"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Amerikan düşmanlığı veya ihtilâlci Marksizm…

Şükrü BULUT
06 Mayıs 2026, Çarşamba
Zihinler iyice karıştı…

Marksistlerle Siyasal İslâmcıların sloganları aynı havuza akıyor. Hadiselere sosyal medya penceresinden bakanların; felsefe ve dünya görüşleri zıt oldukları halde, aynı flamalarla yanyana yürümelerine şaşırıyorsunuz. 

Bu zıt düşüncedeki insanları birleştiren duygunun, zulme tepki olduğunu hepimiz biliyoruz. Yalnız bir nokta var… Amerika veya İsrail’i bu zulmü işlemeye iten ana hareketin Marksist olduğunu sokaklardaki yüzbinler bilselerdi; yine  yanyana Amerika’yı protesto edecekler miydi?

Önceki yazımıza Amerika’da yaşayan iktisatçı Mehmet Tikici hocamızın yorumu da, zihin karmaşasından haber veriyor...

“Merhabalar Şükrü hocam! Yazınızdan hareketle, Elli eyalet ve yetmiş iki milletten oluşan Amerika’yı ‘yekpare’ olarak hedef tahtasına koyanların arasında, Yeni Asya okuyucularının da bulunduğuna üzülerek şahitlik ediyorum. Bu kardeşlerimizin, bulundukları her ortamda ya da kaleme aldıkları her yazıda 320 milyon nüfusun tamamına şamil bir ‘karalama ve saldırı’ üslubunu/dilini kullanmaları kanaatime göre üstadın, ‘birinci Avrupa-ikinci Avrupa’ tanımlaması ile çelişiyor. Bence 320 milyon nüfuslu Amerika’da tasaffi edecek İsevî nüfus da var, İslâm toplumu da mevcut. Bunları yok sayarak/dışlayarak hiçbir ayrım yapmaksızın ağzımızı her açtığımızda “Amerika tu-kaka” diye ahkâm kesecek olursak İsevîlik ve İslâmiyet, dinsizlik cereyanına karşı nasıl ittihad edecek?

Yoksa bütüncül yaklaşımla Amerika’yı “yekpare” olarak hedef tahtasına koyanlar Marksist ihtilâlci Avrupalılarla diğer sosyal Marksistleri perdelemeyi amaçlıyor olabilirler mi?”

Hocamız, tarihî hakikatlerden hareketle yorumunun sonundaki hükme varıyor, gibi…  Hürriyetlere, mülkiyete, aileye, semavî ahlâka, insanî değerlere düşman olan Marksist ihtilâlcilerin 1960’lardan günümüze en büyük sloganları Amerika düşmanlığıydı. Pentagona hâkim Troçkistlerin siyasetleri gereği Arap Baharına bulaştırılan ABD ve sonra Donald Trump’ın yine küreselcilerin mengenesindeki haliyle devam ettiği Gazze ve İran faciaları, Amerika düşmanlığını zirveye taşımıştır.

Peki, Bediüzzaman’ın eserlerinde; komünizme, dinsizliğe, ahlâksızlığa ve her türlü gayr-ı insanî cinayetlere (deccaliyet) karşı; mazlumların yardımına koştuğundan dolayı tebrik ettiği Amerika’yı nereye koyacağız. Ahirzamanın cereyanlarının devletlere nüfuz ederek ordularını ve imkânlarını kullandığını söyleyen Bediüzzaman ne demek istiyordu?

Zamanımızda, Ortadoğu’da zulme giren Trump hükümetinin cinayetleri üzerinden toptan bir ABD düşmanlığı, bizi ancak İngiltere’deki Neoliberallerin emrindeki Kızıl Çin’e (onlar komünist yerine otoriter kelimesini kullanıyorlar) yaklaştırır. Amerika’ya gizlice yardım eden Starmer’in beyanatlarına kanarak İngiltere’yi Marksistlerden uzak zannedenlerin yanlışlarını tashih etmeleri için kitap ismi verelim… (Neoliberalizmin Kısa Tarihi, David Harvey)

Okumayan, magazinlerdeki kopyaları fikir olarak beyan eder. Bu ise müdakkiklerin işi olmamalı…

Okuyucularımızdan, Rehanur rumuzlu okuyucumuzun yorumu, hatanın çıkış yerini gösteriyor…

“Sayın hocam, yazınız önemli bir boşluğa temas ediyor: Türkiye’de Amerika hakkında konuşanların büyük kısmı ya aşırı idealize ediyor ya da toptan şeytanlaştırıyor. Oysa gerçek, bu iki uç arasında çok daha karmaşık bir yerde duruyor. Ancak şu noktayı da göz ardı etmemek gerekir: Amerika’yı sadece ‘demokrasi taşıyıcısı’ olarak görmek ne kadar eksikse, sadece ‘emperyal güç’ olarak görmek de o kadar eksiktir. Çünkü aynı Amerika; Bir yandan demokratik kurumlarıyla örnek gösterilirken, diğer yandan Ortadoğu politikalarıyla eleştirilerin merkezinde yer alıyor. Dolayısıyla mesele: Amerika’yı doğru anlamak, onu savunmak ya da suçlamak değil; çok katmanlı bir güç olarak okuyabilmektir. Yazınız bu tartışmanın kapısını aralıyor, fakat okuyucu artık şu sorunun cevabını da bekliyor: “Amerika’yı doğru tanımak için hangi ölçülerle bakmalıyız?”

Öyle görünüyor ki, yazmaya devam edeceğiz… İnşaallah.

Okunma Sayısı: 1030
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Erhan Mete

    7.05.2026 21:10:17

    Çin'in ilerlemesini isteyen bir akıl aslında dünyadaki sermaye odağının yer değiştirmesini istiyor. Küresel sermaye, ulus devletlere (hatta Amerika'ya bile) sadık değildir. Eğer bu yapı, Amerika'nın miadını doldurduğuna ve yeni üretim/disiplin merkezinin Çin (veya Asya) olması gerektiğine karar verdiyse; Trump gibi figürlerin "yıkıcı" politikaları, bu geçişi hızlandıran bilinçli birer araç olabilir. Çin, inkar-ı uluhiyet fikrinin son numunesidir ve küresel dengede bir "ahlaki/manevi boşluk" tehlikesine alan açıyor. Eğer dünya liderliği, içinde hiçbir "Birinci Avrupa veya Amerika " (hakiki dindarlık ve insani değerler) unsuru barındırmayan, tamamen materyalist ve totaliter bir yapıya (Çin gibi) geçerse, bu insanlık için çok daha karanlık bir tablo oluşturabilir. Amerika ne kadar zalim olsa da içinde "Birinci Amerika" damarı (hak, hürriyet, vicdan) hâlâ nefes alıyor ve sistemi içeriden dönüştürme potansiyeline sahip.

  • Erhan Mete

    7.05.2026 12:14:38

    Amerika’da "İkinci Avrupa" yüzü (Pentagon, silah sanayii, emperyal müdahaleler) ne kadar sert olursa olsun, bunun karşısında duran bir sivil toplum damarı var. Vietnam Savaşı’ndan tutun da bugünkü hak arayışlarına kadar, kamuoyu ve bağımsız yargı bazen devletin devasa dişlilerini durdurabiliyor veya yönünü değiştirebiliyor. "Birinci Amerika" diyebileceğimiz bu demokratik ve hürriyetçi yapı, sistemin içinde bir otokontrol sağlıyor. Çin’de ise Komünist Parti doktrini, "inkar-ı uluhiyet" ve tahakkümî bir temel üzerine kurulu. Çin’de kapitalizmin varlığı, sadece ekonomik bir araç; siyasi ve sosyal anlamda bireyin devlete karşı bir "fren" olma şansı neredeyse yok. Amerika’nın en zalim dönemlerinde bile New York Times’ta bir eleştiri yazısı çıkabiliyorken veya bir senatör çıkıp yönetimi yerden yere vurabiliyorken, Çin'de bu "insani ve hürriyetçi" nefes borusu kapalı görünüyor.

  • Erhan Mete

    7.05.2026 12:09:08

    Dünya, hürriyetlerin (kusurlu da olsa) olduğu bir Amerika'dan, hiçbir itirazın mümkün olmadığı bir "Çin-Küresel Sermaye" ortaklığına doğru sürükleniyor.

  • Hakan

    7.05.2026 11:39:55

    Tenkit güzeldir, hakikati parlatır. Lakin bütüncül bakmak da ilmin prensibidir. Yazarın Avrupa hakkındaki kitabını ve arşivindeki diğer yazılarını okumadan tarafgirane hükümler nurculuğa aykırıdır. İyi bir taakipçisiyim. Yazarın Teump’ın şahsını öne çıkardığı veya iyiliklerinden bahsettiği yazısına rastlamadım. Gelgör ki, Trump’ın yanlışlarından dolayı birşikte yola çıktığı yoldaşları da mesafe koydular. Bazı yorumlarda kasıtlı toptancı Amerika karşıtlığı, bazılarında ise yazara maksatlı itiraz kokuları sezdim. Yanılmış da olabilirim. Doğrusunu Allah bilir.

  • Enes

    7.05.2026 11:01:05

    Amerikalı Papa, ABD'nin zulmüne dur mu demiştir? Demişse ne olmuştur? ABD'nin zulmü durmuş mudur? Hasılı, müslüman böyle safdil olamaz. Gözünün önündeki zulmü, zalimi görmemek izahı gayri kabil bir cürümdür. Hele de Bediüzzaman adına zalimleri aklamak cürümlerin zirvesidir.

  • Hüseyin Şahin

    7.05.2026 00:04:39

    Kişileri veya idarecileri icraatlarıyla değerlendirmek gerekiyor. Dünyaya veya ulaştığı her yere kan, kin, zulüm ve göz yaşı yağdıran, bunu da göz göre göre yapan bir idareci takımı var ortada. Bunu nasıl görmezden gelebiliriz ki? Bu durumdan memnun olabilmek nasıl mümkün olabilir? Kurtarıcı görünen zalimlerden Allah’a sığınırız.

  • Ramazan

    6.05.2026 20:03:18

    Şükrü ağabey bu yazılarınız batıni yoruma çok kaçıyor. Zahiri tamamen görmezden geliyorsunuz. Hatta zahirin esas batında tam tersi olduğunu iddia ediyorsunuz. Bence okuyucularınız bu duruma anlam veremiyor. Oysa batıni yorum yapmak için elde kuvvetli delil olması ve zahire aykırı olmaması icap eder.

  • Salih baş

    6.05.2026 19:35:35

    Halk içinde mudakkik olan Nurcular bile ABD halkı ile Pentagon'u karıştırıyorlar tuhaf doğrusu

  • Nesrin Nur Bayram

    6.05.2026 17:24:35

    Yeni okuma fırsatım oldu makalenizi. İlahiyat alanında yüksek lisans yapıyorum. İsevilik dinine ve isevilere yüklediğiniz anlamın Said Nursi ile aynı olduğunu düşünmüyorum. Said Nursi'nin işaret ettiği şey ile sizin anladığınız çok farklı geliyor. Said Nursi ehl-i sünnet akidesi içinde konuşurken sizin ifadeleriniz açıkçası ehl-i sünnet akidesiini zorlar mahiyette. Ben bu şekilde söylemek istemem çünkü sizi ve cemaatimizi tanıyan birisiyim. Ama dışardaki bir Müslüman bu yazılara bakınca açıkçası aklına bazı soruların gelmesi kaçınılmazdır. Bu konuya dikkat çekmek istedim. Alanım olduğu için ifade etmeden geçemedim.

  • A. Yılmaz

    6.05.2026 16:14:38

    Mustafa Çoban ağabeyin de dikkat çektiği nokta önemli. Yeşil kuşak alışkanlığından bahsetmiş. Bu durum gözardı edilmemeli. Amerika yeşil kuşak projesi ile müslümanları kontrol altına almayı planlamıştı. Belki de hala bu plan devam ediyordur.

  • A. Yılmaz

    6.05.2026 16:11:47

    Avukat Kadir Akbaş abi yorumlarında çok önemli noktalara değinmiş. Dikkate alınmalıdır. Amerika güzellemelerine üstadımızın alet edilmemesi hususu önemlidir. Amerika gülencileri kullandı ve attı. Amerikadan islama hayır beklemek hınzır postundan seccade yapmaya benzer. Umarım dikkate alınır.

  • Hasan

    6.05.2026 15:44:09

    Zihin karmaşası üslubunuzdan dolayı oluyor olabilir. Yanlış mı hatırlıyorum düzeltin hatalıysam, yazılarınızda Trump bir zaman çok öne çıkarılıyordu. Bu bir hataydı. Mesele şahsileşti. İşiniz de zor bir çok meseleden örüntüler arıyorsunuz. Deneyebilirsiniz elbette ama her mesele her açıdan ele alınması zordur, bu konularda büyük alimler sayfalarca yazmışlardır. Bu tam bir ilim disiplini ve sabır ister. Bir ömürlük ilmin sonucudur. Sizin tasavvurunuza uymayan olayları aynı soğuk kanlılıkla ele alıp fikrinizi değiştiriyor, cüzi gelişmeleri belki ben yanlış yorumladım diyebiliyor musunuz?

  • Demokrat Avrupa

    6.05.2026 14:47:24

    (5) Amerika isminin arkasına gizlenen neocon trockist planları aklama hatasına düşmeden, ancak o coğrafyanın içindeki "İsevi ruhlu" müspet damarı da dışlamadan bir yol yürümek mecburiyetindeyiz. Amerikalı bir Papa’nın kendi devletinin zalimane hırslarına "hayır" diyebilmesi, hem bir umut hem de Risale-i Nur’un "Batı" okumasının ne kadar hakikatli olduğunun bir işaretidir. Bizim vazifemiz, dünyayı sadece siyasi manşetlerle değil, "hakiki adalet" mizanlarıyla okumaktır. Bu vesileyle, Şükrü Bulut Bey’e bizi bu derinlikli tefekküre sevk eden kıymetli analizi için teşekkür ediyoruz.

  • Demokrat Avrupa

    6.05.2026 14:45:51

    (4) Makalede vurgulanan "Marksist retorik" uyarısı, dindar camia için mühim bir ikazdır. Eğer biz Zalim İkinci Amerika’nın cürümlerine bakıp, müspet Birinci Amerika safında duran vicdanlı Amerikalıları, sokaklara dökülen insaf sahiplerini ve zulme dini bir haysiyetle karşı çıkan ruhanileri yok sayarsak, bu toptancılık en başta adalete aykırı olur. Müslüman’ın feraseti; zalim olan tarafı telin ederken, hakperest olan damarı ayırt etmeyi gerektirir.

  • Demokrat Avrupa

    6.05.2026 14:45:09

    (3) Tarihin ilk Amerikalı Papası olan Leo XIV, bu noktada en çarpıcı örnektir. Bizzat Amerikan vatandaşı olduğu halde, kendi ülkesinin yönetimini elinde tutan zalim İkinci Amerika’nın politikalarına, haksız savaşlarına ve Siyonist tahakküme karşı en sert eleştirileri yöneltmesi tesadüf değildir. Papanın bu tavrı, "Amerikalı olmak" ile "Zalim İkinci Amerika’nın cürümlerine ortak olmak" arasındaki devasa farkı ispatlar. Kendi devletinin haksızlıklarına "dur" diyebilen bir Papa portresi, Bediüzzaman’ın işaret ettiği o müspet Birinci Amerika damarının ne kadar canlı olduğunu göstermektedir. Bizim küresel adaletteki doğal müttefikimiz; sömürgeci odakların temsilcisi olan zalim yapılar değil, bu Amerikalı Papa’nın şahsında sembolleşen hakperest damardır.

  • Demokrat Avrupa

    6.05.2026 14:44:08

    (2) Üstad Bediüzzaman, Avrupa’yı (ve dolaylı olarak Batı dünyasını) ikiye ayırırken bizlere sarsılmaz bir feraset ölçüsü vermiştir. Sizin de dikkat çektiğiniz o nirengi noktasına göre: •Birinci Amerika (Müspet): Semavi dinlerden aldığı ilhamla beşeriyetin sosyal hayatına, adalete, fen ve sanata hizmet eden; insaniyetperest ve hakiki İsevîliği temsil eden taraftır. Bu Amerika zalim değildir; bilakis mazlumun ve adaletin yanındadır. •İkinci Amerika (Zalim): Semavi dinlerin hakikatinden uzaklaşmış, materyalist felsefeyi esas alan, modern komünizm güdümüne girmiş, sömürgeci ve dünyayı ateşe veren taraftır. Bugün Gazze’de yaşanan soykırıma destek veren, dünyayı silah zoruyla dizayn etmeye çalışan bu İkinci Amerika (Zalim), her türlü telini ve laneti hak etmektedir.

  • Demokrat Avrupa

    6.05.2026 14:41:57

    (1) Şükrü Bulut Bey’in "Amerikan Düşmanlığı veya İhtilâlci Marksizm" başlıklı makalesi, hissiyatın galebe çaldığı şu zorlu günlerde bizleri Kur’ânî bir mizan olan "ayırt edici hikmete" davet etmesi bakımından çok kıymetlidir. Amerika’yı veya Batı’yı tek bir blok olarak görmek, bizi hem adaletten uzaklaştırır hem de farkında olmadan Marksist ideolojilerin toptancı diline hapseder.

  • Nevzat Karaağaç

    6.05.2026 14:41:22

    1. Ve 2. Avrupa’yı bilen yeni asya okuyucuları toprancılıkla itham edilemez. ABD İran’ı darmadağın ederken, desteklediği israil, Filistin’de, Lübnan’da, Batı Şeria’da, Golan’da Müslüman avlarken ABD’ye ve islam dünyasına tatbik ettiği siyaseti hoş görmemiz mi gerekiyor? Yeni Asya okuyucuları ferasetlidir, doğruyu yanlıştan ayırmaya muktedirdir.

  • S.topuz

    6.05.2026 12:32:05

    {Hattâ hadîs-i sahihle, âhirzamanda İsevîlerin hakikî dindarları ehl-i Kur'an ile ittifak edip, müşterek düşmanları olan zındıkaya karşı dayanacakları gibi; şu zamanda dahi ehl-i diyanet ve ehl-i hakikat, değil yalnız dindaşı, meslekdaşı, kardeşi olanlarla samimî ittifak etmek, belki Hristiyanların hakikî dindar ruhanîleri ile dahi, medar-ı ihtilaf noktaları muvakkaten medar-ı münakaşa ve niza' etmeyerek müşterek düşmanları olan mütecaviz dinsizlere karşı ittifaka muhtaçtırlar.} Risale-i Nur Külliyatı, Lemalar - 151 - 🙌🌹🤲🌹♥️🌙☝️🕋😭😭😭🕊🕊🕊🕋🌍🇪🇺🇩🇪🇹🇷🇷🇺😭🇺🇦😭🇮🇷😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸

  • S.topuz

    6.05.2026 12:13:20

    .. "Ehl-i dalalet ise: Nefsin ve hevanın tesiriyle, kör ve âkıbeti görmeyen ve bir dirhem hazır lezzeti bir batman ilerideki lezzete tercih eden hissiyatın mukteziyatıyla, birbirine samimî olarak, muaccel bir menfaat ve hazır bir lezzet için şiddetli ittifak ediyorlar. Evet dünyevî ve hazır lezzet ve menfaat etrafında aşağı, kalbsiz nefisperestler samimî ittifak ve ittihad ediyorlar. Ehl-i hidayet, âhirete ait ve ileriye müteallik semerat-ı uhreviyeye ve kemalâta, kalb ve aklın yüksek düsturlarıyla müteveccih oldukları için, esaslı bir istikamet ve tam bir ihlas ve gayet fedakârane bir ittihad ve ittifak olabilirken; enaniyetten tecerrüd edemedikleri için, ifrat ve tefrit yüzünden, ulvî bir menba-ı kuvvet olan ittifakı kaybedip, ihlas da kırılır ve vazife-i uhreviye de zedelenir. Kolayca rıza-yı İlahî de elde edilmez."... Bediüzzaman, Risale-i Nur,Lemalar - 153 - 😭🙌🌹🤲🌹♥️🌙☝️🕋😭😭😭🕊🕊🕊🌍🇪🇺🕋🇩🇪🇷🇺😭🇺🇦😭🇮🇷😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸

  • Musa

    6.05.2026 12:01:42

    Şeytanın yeryüzündeki en büyük temsilciliğini kimseye kaptırmadığı bir gerçek.Varsa abd yi bu konuda sollayan, söyleyin bilelim. Bu konuda çok mahirler çok.

  • HÇeşitcioğlu

    6.05.2026 11:35:39

    “Gâvurlardaki iki cereyanları nasıl görüyorsun?" "Şimdilik biri necis, biri encestir. Tâhir-i mutlak yalnız desâtir-i İslâmiyettir." "Öyleyse iki cereyana da lânet!" “ Şu medeniyet-i habîse -ki biz ondan yalnız zarar gördük ve nazar-ı şeriatte merdud (reddedilmiş) ve seyyiatı hasenatına galebe ettiğinden maslahat-ı beşer fetvasıyla mensuh ve “intibâh-ı beşerle mahkûm-u inkırâz”, sefih, mütemerrid, gaddâr, mânen vahşi...." “ Medeniyet-i hâzıra-i garbiyye semâvî kânun-u esâsilere muhalif olarak hareket ettiği için, seyyiâtı(kötülükleri), hasenâtına(iyiliklerine), hataları, zararları, fâidelerine râcih geldi. Medeniyetteki maksûd-u hakîki olan istirahât-ı umûmiye ve saadet-i hayât-ı dünyeviye bozuldu.“ Usa/ Turump icraatları Deccali ve en yakınları siyonisttir, inatta ısrar yeni bir iftirak doğurabilir!

  • Mustafa Said Kara

    6.05.2026 11:02:32

    Üstad Bediüzzaman da böyle zalim bir devleti takdir etmezdi.

  • Mustafa Said Kara

    6.05.2026 11:01:52

    Amerikanın demokrasisi kendine iyi. Dünyaya demokrasi götürme bahanesiyle savaş ve ölüm götürüyor. Böyle bir ülkeye karşı nasıl iyi bir bakış açısı ile bakılabilir? Devletler kendi menfaatlerine göre ilişki kuracaktır ama bireysel olarak Abdyi sevmek nasıl mümkün olabilir?

  • Hüseyin T

    6.05.2026 10:08:19

    Aziz ve kıymetli Şükrü hocam, yazınız maşaallah zihinlere ferahlık veren bir nasihat olmuş. Özellikle Amerika'yı ‘yekpare’ bir düşman belleme yanlışını sorgulamanız ve Üstad Bediüzzaman Hazretleri'nin ehl-i hakikate yakışan incelikli üslubunu hatırlatmanız, günümüzde fitnelerin kol gezdiği şu zamanda çok kıymetli. Zulme karşı çıkmak hepimizin üzerine vacip, lakin bu hissiyatı ideolojik bir hamaset haline getirip insafı elden bırakmak, şeytanın tuzağıdır. Mehmet Tikici hocanın ‘tasaffi edecek İsevî nüfus’ ikazı ve Rehanur kardeşimizin ‘çok katmanlı okuma’ daveti, sizin tespitlerinizle birleşince ortaya hakikatin ne güzel bir tecellisi çıkıyor. Rabbim sizden razı olsun; bu karmaşada kılavuzluk etmeye devam etmeniz duasıyla, kaleminize kuvvet.

  • Av. Kadir Akbaş

    6.05.2026 09:54:43

    ABD ve bu isimle perdelenmiş İsrail ve Siyonizmi aklamak çabasına girmekten kaçınmak elzemdir.

  • Av. Kadir Akbaş

    6.05.2026 09:53:16

    Sömürge dönemini sona erdirmekle hata ettiğini düşünen ve yeniden bu döneme en vahşi şekilde diriltmeye çalışan ABD gerçeği var. Bu gerçeği görmezden gelmek mümkün mü? ABD'yi Yahudi lobisi, Siyonizm ve İsrail'i yok sayarak değerlendirmek ve okumak mümkün mü? ABD'yi İnkar-ı Uluhiyeti, dinsizliği rejim altına alan ve bunu Dünyaya silah zoruyla dayatan Sovyet dönemi Dünyası şartlarında okumaya devam etmek, hayal dünyasında yaşamakla eşdeğer. Her şeye düşmanlık veya taraftarlık zaviyesinden bakmak yerine, dikkat, sabır ve teenni ile bakmak, çabuk hüküm vermekten içtinab etmek gerekir. 2. nci Dünya savaşı sonrası kurulan düzen değişiyor. Bizzat kurucu irade bunu değiştireceğini söylüyor. Bu değişim yeni değil. Sovyetlerin dağılması sonrası ortaya çıkan ABD gerçeğinin en kaba şekilde görünür olması halidir. Bu değişimin İttihad-ı İslam'a nasıl katkı sağlayabileceği, değişimin bu İttihad'ı temin etmeye nasıl kanalize edilebileceği üzerine düşünmek ve yazmak zarureti vardır.

  • Av. Kadir Akbaş

    6.05.2026 09:42:33

    Değişmez bir ABD olduğu iddiası gerçeklerle bağdaşmıyor. 1.nci Cihan Harbi sırasında başka bir ABD, 2.nci Cihan Harbinde başka bir ABD, Sovyet Rusya'nın dağılmasından sonra başka bir ABD, bugün başka bir ABD gerçeği ile karşı karşıyayız. ABD'yi, inkar-ı Uluhiyete birlikte karşı çıktığımız tek bir ABD gibi görmek, hakikate gözlerimizi kapatmak, Dünya'yı ezberlerimizle anlamaya çalışmak olur. Sovyet Rusya dağıldı ve artık haklı olarak Rusya'yı Sovyet Rusya gözlüğü ile değerlendirmiyoruz. Bir ülke, nüfusunun farklı katmanları ile değil, karar vericilerin kimliği ve icraatları ile değerlendirilir.

  • Enes

    6.05.2026 09:08:02

    Türkiye de sapcılar Menderes'in idamı, solcular da Deniz Gezmiş'in idamı yüzünden asla ama asla amerikayı sevmezler. Haklılar da. Amerikayı seven biri ülkesini sevmiyor, bağımsızlık istemiyor demektir.

  • Arda Yıldız

    6.05.2026 09:04:45

    ABD sadece orta doğu politikalarıyla değil, Amerika kıtasındaki ve hatta dünyanın geri kalan tarafındaki tutumuyla da eleştiriliyor. Almanya ve Japonya ve Koreyi ikinci dünya savaşından beri eyaleti gibi yönetiyor. Ayrıca dinsizliğe karşı savaşıyor dediğiniz ABD, Stalin ile aynı blokta yer alıp omuz omuza savaş kazanmadı mı? Soğuk savaşta Sovyetlere ülkeleri peşkeş çeken ABD değil miydi? Kafirler kendi aralarında savaşırken bizler bir denge aracı olarak bakarız. Bugün ittihadı islam sağlanamıyorsa bunun önündeki en büyük engel ABD değil midir? İsraile yıllık ne kadar hibe finans sağlıyor haberiniz var mı? Türkiyedeki darbelerin arkasında ABD yok mu? Neyini sevelim bu ABD'nin?

  • Bülent Bektaş

    6.05.2026 06:25:08

    Evet Belirttiğiniz Okuyucu yorumları çok değerli Şahsen bende onlar gibi düşünüyorum Birinci Avrupa/ikinci Avrupa Birinci Amerika/ikinci Amerika Marksizm/Demokrasi İç içe geçmiş durumda Elbette geçmişten çok güzel örnekler vererek hadiseleri daha iyi anlamamızı sağlıyorsunuz Acele ile hüküm vermeyi çok seviyoruz malesef Ama gerçekler yavaş yavaş gün yüzüne çıkıyor

  • Cemal Özkaya

    6.05.2026 00:35:51

    Tehditlerle, korkularla, hilelerle efkâr-ı ammeyi (kamuoyunu) başka bir mecrâya çevirtmekle ve muhâkeme-i akliyeyi az bir zamanda kapatmakla toplumlar oyalanıyor ve bu yöntemle küresel hedeflere ağır aksakda olsa ilerliyorlar. Bu zihniyet dünyayı ele geçirmiş durumda. Üstadın dediği kalp dairesini güçlendirip çoğaltıp toplumların yüzde altmış yetmiş oranına gelmesinden başka çıkar yol yok gibi

  • Abdürrahim

    6.05.2026 00:29:04

    Yeni Asyanın alametifarikası, Bediüzzamanın Risaleinurda belirlediği çerçeve içinden bakarak olayları şerh veya yorumlamaktan ibarettir.

  • Mustafa coban

    6.05.2026 00:21:51

    Yahudi düṣmanligi ile siyonizm aleyhtarlig ayni deyil. Yine abd düṣmanligi ile abd ortadogu politikasi eleṣtirisi ayni deyil.abd isevi diye israil dostu abd politikalarina eyvallah demekte gaflettir.abd aslinda iyidir amma bazi hainler abd politikalarini ifsat ediyorlar diye korumaci bir tutum sergilemekte yeṣil kuṣak alıṣkanlıgidir

  • Hasan

    6.05.2026 00:19:19

    Sayın hocam, yorumlardan çok faydalanıyoruz. Kulaktan dolma bilgilerle, yani sosyal medya duyumlarına dayalı sığ yorumlar bizi rahatsız ediyor. Okuyucularınızı bu hususta ikaz edemez misiniz.

  • Cemal Özkaya

    6.05.2026 00:18:46

    Aldatmakla iş gören zihniyet her yere sirayet etmiş maalesef. İkide bir Trump a suikast haberleri bence bu aldatmanın ayak oyunları. Dördüncü devrenin uzaması için küresel çapta yapılan tezgahlara düşülüyor. Buda çabuk,acele,erken kopacak kıyametin habercisi olabilir mi acaba?

  • Arda Yıldız

    6.05.2026 00:12:39

    Hocam bence amerika konusunda sizin de zihniniz mülevveş...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı