"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Düğün, dernekte israf mübah mı?

Rukiye Anar
25 Haziran 2022, Cumartesi
Yaz mevsiminin gelmesiyle bir israf sayfası daha açılıyor.

Düğün ve derneklerin ya da etkinliklerin yapılması esnasında nedense ölçü şaşıyor, kaideler bozuluyor ve bu hengamede ipin ucuda kaçıyor. Mahalle baskısı, moda kültü, marka tutkusu bir çok şeyde olduğu gibi bu meselede de çoğunluğumuzu etkisi altına alıyor. 

İslamın hayatın her noktasında bir kaidesi, kitapta ve sünnette bir usulü, bir ölçüsü bulunan yaşam biçimi hakikati ile tanımlarken, her şeyimizi bu mihenge vurmalı ve bakmalıyız. Gerçekten bizim yaşam tarzımız ne kadar uyuyor ilâhi müeyyidelere? Her dindar fert Hz. Fatıma’nın düğünü ve çeyizinı bilir ama onlara benzemeye gelince her şey değişiyor ve unutuyoruz. 

Mâalesef cemiyetlerimiz gösterişe, bir yarışa ve sınırı koyulamayan koşuya dönüştü. Her gün yeni bir âdet ve tarz çıkarılıp israf yolu körükleniyor.

Böylece kimse birbirinden geri kalmak istemedikçe kısır bir döngü içinde tutunmaya çalıştığımız değer ölçülerimizde elimizde eriyor. Sanki bu merasimlerde yapılan masrafın sorgu suali yokmuş gibi davranılıyor. Bu sebeple gençlerimiz evlenemiyor ya da çok borç altına giriyor. Her şeyin en lüksü, en son modeli derken altından kalkmayacaği yükün altında ezilirken daha kötüsü kredi çekerek faize giriliyor. Haram haramı getiriyor ve hem dünyası hem uhrâsı berbat oluyor. Halbuki ayette ne buyruluyor? “Şüphesiz saçıp savuranlar şeytanların kardeşleridir. Şeytan ise Rabbine karşı çok nankördür.” (İsra, 17/27) Burada israf edenleri şeytana kardeş olarak nitelendirilmesi 

önemli bir noktayı gösteriyor. Yani şeytan israfı sever ve bu onun sıfatıdır ki, kim israf ederse ona benzer, ondan olur. Hem görüyoruz ki savurganlar bunu devam ettirebilmek için başka günahlara da bulaşıyorlar. 

Hani mümin kişi peygamber (asm) ve ashaba uyarak kanaâtkâr ve mütevazi olması gerekirdi? Tüm nebilerin ve salihlerin yolu zühd (dünya hevesinden uzak durma) ve takva üzerine kurulmuşken. 

Ayrıca iktisat ve kanaât etmenin bir şükür vesilesi olduğunu bildiğimiz halde. 

(19. Lema 1. Nükte.) 

Şu hâlde bu konuda ölçüyü Kur’ân şöyle veriyor: “Onlar, harcadıklarında ne israf ederler ne cimrilik ederler. Onların harcamaları bu ikisi arasında dengeli bir harcamadır.” (Furkan, 67)

Şunu unutmayalım ki Kur’ân ve sünnetin düsturlarina uymadığımızda hep ziyan ve yıkım bizi bulacak. Etrafın ne demesinden çekinmiyerek, kınayanin kınamasından korkmayarak kendi ölçülerimize ve değerlerimize göre hareket edelim. Her nimetin hesabı her imkânın suali mutlaka verilecektir. Selam ve dua ile..

Okunma Sayısı: 1478
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı