"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Allah katında bağışlanmak zor mudur?

Süleyman KÖSMENE
21 Nisan 2021, Çarşamba
Gürkan Bey: “Allah’ın lütfedip bağışladığı, bizim ise hâlâ kendimizi günahkâr bildiğimiz durumlar olabilir mi? Allah katında bağışlanmak zor mudur?”

Yerlerle Gökler Günahla Dolsa Bile

Allah katında bağışlanmak zor değildir. Yeter ki biz Allah’a yönelelim. Esasen namaz, oruç, zekât ve hac ibadetlerin bir hikmet-i mu’cibesi de bağışlanmaktır.

Bakınız Resulullah (asm) ne buyuruyor: “Yüce Allah: Ey Âdemoğlu! Sen bana duâ ettiğin ve Benden af umduğun sürece, işlediğin günahlar ne kadar çok olursa olsun, aldırmam, onların büyüklüğüne bakmadan seni bağışlarım. Ey Âdemoğlu! Günahların gökleri dolduracak kadar olsa, sen Benden bağışlanmanı dilersen, günahlarını affederim. Ey Âdemoğlu! Sen yeryüzünü dolduracak kadar günahla huzuruma gelsen, fakat bana hiçbir şeyi ortak koşmamış, şirke bulaşmamış olsan, Ben de seni yeryüzü dolusu mağfiretle karşılarım.” 1

Birçok günah vardır ki, biz farkında olmadan umumî tövbe ve istiğfarımızla, ibadet ve tespihimizle, evrad ve ezkârımızla, salih amel ve hulus-u kalbimizle bağışlanır da, bizim haberimiz olmaz.

Meselâ, Peygamber Efendimiz (asm) bir müjdesinde: “Namazdan sonra otuz üçer defa Sübhânallah, Elhamdülillâh ve Allahu ekber diyen ve hemen sonra: “Lâ ilâhe illallahü vahdehû lâ şerike leh. Lehü’l-Mülkü ve lehü’l-Hamdü ve hüve âlâ küllî şey’in kadir” diyen kimsenin denizlerin köpüğü kadar günahları da olsa bağışlanır ve bu kişi öncekilerin yüksek derecelerine ulaşır.” 2 buyurulur.      

Günahı Seccadede Bırakabiliriz  

Namazların ardından tesbihleri, tahmidleri ve tekbirleri yapanlar bu umumî bağışlanmaya nail oluyorlar. Günah yükünü daha oracıkta seccadenin üzerinde bırakıyorlar.

Denizlerin köpüğü kadar günahların bağışlanması ne demektir? Kişinin bilsin bilmesin, küçük ya da büyük günahlarının affedilmesi, silinmesi; bu günahlarla ilgili mahşer sorgusunun kaldırılması ve bu kişinin günahlarıyla ilgili Cehennem azabından kurtulması demektir.

Az bir bedel, çok çok büyük bir netice… Çünkü bağışlanmadığı takdirde yarın mahşerde bu günahların her birisi sırtımızın yükü olacak; ağırlığı belimizi bükecek, utancı yüzümüzü kızartacak, azabı vicdanımızı da, bedenimizi de yakacak!

Bunları düşünmemek daha büyük bir hastalığın işaretidir. Bediüzzaman’ın ifadesiyle: “Eğer günahları düşünmüyorsan yahut âhireti bilmiyorsan veya Allah’ı tanımıyorsan, sende öyle dehşetli bir hastalık var ki, milyon defa sendeki bu küçük hastalıktan daha büyüktür; ondan feryad et.” 3

Allah’ın Rahmetinden Ümit Kesmemeli

Peki, tövbe etmedikçe bağışlanmayan günahlar var mıdır? Vardır.

Onlar iki türlü günahlardır:

1- İçerisinde kul hakkı bulunan günahlar.

2- Şirk ve küfür ihtiva eden günahlar.

Bu iki türlü günahların bağışlanması için şartlarına uyarak tövbe etmek gerekir. Bunlardan birincisinin şartı, kul hakkını ödemek ve helâlleşmektir. İkincisinin şartı da şirkten, küfürden ve inkârdan kurtulup tevhit inancına ulaşmaktır.

Şu âyet mefhum-muhalifiyle bu ikinci tür günahtan çıkış yolunu gösteriyor: “İnkâr eden, Allah yolundan alıkoyan, sonra da inkârcı olarak ölenler var ya, Allah onları asla bağışlamaz.” 4

Demek inkârcı olarak ölmeyeni, yani tövbe edeni Cenab-ı Hak dilerse bağışlıyor. Bağışlanmanın temel yolunu şu âyet gösteriyor: “De ki: “Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” 5

Demek bu dünyada şirke düşen bir Müslüman, henüz ölmeden, kendisine tövbe nasip olsa, tövbe etse ve Tevhit inancına yeniden girse inşallah bağışlanmış olur. Zaten tövbesi ve Tevhit inancına girmesi makbul tövbesinin de ilk adımlarını teşkil ediyor.

DUÂ

Ey hatalara mağfiret eden! Ey ayıpları örten! 

Ey günahları bağışlayan! Ey belâları kaldıran! 

Ey bütün ümit kapılarını ardına kadar açık tutan Allah’ım! Hatalarımı bağışla! Ayıplarımı ört! Günahlarıma mağfiret buyur! Canımı iman-ı kâmil üzere olmadan alma! Âmin.

Dipnotlar:

1- Tirmizî, Daavât, 98. 2- Müslim, Mesâcid, 146. 3- Lem’alar, s. 210. 4- Muhammed Sûresi: 34. 5- Zümer Sûresi: 53.

Okunma Sayısı: 1581
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı