Necmi Bey: “Ettahiyyatü duası içinde olan ‘Esselamu aleyke ya eyyühennebiyyü’ kelimesini namazda hangi sıfatla okuyacağız?”
Kul Olduğumuza Göre
Biz kul olduğumuza göre, namazda okuduğumuz bütün duaları, sure ve ayetleri elbette kulluk sıfatıyla okuyoruz. Namazda Allah’a (cc) karşı başka sıfatımız yoktur.
Bilindiği gibi bu ibare mi’racta Allah’ın (cc), kendi Resulüne (asm) verdiği selâm ifadesidir. Biz bu ifade ile, yani Cenab-ı Allah’ın (cc), Resulü (asm) için kullandığı aynı ifadelerle namazda Resulullah’a (asm) selâm vermiş olmaktayız.
Bilindiği gibi, mi’racta Resul-i Kibriya Efendimiz (asm) ile Cenab-ı Allah (cc) arasında vuku bulan selâmlaşma ibareleri, ettahiyyatü duası olarak namazımıza girmiş; böylece bu dua, namazın mü’minin miracı olmasının bir alâmet-i farikası olmuştur.
Resul-i Ekrem Efendimiz’in (asm) Mi’rac’da Cenab-ı Hakka karşı sarf ettiği selâm cümlelerini Bediüzzaman Hazretleri kelime kelime tefsir ediyor.
İbni Mesud’un rivayetiyle Hanefîlerin okuduğu metnin ilk cümlesi şöyledir:
“Ettahiyyatü lillahi vesselâvâtü vettayibâtü”1
İbni Abbas’ın rivayetiyle Şafiîlerin okuduğu metnin ilk cümlesi de şöyledir:
“Ettahiyyatü’l-Mübârekâtü’s-Salâvâtü’t-Tayyibâtü lillah”2
Burada iki metin arasında bir sıralama farkı gözüküyor. Ayrıca İbni Abbas’ın rivayetinde “El-Mübarekâtü” ibaresi fazla bulunuyor. Bu ibare İbni Mesud’un metninde bulunmuyor.
Bu durumu bir nakise saymak doğru olmaz. Her iki rivayet de sahihtir. Nitekim yüce dinimizde farklılık; genişliktir, zenginliktir, güzelliktir ve büsbütün rahmettir.
Ettahiyyatü Manası
Ettehiyyâtü: Bütün hayat sahibi varlıkların hayatlarıyla gösterdikleri tesbihat, Yaratıcı’larına takdim ettikleri fıtrî hediyeler ey Rabb’im, Sana mahsustur. Ben dahi bütün onları bilerek, düşünerek, hissederek ve iman ederek Sana takdim ediyorum.”
El-Mübârekâtü: Bütün bereket ve tebrik sebebi ne varsa, “bârekallah” dedirten ve mübarek denilen hayatın özü ve çekirdeği olan mahlûkların, bilhassa tohumların, çekirdeklerin, tanelerin ve yumurtaların fıtrî mübârekiyetlerini, tebriklerini, bereketlerini ve ibadetlerini onları temsilen Sana takdim ediyorum.
Es-Salâvâtü: Canlıların özü olan ruh sahibi varlıkların hususî ibadetlerini ve dualarını Rabb’im, onları temsilen Sana arz ediyorum.
Et-Tayyibâtü: Ruh sahibi varlıkların da özü olan kâmil insanların ve mukarrebîn meleklerin kalplerinin tertemiz şükür ve zikirlerini, nuranî ve yüksek ibadetlerini, Rabb’im, onları temsilen Sana takdim ediyorum.
İlk cümle içinde Peygamber Efendimiz (asm) tüm taifelerin, tüm varlık sınıflarının ve tüm kâinat fertlerinin selâmlarını arz ettikten sonra; Cenab-ı Hak şöyle mukabele buyuruyor:
“Esselâmü aleyke ya eyyühennebiyyü ve rahmetullahi ve berekâtühü”
“Allah’ın selâmı, rahmeti ve bereketi; selâmını getirdiğin varlıkları temsilen senin üzerine olsun ey Şanlı Nebi!”
Peygamber Efendimiz (asm) bu İlâhî selâma da şöyle mukabelede bulunuyor:
“Esselâmü aleynâ ve alâ ibadillahissalihin.”
“Senin yüce selâmın tüm varlıklar olarak (veya Cebrail ile birlikte) üzerimize ve senin salih kullarının üzerine olsun.”
Şehadet Ederim Ki
Mi’racta Peygamber Efendimizin (asm) Cenab-ı Hak ile olan bu selâmlaşmasını işiten ve şahit olan Cebrail Aleyhisselâm da,
“Eşhedü en-lâ ilâhe illallah ve Eşhedü enne Muhammeden Abduhû ve Resûlüh” diyerek, yani;
“Ben şehadet ederim ki Allah’tan başka hak Ma’bûd yoktur. Ve yine ben şehadet ederim ki, Muhammed Allah’ın kulu ve elçisidir” diyerek bu şahitliği ifade ve ikrar etmiştir.3
İslâmiyet Allah’ın selâmını temsil eden dindir. Bu dini yaşayanlar “salihlerdir.”
Dipnotlar:
1- Müslim, Salât, 16/402
2- Müslim, Salât, 16/403
3- Şualar, s. 86-88.