"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kur’ân, vakti bitmeyen, ebedî bir mu’cizedir

Risale-i Nur'dan
30 Aralık 2020, Çarşamba
(Dünden devam)

Kur’ân’ın verdiği meyveler hem mükemmeldir, hem hayattardır. Öyle ise, Kur’ân ağacının kökü hakikattedir, hayattardır. Çünkü meyvenin hayatı, ağacın hayatına delâlet eder. İşte bak, her asırda ne kadar asfiya ve evliya gibi mükemmel ve kâmil zîhayat ve zînur meyveler vermiş.

Hem hadsiz müteferrik emarelerden neş’et eden bir hads ve kanaatle, Kur’ân, hem ins, hem cin, hem meleğin makbulü ve mergubudur ki okunduğu vakit, onlar iştiyakla pervane gibi etrafına toplanıyorlar.

Hem Kur’ân vahiy olmakla beraber, delâil-i akliye ile teyid ve tahkim edilmiş. Evet, kâmil ukalânın ittifakı buna şahittir. Başta ulema-i ilm-i kelâmın allâmeleri ve İbni Sina, İbni Rüşd gibi felsefenin dâhîleri, müttefikan esâsât-ı Kur’âniyeyi usulleriyle, delilleriyle ispat etmişler.

Hem Kur’ân, fıtrat-ı selime cihetiyle musaddaktır. Eğer bir arıza ve bir maraz olmazsa, her bir fıtrat-ı selime onu tasdik eder. Çünkü itminan-ı vicdan ve istirahat-i kalp, onun envâ­rıyla olur. Demek, fıtrat-ı selime, vicdanın itminanı şehadetiyle onu tasdik ediyor. Evet, fıtrat lisan-ı hâliyle Kur’ân’a der: “Fıtratımızın kemâli sensiz olamaz.” Şu hakikati çok yerlerde ispat etmişiz.

Hem Kur’ân, bilmüşahede ve bilbedahe, ebedî ve daimî bir mu’cizedir. Her vakit i’cazını gösterir. Sair mu’cizat gibi sönmez, vakti bitmez; ebedîdir.

Hem Kur’ân’ın mertebe-i irşadında öyle bir genişlik var ki bir tek dersinde, Hazret-i Cibril (as), bir tıfl-ı nevresîde ile omuz omuza o dersi dinler, hisselerini alırlar. Ve İbni Sina gibi en dâhî feylesof, en âmî bir ehl-i kıraatle diz dize aynı dersi okurlar, derslerini alırlar. Hatta bazen olur ki o âmî adam, kuvvet ve saffet-i iman cihetiyle, İbni Sina’dan daha ziyade istifade eder.

Hem Kur’ân’ın içinde öyle bir göz var ki bütün kâinatı görür, ihata eder ve bir kitabın sahifeleri gibi kâinatı göz önünde tutar, tabakatını ve âlemlerini beyan eder. Bir saatin sanatkârı nasıl saatini çevirir, açar, gösterir, tarif eder; Kur’ân dahi, elinde kâinatı tutmuş, öyle yapıyor.

İşte şöyle bir Kur’ân-ı Azîmüşşan’dır ki “Fa'lem ennehû lâ ilahe illallah" [Bil ki: Allah’tan başka hiçbir ilâh yoktur. (Muhammed Sûresi: 19.)] der, vahdaniyeti ilân eder.                   

Mektubat, s. 228

LÛ­GAT­ÇE:

delâlet: Delil olma, gösterme.

fıtrat-ı selime: Doğru ve doğruluk üzerine yaratılış; bozulmamış yaratılış, sağlam huy, tabiat.

hads: Güçlü sezgi, seziş.

i’caz: Mu’cizelik, mu’cize oluş.

musaddak: Doğrulanmış, gerçekliği kabul edilmiş.

müteferrik: Çeşitli, ayrı ayrı.

neş’et etmek: Meydana gelmek, çıkmak.

tıfl-ı nevresîde: Yeni yetişmiş çocuk.

ukalâ: Akıllılar.

vahdaniyet: Allah’ın birliği.

zîhayat: Hayat sahibi, canlı.

zînur: Nurlu.

Okunma Sayısı: 1236
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Cenk çalık

    31.12.2020 02:50:40

    Kur'an'ın her kesime hitap etmesi mucizedir. Akademik camiada bile kendi alanın dışındaki insanlara hitap etmek çok zordur. Zira her ilmin kendine mahsus bir lisanı ve kaideleri vardır. O ilmi anlamak için ciddi emek sarf etmek gerekir. Ayrıca zamanla bilgilerin güncellenmesi gerekir. Aksi takdirde yine anlaşılmaz olunur. Oysaki Kur'an tüm asırlara, ediplere, alimlere, dahilere hitap ettiği gibi en avamın da anlaması apaçık bir mucizedir...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı