"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Borçlu-alacaklı ilişkileri

Süleyman KÖSMENE
02 Haziran 2021, Çarşamba
Ömer Bey: “Ödenmeyen borç yüzünden alacaklı faize girse bunun günahı kimedir? Borcunu zamanında ödemeyip de, karşı tarafı da günaha sokan kişi daha çok günahkâr olmaz mı?”

Ameller Niyetlere Göredir

Bizim günah ölçer bir aygıtımız yoktur. Ama temel prensiplerimiz vardır. Her zaman hatırladığımız bir hadis-i şerif vardır: “Ameller niyetlere göredir ve mü’minin niyeti amelinden hayırlıdır.” 1 Bir diğer hadiste de Sevgili Peygamberimiz (asm), “Sebep olan yapan gibidir.” buyurmuştur. Öte yandan birçok borçlanmanın, iktisatsızlık ve israf yüzünden olduğunu aklımızdan çıkarmayalım. 2 Bedîüzzaman Hazretleri’ne göre: “İktisat etmeyen, zillete ve manen dilenciliğe ve sefalete düşmeye namzettir. Bu zamanda isrâfâta medar olacak para çok pahalıdır. Mukabilinde bazen haysiyet, namus rüşvet alınıyor. Bazen mukaddesat-ı diniye mukabil alınıyor, sonra menhus bir para veriliyor. Demek, manevî yüz lira zararla maddî yüz paralık bir mal alınır.” 3

Borcun günü geldiğinde, alacaklının peşine düşmesine gerek duyurmadan borçlunun borcunu ödemesi ayrı bir insanlık borcudur. Bilerek ve ödeme gücü varken ödemeyip geciktirdiğinde, alacaklının bundan dolayı düştüğü her kayıptan, girdiği her zarardan ve uğradığı her mağduriyetten borçlunun payı elbette vardır. Fakat borçlu imkânsızlık sebebiyle ödeyememişse, bu durumda alacaklıya düşen, borçluya kolaylık tanımaktır.  

Borca Sadâkat Sevaptır

Borcunu bilerek ödememek büyük bir cürümdür. Peygamber Efendimiz (asm) borçlu olarak ölen kimsenin namazını borcunu ödemeyi taahhüt eden birisi çıkıncaya kadar kılmamıştır. Şu hadislere bir bakalım: “Sizin en hayırlılarınız, borcunu en güzel şekilde ödeyeninizdir.” 4 “Borcun hakkı teşekkür etmek ve söz verilen vakitte vermektir.” 5 “Borçlu kabrinde zincire vurulmuştur. Ancak borcunun ödenmesiyle kurtulur.” 6 Yine buyurmuştur ki: “Bir alacaklı, borçlusunun yanından hoşnut olarak dönerse, karanın hayvanları ve denizin balıkları ona mağfireti için duâ ederler. Bir borçlu da, ödemeye gücü yettiği halde, alacaklısını geri çevirirse, Allah her gün ve her gece ona bir günah yazar.” 7 

Borcunu ödeme güçlüğü çeken kimseye yardımcı olmak ise sevaptır. Resulullah Efendimiz (asm) buyurmuştur ki: “Kişi, Allah’ın hoşlanmadığı bir yere harcamak için borçlanmadığı sürece, borcunu ödeyinceye kadar Allah onunla beraberdir.” 8 Yine buyurmuştur ki: “Sizden önceki ümmetlere mensup bir adam hesaba çekildi. Yaptığı hiçbir hayra rastlanmadı. Ancak o dünyada iken hali vakti yerinde biriydi. İnsanlarla haşır neşir olur, hizmetçilerine fakir olanların borçlarını affetmelerini isterdi. Allah meleklerine şöyle buyurdu: “Biz aynısını yapmaya ondan daha çok lâyığız. Siz de onu affedin.” 9 Yine buyurmuştur ki: “Birisinin diğeri üzerinde bir alacağı olup da, onu belli bir vakte kadar ertelerse, bu onun için bir sadâka olur. Eğer vadesi geldiğinde, bu süreyi uzatırsa, her gün için bir sadâka sevabı kazanır.” 10 

İlişkilerde Dürüstlük

Borçlu ve alacaklı ilişkilerinde esas olan: Borçlunun borcunu vadesi içinde ödemeye çalışması ve alacaklısını üzmemeye gayret etmesi, borcunu öderken de teşekkür ederek, helâllik almasıdır. Eğer ödeme güçlüğü içindeyse, vakitlice alacaklısına giderek durumunu arz etmesi ve süre istemesi yerinde olur. Kendiliğinden ve alacaklısının rızasını almadan süre uzatması doğru olmaz. Alacaklı da, alacağı gün geldiğinde nezaket çerçevesinde bunu hatırlatabilir. Eğer alacaklısı biraz süre isterse, imkânı varsa süre vermesi hayırdır, sevaptır. 

Borçlu alacaklı ilişkilerinde dürüst olmak, samimî olmak, birbirine saygılı olmak, birbirini aldatmaya kalkmamak Allah’ın razı olduğu güzel davranışlardandır. 

Borçlu ödeme güçlüğü çektiği için ödeme yapamıyor, alacaklı da bundan dolayı faize giriyorsa, burada söylenecek şey, alacaklının faize girmemeye çalışmasıdır. Günah dağılımı yapmaya bizim gücümüz yetmez. 

Allah borçluya ödeme kolaylığı, alacaklıya da genişlik ve bereket versin. Âmin. 

Dipnotlar:

1- Camiü’s-Sağir, 3/411. 2- Lem’alar, s. 145. 3- Lem’alar, s. 146. 4- Camiü’s-Sağir, 2/356. 5- Camiü’s-Sağir, 2/66. 6- Camiü’s-Sağir, 2/510. 7- Camiü’s-Sağir, 3/246. 8- Camiü’s-Sağir, 1/482. 9- Camiü’s-Sağir, 2/314. 10- Camiü’s-Sağir, 1/236.

Okunma Sayısı: 1020
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • İ.Seyda

    2.6.2021 20:01:09

    Çok önemli bir konuya değinmişsiniz. Maalesef borç ödeme hassasiyetleri azaldı. Ödeme planı yapıyor kişi zamanı gelince alamadığı için ödemesini yapamıyor. Borçlu İmkanı varken ödemiyor. Alacaklıyı da zor durumda bırakıyor. Bu durumda alacaklı meşru olmayan yollara başvurmak "zorunda" kalıyor. BU vebal değil mi, kul hakkı değil mi? Salih amel denilen şey nedir? İbadetlerimiz bu hassasiyeti kazandıramıyorsa veyl bizim halimize...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı