"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Her bahar, haşir hakikatini ilân eder

Risale-i Nur'dan
16 Nisan 2024, Salı
Madem biz gözümüzle görüyoruz:

Öyle ihâtalı ve azametli bir hafîziyet hükmeder ki, zîhayat her şeyin ve her hâdisenin çok suretlerini ve gördüğü fıtrî vazifesinin defterini ve esma-i İlâhîye karşı lisan-ı hâl ile tesbihatına dair sahife-i a’mâlini misalî levhalarda ve çekirdeklerinde ve tohumcuklarında ve Levh-i Mahfuz’un nümunecikleri olan kuvâ-yı hafızalarda ve bilhassa insanın dimağındaki pek büyük ve pek küçük kütüphanesi olan kuvve-i hafızasında ve sâir maddî ve manevî in’ikâs âyinelerinde kaydeder, yazdırır, zabtederek muhafaza altına alır. Sonra mevsimi geldikçe bütün o manevî yazıları maddî bir tarzda da gözümüze gösterip milyonlarla misaller ve deliller ve nümuneler kuvvetiyle, “Amel defterleri açıldığında. (Tekvir Suresi: 10)” ayetindeki en acib bir hakikat-i haşriyeyi, kudretin bir çiçeği olan her bahar, kendi çiçek-i ekberinde milyarlar dil ile kâinata ilân eder. Ve başta nev-i insan olarak bütün zîhayatlar ve bütün eşya, fenâya düşmek ve ademe sukut etmek ve hiçlikte mahvolmak ve başta nev-i beşer olarak zîhayatlar, idam edilmek için yaratılmamışlar. Belki bekaya terakkî ile ve devama tasaffî ile ve sermedî vazifeye istidadıyla girmek için halk olunduklarını gayet kuvvetli ispat eder.

Evet, her baharda müşahede ediyoruz ki; güz mevsimi kıyametinde vefat eden hadsiz nebatat, bahar haşrinde her bir ağaç, her bir kök, her bir çekirdek, her bir tohum, “Amel defterleri açıldığında. (Tekvir Suresi: 10)” ayetini okuyup bir manasını, bir ferdini kendi diliyle, geçmiş senelerde gördüğü vazifenin misalleriyle tefsir ederek o azametli hafîziyete şehadet eder. “O (Allah) Evvel’dir, Âhir’dir, Zâhir’dir, Bâtın’dır” [Hadid Suresi: 3] ayetindeki dört muazzam hakikatleri her şeyde gösterip, hafîziyeti a’zamî derecede ve haşri bahar kolaylığında ve kat’iyetinde bizlere ders verir.

Asâ-yı Musa, Yedinci Mesele, s. 44

LÛ­GAT­ÇE:

adem: yokluk.

çiçek-i ekber: en büyük çiçek.

hafîziyet: Cenab-ı Hakkın her mahlûkun başına 

gelecek vaziyetleri ve başından geçenleri 

muhafaza etme, kaydedip saklama sıfatı.

hakikat-ı haşriye: diriliş gerçeği, öldükten sonra 

diriliş hakikati.

halk olunmak: yaratılmak.

haşir: ölümden sonra dirilip Allah’ın huzurunda 

toplanma.

ihâtalı: kuşatıcı.

in’ikâs: aksetme, yansıma.

kuvâ-yı hafıza: hafıza güçleri, hafıza kabiliyetleri.

Levh-i Mahfuz: Allah’ın ezelî ilmiyle kâinatta olmuş ve olacak şeyleri yazdığı levha.

tasaffi: saflaşma, durulaşma, temizlenme.

terakkî: ilerlemek.

zîhayat: hayat sahibi.

Okunma Sayısı: 1268
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Cenk Çalık

    16.4.2024 23:23:52

    "Ve başta nev-i insan olarak bütün zîhayatlar ve bütün eşya, fenâya düşmek ve ademe sukut etmek ve hiçlikte mahvolmak ve başta nev-i beşer olarak zîhayatlar, idam edilmek için yaratılmamışlar. Belki bekaya terakkî ile ve devama tasaffî ile ve sermedî vazifeye istidadıyla girmek için halk olunduklarını gayet kuvvetli ispat eder." Adem değil vücut için yaratılmıştır mevcudat vesselâm.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı