"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Mehdîlik delili

Süleyman KÖSMENE
21 Ocak 2026, Çarşamba
Burhan Bey: “Bediüzzaman’ın mehdîliği ile ilgili kaynak ve delil soranlar var. Ne söyleyebiliriz?”

Bediüzzaman’ın beklenen hidayet serdarı olduğu ile ilgili kaynak ve deliller pek fazladır. Fakat görecek göz lâzım! Bu meselede biz delil göstermeye mecbur değiliz. Buna yükümlü de değiliz.  

Gün gelecek, deliller kendini ortalığa saçacaktır. 

Şimdilik delil sadedinde şu hususları paylaşalım:  

1) İlcaat-ı zaman ve devran: 

İçtimaî çalkantılar, siyasî sürüklenmeler, toplumların refleksleri, kaderin hüküm ve yargıları, İslâmiyet’in mutevazı, ama metin hakikatleri, ifsat şebekelerinin hesapları, sivil inisiyatiflerin iyilik planları dünyanın hemen her toplumunu bir noktaya doğru sürüklüyor: 

Ya çözüm, ya kaos!  

Risale-i Nur’un dünya toplumlarına sunduğu iyilikler, çözümler, zengin fikirler, sosyal çareler ve siyasî temeller ise henüz çok bâkirdir, orijinaldir, göz kamaştıracak güçtedir ve Risale-i Nur damgalıdır. Bu hakikatler sayfalar arasında öyle durduğu gibi duracak değildir. Sayfalardan fışkıracak, satırlardan bağıracaktır. Çünkü toplumların bu hakikatlere ihtiyacı vardır. Başka arayışlar çare olmayacaktır. 

O zaman dünyanın sağduyusu bu hakikatlere dört elle sarılacaktır.  

2) Fitne ve fesat şebekeleri:

Fitne ve fesat şebekelerinin, iki yüzyıldan beri fasıldan fasıla geçerek İslâm toplumlarına verdiği hasarlar çok yıpratıcı oldu. Müslümanların salâbetleri, cesaretleri, güçleri, metanetleri, değerleri, örfleri, uhuvvetleri, sağduyuları, kimlikleri çok yara aldı.   

Şebekeler ve servisler hâlâ hiç durmadan öldürücü kaos üretiyor. Ve Müslüman toplumları bir soldan, bir sağdan vurmaya, savurmaya ve Müslümanları birbirine kırdırmaya devam ediyor. Müslüman toplumların ellerinde bulunan baş tacı manevî değerler ve bu değerlerin akıl ve iz’anla, ilim ve tahkikle, delil ve burhanla savunucusu Risale-i Nur’ları berhava etme projesi hırçınca işliyor. 

Yani şebekelerin şer göstergeleri, aslında asrımızın hidayet serdarının adresini de göstermiş oluyor. Kim kimliğini koruyor, asaletini muhafaza ediyor, onların değirmenine su taşımıyor ve onların tasallutlarıyla eğilip bükülmüyorsa, onlarda bir hakikat arayacaksın!

3) Münkir felsefe ve deccalist zihniyetler:

Münkir ve şımarık felsefe asrımızda ter ü taze İslâm inançlarına saldırdı. Müslümanları imanlarından koparmaya çabaladı. Felsefe ve moda din sayıldı ve bilerek parlatıldı, İslâm devletlerinin projesi ve rejimi oldu. Din ise içi boşaltıldı ve bir kenara atılmak istendi. Terbiye-i İslâmiye ve ahlâk çok yara aldı. Din, iman ve Kur’ân kendi kendini savunmaya bırakıldı.

Bir çözüm mercii olan siyaset ise, din alanında bir yalan, istibdat ve dinsizliğe alet olma makinesine dönüştü. Din adına siyaset yapılamaz hale geldi.  

İşte bu arenada bir âlim çıktı ve Hazret-i Peygamber’in (asm) bu zamanda siyaset ile hareket etmeme emrini okudu. Din adına siyaset yapılmaması gerektiğini söyledi ve bu söylemini sistemleştirdi. Dinsiz felsefeye akıl ve hikmetle cevap verdi, deccalist zihniyetlerin inkâr söylemlerini, delil ve burhanlarla tesis ettiği davasıyla yıktı.

Bir gün anlaşılacak ki, ilmi ile âmil bulunan bu âlim beklenen hidayet serdarıdır!       

4) Kur’ân’ın ayetleri ve hakikatleri

Son asırda Kur’ân önce itibarsızlaştırılmış; ardından gerek fen ve felsefe eliyle, gerek sefih medeniyet eliyle değerleri ve hakikatleri çiğnenmiştir. Ulemaü’s-su’ eliyle de hadislerden tecrit edilerek hakikatlerinden saptırılma tehlikesine maruz bırakılmıştır.

Risale-i Nur’lar ise Kur’ân’ın iman esasları ve İslâm hakikatleri de dahil sefih medeniyetin kafasına yatmayan ayetlerini ilimle, hikmetle ve asrın aklına uygun delillerle tefsir ederek Kur’ân’ı yeniden gönüllere, fikirlere ve dimağlara taht, başlara taç etmiştir.

Risale-i Nur’un bu Kur’ân hizmetini, Kur’ân otuz üç ayetiyle alkışlayarak makbul görmüştür. 

Kur’ân’ın çiğnenen her bir değerine bir risale tahsis eden ve bu Kur’ân değerlerinin mahza hakikat olduğunu ispat eden bu eser külliyatının, beklenen hidayet serdarının eserleri olduğu delile ihtiyaç duymaksızın bir gün anlaşılacaktır.  

Bize sadece durduğumuz yerde durmak gibi zor bir görev düşüyor!

Okunma Sayısı: 203
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı