"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Mesih’in diyarında bahar…

Şükrü BULUT
13 Nisan 2026, Pazartesi
Doğulular Paskalya, Almanlar Ostern (Doğu Güneşi) diyorlar…

Mesih’in dirilişini Nisan çerçevesinde arayan Hıristiyanlar, dinlerinin ikinci büyük bayramında, Hz. İsa’yı (as) çarmıhtan dirilişe kutlarlarken; Avrupa’daki Müslümanlar ise, onun Hz. Muhammed’in (asm) şeriatıyla amel etmek üzere inişine bayram ediyorlar… Her iki halde de bu senenin Nisan’ında, Mesih’in diyarında bayram vardı.

Mesihîlerin kırk günlük oruçlarının da ardındaki bayramın en büyük güzelliği ise; birden ısınan havalar eşliğinde tabiatın hayvanatla birlikte dirilişi olmalıydı. Her sabah kuşların ötüşleri ve betonlaşmayan şehirlerin caddelerinde açan her günün çiçeklerinin farklı şekil ve renklerde olmaları; Mesihî diyarı ayıran çizgi olmalıydı… 

Bediüzzaman Avrupa için, “Hıristiyanlığın kilisesi” diyor. Bu bayramda da öyle… Sokaklar, efkâr-ı ammenin müşahhaslaştığı meydanlar, medya ve hayatın çok kareleri Ostern unsurlarıyla dolu, Almanya’da…  Okullar iki haftalık tatile başlarken, fabrikalar da üretim bantlarını beş günlüğüne durdurdular… Avrupa Nur Cemaati de diğer onlarca İslâmî cemaat gibi bunu fırsat bilerek onlarca hazırlık ve hizmetlerde bulundular. Bütün bu çalışmaların; geleneksel Ahlen Nur Bayramı ile zirveye ulaştığını, Avrupa ve Türkiye’den iştirak edenler bizatihî yaşadılar… Beş neslin bir arada, bayram havasında, Mesihî diyarda ve Risale-i Nur’un etrafında toplanmaları, Cenneti tedaî ettirecek manzaralardan olmalıydı… Altmış senelik bir yolculuktan ayrılıp Cennete uçanların hatıraları, ihtiyarlığın ağırlaştırdığı şartlarla katılamayanların duaları ve Türkiye’ye kesin dönüş ile hizmete oradan devam edenlerin selâmlarıyla lahutî hüznü dalgalandıran Ahlen Toplantısı da; tekrarı mümkün olmayan bir başka bayramdı…

Mesih’in diyarındaki bayramların çok garip olduğunu bir kez daha gördük. Sokaktaki Nasara, okullardaki muallimleri, caddelerdeki ahali ve bilhassa dinî maneviyat boyutuyla telâkki eden ruhanîlerinde; İslâmiyet’e karşı büyük bir muhabbet ve Müslümanlara hoşgörüyle bakanlarla karşılaşıyorsunuz. İslâmiyeti tedaî ettiren şeairlerin, Almanya’da bu denli kabul gördüklerini ilk defa görenlerin Almanlara hüsn-ü zannları da o derece artıyor. Ahirzamanın imansız ve emansız zalim dinsizlik cereyanına karşı, Müslümanlarla Hıristiyanların aynı cephede toplanmalarını önlemek maksadıyla gazetelerde, sosyal medyada yazanların, halka açık meydanlarda ve özellikle futbol maçlarında Müslümanlar aleyhine kitleleri tahrik edenlerin; kimlerce organize edildiğini Avrupa’dan daha rahatça görebiliyorsunuz.

Mesih’in diyarında; Ukrayna ve İran Savaşlarına rağmen, mütemadî esen bir barış meltemiyle karşılaşıyorsunuz. Ahirzamanın insaniyet düşmanı zalimlerini mağlup edecek Mesihî nefesi, bu ılık meltemle bütün zerrelerinizle hissedebiliyorsunuz. Bediüzzaman’ın; “Avrupa güzeldir,” ifadesinin müşahhaslaşarak kendisini gösterdiği Almanya’nın Nisan mevsimini karşılaştırabileceğimiz manzaraların, yeryüzünde pek de fazla olmadığını düşünenlere, hak vermemek elde değil. 

Avrupa halklarının geçmişteki küresel fasık/sefihlere karşı uyanmadığını iddia edenlere, haksızlık ettiklerini söyleyebiliriz. Cihanı tutmaya çalışan bu cereyanların üflemeleri, tenvimleri ve uyanabilenleri yanlışa yönlendirmeleri; Avrupa’yı istikameti bulmakta geciktirebilir. Fakat nafile. Hakk galiptir. Doğruların daima kendilerini gösterdiği bu imtihan dünyasında, soğuk fıtratlarından Avrupalıların ağırca davranmalarına şaşırmamamız gerekiyor. Aynı cereyanlar Avrupa efkâr-ı ammesini Afganistan ve Irak meselesinde iğfal edebilmişti. Gördüğünüz üzere gelişen hadiseler, İslâmiyetin güneşler gibi kıtaya doğuşu ve Müslümanların – gösterebildikleri kadar- kıtadaki hayatları, eski düşmanlıkları neredeyse bitirme noktasına getirmişler… Avrupalılar doğruları yalnız başlarına aramıyorlar artık. İnternetin getirdiği harika buluşlarla, hemen her meselede Müslümanların düşüncelerini merak ediyorlar. Yalnızca hayata dair meselelerde değil, Hıristiyanlığın temel esaslarını da Müslümanlara soruyorlar ve Hristiyanlığın tasaffisine büyük gayret gösteriyorlar.

Hz. Meryem’i Filistin’de arayanlar, onu Mesih’i karşılamak üzere Avrupa’da görmüşler. Lâkin elinde; Kur’ân’ın hikâyesini anlattığı Âl-i İmran ve Meryem sureleriyle…

Okunma Sayısı: 1255
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Rehanur

    17.04.2026 18:08:12

    Yazıyı peşin hükümlerle değil, verdiği derin mesajla okumak gerekir. Kalemi tenkit etmek kolay, o kalemin açtığı ufku görebilmek ise daha kıymetlidir. İki Avrupa meselesini özümsemeyenler burada abesle iştigal ederler.

  • Enes

    15.04.2026 00:25:31

    Hikmet bey, Hz.Adem babamız da gelip insanlığı toparlasa ne güzel olur değil diyenlere ne cevap vereceğiz peki? Ne zararı var canım gelmesinin mi diyeceğiz?

  • Hikmet

    14.04.2026 17:25:29

    Abdullah kardeşim, bu kadar ulema ve müfessir sizin kadar rahatça kesip atamıyor. Kaldı ki kimsecikler maddi/ biyolojik bir Mesih peşinde de değiller. Lakin hareket, düşünce ve inkâr-ı uluhiyete karşı muvahhidinin galebesi meselesinde Mesih'in gelmesinden ve Hristiyanlarla ittifak kurararak insanlığa musallat olmuş deccaliyete karşı koymakta kime zarar gelebilir ki. Unutma Mesihi inkâr deccale taraf anlamına da geliyor. Dikkat!!!!!!!!

  • S.topuz

    13.04.2026 21:52:48

    "Evet ümitvar olunuz, şu istikbal inilabatı içinde en yüksek GÜR SADA, İSLAMIN SADASI olacaktır " mujdesini veren BEDİÜZZAMAN Hazretleri, aynı zamanda ,"KUR'AN' ın da, sönmez ve söndürülmez manevî bir GÜNEŞ olduğunu da bütün dünyaya isbat edeceğim." diye haykırmış ve her iki konuda da DAVASINI cümla Aleme İZAH ve İSBAT etmiştir! Lakin, Alem-i İslam ve insanlık şu ana kadar RİSALE-İ NUR' lardan layıkı vechi ile istifade edebilmiş değil. Kendi memleketimizde dahi bunun tersini iddia etmek mümkün görünmüyor. Din ve diyanetle meşgul olanlar dahi bu konuda bî haber demeyeyim ama, meslekleri icabı, kendilerini çok  ilgilendirdiği halde es geçiyorlar! Yani O müjdelenen "GÜR SADA", DAHA da GÜR ve TOK Çikacağįna da ayrıca bir MÜJDE haberi olsa gerek. "Ümitvar OLUNUZ" denildiğine göre, böyle bir mujdeyi de çok geniş alanda ve daha geniş MANALARDA, Dünya çapında da bekleyebiliriz inşaallah. 🙌🤲🤲🌹♥️☝️🌙🕋😭😭😭🕊🕊🕊🌍🇪🇺🕋🇩🇪🇹🇷🇷🇺😭🇮🇷😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸

  • S.topuz

    13.04.2026 21:48:48

    🤗😭😭😭🕊🕊🕊🌍🇪🇺😭🕋 "Dinsizlik(HUKUKSUZLUK,ZULÜM,KATLİAM) cereyanına karşı ayrı ayrı iken mağlub olan İsevîlik ve İslâmiyet ittihad neticesinde, dinsizlik cereyanına galebe edip dağıtacak istidadında iken; âlem-i semavatta cism-i beşerîsiyle bulunan şahs-ı İsa Aleyhisselâm, o din-i hak cereyanının başına geçeceğini, bir Muhbir-i Sadık, bir Kadîr-i Külli Şey'in va'dine istinad ederek haber vermiştir. Madem haber vermiş, haktır; madem Kàdir-i Külli Şey' va'detmiş, elbette yapacaktır." Bediüzzaman Said Nursî, Risale-i Nur Külliyatı, Mektubat57 HAK, HUKUK, ADALET, İNSANLIK, SULH ve BARIŞ, REFAH ve HUZUR isteyenler acele bir ve beraber olup, bu sivil ve masumların Katliamlarını durdurmak zorunda! Aksini hayal bile etmeye hicab ediyorum. İnsanlığımızdan utanıyorum! Vesselâm!? ZULME RIZA ZULÜM'dür, KÜFRE rıza KÜFÜR olduğu gibi! Uyan eeey İNSANLIK, UYAAAN! ZÂLİMLER ve KÂTİLLER için yaşasın CEHENNEM! 😭🙌🌹🤲🌹🤲♥️🌙☝️😭🕋😭😭😭🕊🕊🕊😭🌍🇪🇺😭🕋😭🇹🇷😭🇷🇺😭🇺🇦😭🇮🇷😭🇵🇸😭🇵🇸

  • S.topuz

    13.04.2026 21:47:08

    😡😭"Ehadîs-i şerifede gelmiş ki: ÂhirzamanınSüfyan ve Deccal gibi nifak ve zındıka başına geçecek eşhas-ı müdhişe-i muzırraları,İSLÂM'IN ve BEŞE-RIN hırs ve şikakından (ayrıl-iklarından) istifade ederek az bir kuvvetle nev'-i beşeri herc ü merc eder ve koca Âlem-i İslâmı esaret altına alır. EY EHL-İ İMAN(ve Ehl-i KİTAB!)! Zillet içinde esaret altına girmemek isterseniz, aklınızı başınıza alınız! İhtilafınızdan istifade eden zalimlere karşı اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ اِخْوَة Mü'minler (Allah'a inananların tamâmı) ancak KARDEŞTİRLER!...) kal'a-i kudsiyesi içine giriniz; tahassun ediniz. Yoksa ne hayatınızı muhafaza ve ne de hukukunuzu müdafaa edebilirsiniz." Bediüzzaman Said Nursî, Risale-i Nur Külliyatı, Mektubat - 270 😭🕋😭🇮🇷😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸 😭😭😭🕊🕊🕊🌍🇪🇺🕋🇹🇷🇩🇪🇷🇺😭🇺🇦😭🇮🇷😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸

  • Hikmet

    13.04.2026 19:02:48

    Hadiseleri mevsim ve bahar ile harmanlamanız güzel olmuş. Kaleminize Allah kuvvet versin.

  • Abdullah

    13.04.2026 14:35:55

    Enbiya suresi 34.ayetin mealine bakınız.İsa Aleyjisselam hayatta mi vefat mi etmiş göreceksiniz.İsa Aleyhiselamın biyolojik hayatı sona ermiştir.İlgili ayette net olarak gösterili yor.O,İsa Aleyjisselam melekler gibi nurani bir mahiyette, 3.cü hayat merte besindedir. İsa Aleyhisselam ile ilgili bütün hadisi şerifler müteşabihtir.Bu nazarla onlara bakmak lazım.Yoksa insan yanlış anlamaktan kurtulamaz.

  • Salih baş

    13.04.2026 14:30:01

    Pelin hanım düşmanlık devammı etsin sizce nasıl olmalı Avrupa halkı ile ilişkiler

  • Hür Avrupa

    13.04.2026 11:02:37

    Selamunaleyküm Bir nebzede olsa ostern tatili vesilesiyle ,buradaki yaşayan artık buralı olan bizlere güzel ve umitvar yazınızla moral verdiniz .içimizdeki insanlık lambasını tekrar parlattınız.inşallah insaniyet kazansın ve bu yazınızdaki niyetleriniz dua hükmüne geçsin.

  • Hüseyin T

    13.04.2026 09:31:58

    Maşaallah, ne hoş bir tevafuk! Baharın dirilişiyle ruhların dirilişi birbirine karışmış bu mevsimde, Mesih'in (as) ruhaniyeti âdeta Avrupa semalarında dolaşır olmuş. Kimi çarmıhtan kalkışı, kimi de son zamanda yeryüzüne dönüşü bekliyor. Fakat her iki halde de umut aynı: adalet, merhamet ve diriliş. Avrupa'nın soğuk taşları arasında yeşeren çiçekler, öten kuşlar ve bayram için duran fabrikalar, insanlığın ortak bir özlemi olduğunu fısıldıyor. Ne garip ki, Müslümanların Hz. Meryem ve İsa’ya olan hürmeti, bazı kilise mensuplarının tahmin ettiğinden çok daha derin. Belki de asıl sürpriz, Hıristiyan diyarında İslam’a duyulan bu içten merak ve sempati değil; bunun yıllardır görmezden gelinmesi. Ancak o soğuk diyarlarda iman nurunu parlatmaya çalışan kardeşlerimizin her bir adımı, ahirzamanda Deccal'e karşı atılmış bir sadakat mührüdür alhamdulillah...

  • S. Pelin Kurukahveci

    13.04.2026 08:33:20

    Dikkatinizi çekmek istiyorum, Avrupa'da çok yaşayanlar bir noktadan sonra gönül olarak Müslümanlardan kopuyor. İnşallah sizler de onlardan olmayınız. Bu yazılar hayra alamet görünmüyor.

  • S. Pelin Kurukahveci

    13.04.2026 08:30:58

    Haçlı seferlerini unutmadık. Amerikanın keşfi belgelerle sabit. Son 2 asırdır perişan edilen Müslüman beldelere her gün içimiz ağlıyor. Ve siz Hristiyanlar sütten çıkmış ak kaşık diyorsunuz. Bizler de inanıyoruz.

  • Bülent Bektaş

    13.04.2026 08:17:54

    Çok güzel motive eden bir yazı olmuş Baharın Hem Müslüman hemde Hıristiyanlık alemi için hayırlara vesile olmasını diliyorum Sağlıklı ve Bereketli haftalar Şükrü Bey

  • Hakan

    13.04.2026 05:27:47

    İnşallah olaylar, çizdiğiniz ve müjdeledeğiniz çerçevede gelişir. Biz de dua edelim.

  • Cemal Özkaya

    13.04.2026 05:21:34

    Avrupa ikidir üstad müsbet olan Avrupa'yı müjdeliyor. Ben 1545 tarihini baz alırsak erken, acele, çabuk bir kıyamet kopmazsa şartlarını da düşününce sizin kadar umutlu olamıyorum. Tahrip kolay. Sanki bütün dünyada tahripçiler biraraya gelmiş tamircileri mağlup ediyor gibiler.

  • Hüseyin

    13.04.2026 05:20:25

    Müjde ve ufuk veren yazılara ihtiyacımız var. Allah razı olsun.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı