenaleyh, rahmetiyle kurbüne bakarken hamd et, O’ndan baîd olduğuna bakarken tesbih et. Fakat her iki makamı karıştırma ve her iki nazarı birleştirme ki, hak ve istikamet mültebis olmasın. Lâkin iltibas ve mezc olmadığı takdirde, her iki makamı ve her iki nazarı hem tebdil, hem cem’ edebilirsin. Evet, “Sübhanallahi ve bihamdihî” her iki makamı cem’ eden bir cümledir.

İ’lem Eyyühe’l-Aziz!

Dört şey için dünyayı kesben değil, kalben terk etmek lâzımdır:

1. Dünyanın ömrü kısa olup sür’atle zeval ve guruba gider. Zevalin elemiyle visalin lezzeti zeval buluyor.

2. Dünyanın lezaizi zehirli bala benzer, lezzeti nisbetinde elemi de vardır.

3. Seni intizar etmekte ve senin de sür’atle ona doğru gitmekte olduğun kabir, dünyanın ziynetli, lezzetli şeylerini hediye olarak kabul etmez. Çünkü dünya ehlince güzel addedilen şey, orada çirkindir.

4. Düşmanlar ve haşerat-ı muzırra arasında bir saat durmakla dost ve büyükler meclisinde senelerce durmak arasındaki muvazene, kabir ile dünya arasındaki aynı muvazenedir. Maahâzâ, Cenab-ı Hak da bir saatlik lezzeti terk etmeye dâvet ediyor ki, senelerce dostlarınla beraber rahat edesin. Öyle ise kayıtlı ve kelepçeli olarak sevk edilmezden evvel, Allah’ın dâvetine icabet et.

Fesübhanallah, Cenab-ı Hakk’ın insanlara fazl ü keremi o kadar büyüktür ki, insana vedia olarak verdiği malı, büyük bir semeni ile insandan satın alır, ibka ve himaye eder. 

Eğer insan o malı temellük edip Allah’a satmazsa, büyük bir belâya düşer. Çünkü o malı uhdesine almış oluyor. Halbuki kudreti taahhüde kâfi gelmiyor. Çünkü arkasına alırsa beli kırılır, eliyle tutarsa kaçar, tutulmaz. En nihayet meccanen fenâ olur gider, yalnız günahları miras kalır.

Mesnevî-i Nuriye, s. 138-140

LÛ­GAT­ÇE:

abd: Kul.

baîd: Uzak, ırak.

bu’d: Uzaklık, uzak olma.

ibka: Devamlı kılma, sürekli kılma.

kesben: Çalışma yönüyle, gayret ve emek açısından.

kurb: Yakınlık.

meccanen: Bedava şekilde, parasız, ücretsiz olarak.

mültebis: Karışık, şüpheli, bulanık.

vedia: Emanet, saklanılmak ve korunmak üzere bırakılan şey.

visal: Ulaşma, kavuşma.

zeval: Sona erme, yok olma, ölme.

zımnen: Açıktan olmayarak, dolayısıyla, üstü kapalı olarak, kapalı bir şekilde.

ziya: Işık.

Okunma Sayısı: 1385
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Cenk Çalık

    13.1.2022 11:24:04

    "Seni intizar etmekte ve senin de sür’atle ona doğru gitmekte olduğun kabir, dünyanın ziynetli, lezzetli şeylerini hediye olarak kabul etmez. Çünkü dünya ehlince güzel addedilen şey, orada çirkindir." Her saniye ölüme biraz daha yaklaşıyoruz. Dünyadan da buna paralel uzaklaşmak gerekirken zehirli ballara aldanıyoruz. Güzel dediklerimizin bize çirkin olduğunu, elem getireceğini düşünmeden yaşamaya çslışıyoruz. Deve kuşu gibiyiz adeta. Kafalar kumlara saplamayı marifet sayıyoruz. Vakit azaldı. Bir an önce uyanmalıyız vesselâm.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı