"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

AKP ve ırkçılarımız neden AB’ye karşılar?

Şükrü BULUT
29 Nisan 2026, Çarşamba
Tekrar güzeldir. Yeni aldatmalardan haber verdiği için güzeldir. Gizlenmiş hakikatleri açığa çıkardığı için güzeldir. İnsaniyete hücum etmekte olan ahirzaman şerirlerinin mahiyetini deşifre ettiği için güzeldir.

Avrupa Birliği, Kuzey Atlantik Savunma İttifakı, Avrupa Kilisesi, Birleşmiş Milletler, Demokrasi ve İnsan Hakları gibi müessese ve müesseselerin bize ait olduğunu da tekrar hatırlatıyoruz. Küresel demokrasi münafıkları Neoliberallerin propaganda ve tahribatçı yayınlarıyla çoğu Müslümanlar bahsi geçen müesseselere karşı tavır aldığı gibi, müsbet bildiğimiz tabirlere de yanlış manalar yüklemişler…

Türkiye kamuoyunda, demokrasi ve Avrupa Birliği hakkında (ne düşünüldüğüne) bir istatistik yapılsa; ikisinin de kaybedeceğini biliyoruz… Bize ait bu hakikatleri çöpe mi atacağız… Biliyoruz ki; Avrupa Birliği dünya demokrasisinin teminatıdır. Önce AB’yi ve daha sonra hürriyet istismarcılarını kullanarak demokrasiyi itibarsızlaştıranların mahiyetleri insanlığa anlatılmadığı sürece, insaniyetin haysiyet, iffet ve şeref avcıları, değerlerimizi yıpratmaya devam edecekler…

Nazarlarınıza takdim ettiğimiz Birinci (müsbet) ile İkinci (menfî) Avrupa manalarını Avrupa telâkkimizde esas alamadığımızda, elbette demokrasi münafıkları (İkinci Avrupa), dinsiz kapitalistlerin imkânlarıyla tahribatını, hayatın her karesine taşıyacaktır. Toplumu iğfal istikametinde, birçok müsbet tabirlerimizi ve kurumlarımızı şerleriyle kirleterek efkâr-ı ammeye gösterip; zihinlerdeki tahribatlarını derinleştireceklerdir.

AB’nin mevcut idarecilerinin icraatlarıyla birliğin felsefesi arasındaki mesafe o kadar uzaktırlar ki… Mevcut sekreter von den Leyen’in Türkiye hakkındaki beyanatıyla, eski Konsey başkanı Charles Michel’in beyanatı arasındaki farklar kadar uzak… Leyen tahribatçı ve ahlâksız Avrupa’nın temsilcisi iken, Michel demokratik AB’nin temsilcisi… Mevcut medyayı finanse eden küresel sermayenin manşete çektiği AB’nin İkinci Avrupa’nın istediği birlik olduğunu biliyoruz. Tıpkı eski Fransa başkanı Schirak ile Sarkozy/Macron kadar birbirilerine zıt siyasî çizgiler gibi… Veya eski Almanya başbakanı Schröder ile Angela Merkel gibi…

Devletler ve milletler çatışmasının, yerini sınıf çatışmasına alması hakikati, siyasî partiler için de geçerlidir. Sarkozy gibi insanî değerlere, demokrasi ve semavî dinlere düşman ahlâksız bir adamın Fransa’nın muhafazakâr partisinden başkan seçilmesine, kimsecikler mani olamamışlardır. Aynı şekilde Angela Merkel de, Almanların Hıristiyan kimlikli partisinde on altı sene başbakanlık yaparak partiyi bitirdiği halde, halkın gücü  münafıkları engellemeye yetmemiştir.

Sebebini merak edenlere; yalnızca küresel münafıklar, diyebiliyoruz. Karl Popper, Hayek ve Freedman gibi kızıl Marksistlerin insaniyet ve demokrasi düşmanlıklarını “hürriyet” maskesi arkasında saklayabilme başarıları; arkalarındaki küresel- ekserisi Yahudi- sermayenin gücüyle öyle bir dereceye ulaşmış ki; Âdem babamızdan bu yana insanlar, böyle bir iğfal veya manipülasyonu hiç yaşamamışlar. Koordine ettikleri sermaye ile medyayı, son teknolojiyi ve siyaset üzerinden tahribatı; millî devletlerin önleyemeyeceği raddede yapıyorlar…

İnsanlığın savaşlarla, göçlerle, ekonomik krizlerle, çevre felâketleriyle ve derin ahlâksızlıklarla sarsıldığı zamanımızda; Kur’ân ve hadisten hareketle kurtuluşumuzun yol haritasını veren Bediüzzaman’ı dinlemeyerek;  komünistlikte, ahlâksızlıkta ve ırkçılıkta kaybolmuşların peşine takılan dindarlarımıza ve demokratlarımıza şaşırmamak elimizde değil. Demokrasi ve dinin prensiplerini tahribi, zamana yaymış sosyal Marksistlere (liberalizm, serbestiyet veya geçmişin korkularına mahkûmiyete)  kapılanları hipnozlarından uyandırmaya gayret edeceğiz. İnat, haset, tarafgirlik veya intikam hisleriyle bu batıl sosyal yolu takip edenleri de Allah’a havale edeceğiz…

İngiltere ile gizlice ittifaklar kurduktan sonra; milletimize Rusya, Çin ve Türk birliği masalı anlatanların halkımızı cehaletle malul bilmeleri; hasis menfaatlerini Türk milletinin düçâr olduğu istibdatta görenlerin iktidarlarını inşallah bitirecektir…

Okunma Sayısı: 1159
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Arda Yıldız

    3.05.2026 13:52:04

    AB üyesi Fransa Yunanistan üzerinden Türkiye'yi tehdit ediyor. Birliğe almak isteseler bunu yaparlar mı? AB'ye girme karşılığında istenen tavizlerden haberiniz yok galiba. Mesela en basitinden Kıbrıs'tan vaz geçin diyorlar. Kıbrıs olmadan Türkiye'nin güvenliğini nasıl sağlayacaksınız? Siz işin bu tarafını çok hafife alıyorsunuz ve hatta hiç hesaba katmıyorsunuz.

  • Hüseyin İlhan

    29.04.2026 15:21:26

    AB Bir adalet,demokrasi,hak,hukuka,saygı,ferdi hürriyetlerin desteklendiği(çalışma,sosyal güvenlik,düşündüğünü ifade etme,okuma,tercih ettiğin işi yapabilme vb.)bir coğrafyadır. U.İlişkilerde ilk derslerimizden biri'Yurtdışı işçi problemleri,idi.Sosyal haaklar alanında yapılan çalışmaları ve bizzat yurtdışında çalışan AET.ve İslam ülkelerinde çalışanları kıyas ettiğimizde içim daralmış,üzüntüden günlerce okul-iş arasında bocalamış idim. Risalei nur derslerine devam ediyor ve bu derslere iştirak eden yurtdışında çalışan ağabey,kardeşlerimizden birebir bilgi alıyordum. Neden neden diye sorduğumda 'Temel hak ve hürriyetler ,konusunda acı amma gerçek islam ülkelerinden daha iyi durumda idiler. Zaten 28 Şubat safhasında da birçok ehli iman evlatlarını AB ülkelerine gönderirken maalesef islam ülkesine gönderilenelr numunelik idi.

  • HASAN DOĞAN

    29.04.2026 11:18:15

    Aynen ağabey maalef Putin ve Trump da bu saydığınız Ab ve diğer ortak ittifak kuruluşlarına maalesef karşılar Demokrasiye karşı oldukları içürü.....

  • Halim Selim

    29.04.2026 11:17:56

    Avrupalılaşma ve dinini kaybetme korkusu da var. Halbuki bir kısım insanımız daha Avrupa üyesi olmadan zaten dinini kaybetti. Üye olsak daha mı kötü olacaktı?? Allah bilir. Ama üye olmadığımız için mahrum kaldığımız değerler az değil.

  • Hakan

    29.04.2026 09:24:53

    Leyen meselesi, azıcık geçmişteki Sarkozy meselesine benziyor. AB sekreterinin AB yi yıkmaya, en azından zayıflatmaya çalışması ilginç değil mi? Tebrikler ağabey.

  • Bülent Bektaş

    29.04.2026 09:09:55

    Çok güzel bir yazı olmuş Emeğinize Sağlık Şükrü Bey

  • Cemal Özkaya

    29.04.2026 07:30:34

    Eski ABD Başkanı Joe Biden yönetiminde Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Barack Obama döneminde Siyasî İşlerden Sorumlu Müsteşar olarak görev yapan Wendy Sherman, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun politikalarının Gazze’de, Orta Doğu’yu istikrarsızlaştıran bir soykırıma yol açtığını ve ABD’nin de bu sürecin bir parçası olduğunu söyledi. Bu küresel Marksist ifsad komiteleri Amerika'yı bile hasis emellerine alet etmiş de onlar bile birinci Avrupa gibi şikayetler ediyorsa bu heriflerin ne kadar güçlü olduğu ortaya çıkıyor. Aldatmakla iş görüyorlar ve zahiren ve muvakkat olarak muvaffak olmuş gibi gözüküyorlar.

  • Hüseyin T

    29.04.2026 00:15:24

    [2] Türkiye'de AB karşıtlığının popüler olması, tam da bu ikinci Avrupa'nın başarısıdır; oysa asıl yapılması gereken, birinciyi ikinciden ayırarak hakikatin peşinde koşmaktır.

  • Hüseyin T

    29.04.2026 00:14:59

    [1] Kıymetli yazarımız, çoğu zaman göz ardı edilen bir ayrımı çok isabetli bir şekilde ortaya koyuyor: Avrupa dediğimiz şeyin tek bir blok olmadığını, birbirine taban tabana zıt iki yüzü bulunduğunu hatırlatıyor. Neoliberal sermayenin medya üzerinden sürekli "demokrasi ve insan hakları" adına pompalandığını sandığımız şeyin aslında ikinci, ahlâksız ve tahripkâr Avrupa olduğunu görmeden yapılan eleştirilerin eksik kalacağı ne kadar çok doğru ve isabetli. Müslümanların ve muhafazakâr kesimlerin bu kirli elleri fark edemeden tüm Avrupa kurumlarına sırt çevirmesi, tam da küresel münafıkların işine yarıyor. Birinci Avrupa'yı, yani demokrasinin ve insanlık onurunun gerçek teminatını sahiplenmek, bugün Batı'daki sözde Hıristiyan demokratların aslında sistemi nasıl içten çürüttüğünü görmekle mümkün. Karl Popper gibi isimlerin özgürlük maskesi altında yürüttükleri yıkımın fark edilmesi, bunu dile getiren bu tür tahliller sayesinde oluyor.

  • Ahmet

    29.04.2026 00:14:02

    Bahsettiğiniz marksist kökenli neoliberal filozoflar, ülkem insanlarına doğru tanıtılmamış. Gayretinizin devamı için dua ediyorum.

  • Mustafa coban

    29.04.2026 00:13:53

    Türkiye son 200 yildir batiya yüzünü dönmüṣtür.yeniceri ocaginin ıslahi,büyük elciliklerin acilmasi,balkan yenilgisi sonrasi rusyaya karṣi avrupdan yardim istenmesi,misir valisine karsi ingiltereden yardim istenmesi,canakkale savunmasinda almanya yardimi,istklal harbinde rusya yardimlari,natoya giden sürecler türkiyenin yönünü batiya yani eu ya cevirmiṣtir.bunu ister kabul edelim veya reddedelim.fark etmez.türkiye emittiert abd deyildir.türkiye emittiert eu deyildir.bu gün bu güc bizde yok.sonucta komṣuyizda.türkuye ve abd,eu rusya arasindaki ticaret,savunma,sanayi,ekonomi farki kısa zaman da kapanacak gibi deyildir.biz rakip olamayiz.

  • Abdürrahim

    29.04.2026 00:09:02

    Hakikatleri örten veya bize yanlış gösteren örtüleri kaldırmaya devam, ağabey. Allah razı olsun.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı