"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Elleriyle okuyanlar

Şadiye Şeyma ERKOÇ
03 Mart 2019, Pazar
Duyamamak mı, konuşamamak mı, görememek mi? Yoksa hissedememek mi?

Yoldan önce yoldaş diye bir söz var... Biz iki yoldaşız... İki yıldır işitme engellilerle ve görme engellilerle birlikteyiz. Aslında hiç engelli demedik biz onlara. Çünkü bize göre asıl engel onlardaki değil, asıl engelli onlar değildi... 

İşaret dili ve tercümanlık belgesini alırken niyet ettik, duâ ettik;  “Allah’ım, bu ilmi öğrendikten sonra bizi onlarla buluştur, faydalı eyle” diye... Bir yıl süren kursun hemen ardından, Cenab-ı Hak nasip etti ve göreve başladık... Onlarla birlikte bambaşka bir hayatı tanıdık... 

Evet, bizim ellerimiz, parmaklarımız Kur’ân okuyor... Allah’ı, Peygamberi, Sünneti, iman hakikatlerini anlatıyor... Soranlar oluyor, “Üzgünler mi onlar?” diye. Hayır diyoruz, her işlerini kendileri yapabiliyorlar, çok mutlular, eğlenceliler, öğrenmek için şevkliler, ilme âşıklar... 

Meselâ, en büyük öğrencimiz 53 yaşında duyamıyor ve konuşamıyor... Üç haftada Kur’ân’a geçti, şu anda tecvidleri uyguluyor... Ben o kadar şevkle Ku’ân okuyan, anlattıklarımızı dikkatle takip eden, en önemlisi hayatına geçirmeye çalışan birini görmedim. Hafta sonu ara verdikten sonra Pazartesi günleri Kur’ân’a özlemini öyle bir anlatıyor ki görmeniz lâzım... 

Hafta içi okula gidip, hafta sonu bizimle olan gönül gözleri gören kuzularımız var bir de... Hepsi Kur’ân’ı Braille alfabesinden tecvidle okumayı öğrendiler, sûre ezberinde harikalar... “Öğretmenim çok güzel şeyler anlatıyorsunuz, hiç bitmese” demeleri iman hakikatlerine olan sevgilerini, ihtiyaçlarını gösteriyor zaten bize... 

Her biri bizim için çok özel, çok değerli... Ahirette inşallah göreceğiz o nurlu elleri... 

Aslında görüp, duyup, konuşup Kur’ân’ı, iman ilimlerini okumayan, öğrenmeyen, öğrenmek istemeyen, vakit bulamayan nice insanlara, bizlere en güzel örnekler onlar... 

Peki, sizce asıl engelli onlar mı? Azalarımızla günah işleyip, pişman olmuyorsak, gözyaşı akıtıp üzülmüyorsak, kalp kırıp, gönül yıkıp, aldırmıyorsak, hakka girip umursamıyorsak, yanlışımızı bilip vicdanımızda hiçbir şey hissetmiyorsak, yoksa engel bizde mi? Kalbimizde mi? Onlara mı üzülmeli? Yoksa kendimize mi?

Okunma Sayısı: 1126
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı