"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Öfke ne zaman yıkıcıdır, ne zaman şecaattir?

Süleyman KÖSMENE
22 Mart 2019, Cuma
Bekir Bey: “Öfke bazen yıkıcı ve yakıcı oluyor. Bazen de kahramanlık getiriyor. Bu nasıl oluyor? Öfke ne zaman yıkıcı olur, ne zaman şecaat olur?”

ÖFKE FITRATTANDIR  

Öfke kuvve-i gadabiyedendir, yani fıtrattandır. Öfkeyi yok etmek mümkün değil, fıtrî de değildir. O halde öfke kullandığımız yere göre hüküm alır. Nefis hesabına kullanırsak yıkıcı ve yakıcı olur. Hak bir dâvâ uğruna kullanırsak haksızlıkları ve zulümleri önleriz. Bu şecaat olur. Bu durumda öfkeden hakikat manasında istifade etmiş oluruz.

Esas olan, öfkeyi olması gereken yöne kanalize etmek, öfkeyi doğru yerde kullanmaktır. Yani öfkeyi mecazî olarak değil, yani dünyevî endişeyle değil; hakikî olarak, yani uhrevî endişeyle kullanmaktır.

Meselâ vatan savunmasında öfke şecaat olarak lâzımdır. Yoksa vatanı, milleti, hakkı, hukuku, doğruyu, iyiyi savunmak mümkün olmazdı. Fakat Müslümanlar arası ilişkilerde öfke değil, gazap değil, rıfk ve teenni, yani yumuşak huyluluk lâzımdır. Düşmanlara karşı birer şahin kesilen ve canı pahasına gözünü kapayıp düşman üstüne atılan Ashab-ı Kiram, halk arasına döndüklerinde yumuşak huylu birer rıfk ve nezaket meleği kesilirlerdi. 

Bu durumu Kur’ân şöyle över: “Muhammed, Allah’ın Resûlüdür. Onunla beraber olanlar, inkârcılara karşı çetin, birbirlerine karşı merhametlidirler.”1

Bediüzzaman Hazretleri, öfkenin üç hali olduğunu söylemiştir: İfrat, tefrit ve vasat. Dinimiz bizi ifrat ve tefritten uzaklaştırıyor; öfkenin vasat halini ise yaşamamızı emrediyor.

ÖFKENİN, İFRAT VE TEFRİT HALLERİ  

Öfkenin, ifrat hali tehevvürdür; Müslümanlar arası ilişkilerde ileri derece saldırganlık, maddî manevî hiçbir şeyden korkmayıp yakıp yıkmak, kırıp dökmek, öfkeyle kalkıp zararla oturmak halidir. Bütün istibdatlar, tahakkümler, baskılar, şiddetler, zulümler, haksızlıklar, kavgalar, cinayetler bu mertebeden çıkıyor. Bu mertebede öfkeyi kullanmak helâl değildir, yasaklanmıştır.

Bir gün bir bedevi geldi ve sırf görgü noksanlığı sebebiyle mescidin bir köşesine idrarını yapıverdi. Mescidin o zaman zemini topraktı. Sahabeler kızdılar ve öfkeyle adamın üzerine yürüdüler.   Peygamber Efendimiz (asm) uyardı:

“Bırakın! Oraya bir kova su dökün! Siz kolaylaştırıcı olarak gönderildiniz. Zorlaştırıcı olarak gönderilmediniz.” 2

Peygamber Efendimiz (asm), mübarek huzuruna gelip:

“Ya Resulallah! Bana bir tavsiyede bulun” diyen asabî bir adama tavsiye olarak:

“Kızma!” buyurmuş; arzusunu birkaç kez tekrarlayan adama yine birkaç kez: Kızma!” buyurarak Müslümanlar arasında ve halkla beşerî ilişkilerimizde öfkeyi kullanmamamız gerektiğini, bunun yerine salim aklı ve sıhhatli düşünceyi kullanmamız ve yumuşak huylu olmamız gerektiğini bildirmiştir. 3

Öfkenin tefrit hali cebanettir. İnsan bu halde, adeta evham külçesi gibidir; korkulmayan şeylerden dahi korkar.

Öfkenin vasat hali ise şecaat ve kahramanlıktır. Şecaat ve kahramanlık mertebesinde insan, din hakkı için, Allah hakkı için, vatan hakkı için, hak ve hukuk için canını verir. Meşrû olmayan ve hak olmayan kavgalara, sürtüşmelere ve tartışmalara ise karışmaz. 4

ÖFKELENMEZSEN, CENNETİ HAK EDERSİN   

Müslümanlar arasında öfkesini yutanları, tutanları, öfkesine hâkim olanları Cenab-ı Allah övüyor: “O takva sahipleri bollukta ve darlıkta verenler, öfkesini tutanlar ve insanların kusurlarını af edenlerdir. Allah iyilik edenleri sever.” 5

Peygamber Efendimiz’in (asm) muhtelif hadislerinden bir demet:

“Pehlivan güreşte hasmını yenen kimse değildir; asıl pehlivan öfke zamanında öfkesini yenendir.” 6

“Kendisine öfkelenildiği halde yumuşak davranana Allah’ın sevgisi vacip olur.” 7

“Öfkelenme! Çünkü öfke yıkıcıdır!” 8

“Öfkelenme! Öfkelenmezsen Cenneti hak edersin!” 9

“Öfkelendiğinizde ‘Eûzü Billâh’ (Allah’a sığınırım) derseniz, öfkeniz gider.” 10

“Ayakta iken öfkelenirseniz oturun. Öfkeniz geçmezse uzanıp yatın!” 11

“Öfkelendiğiniz zaman susunuz!” 12

“Öfke şeytandandır. Şeytan da ateşten yaratılmıştır. Su ateşi söndürür. Öfkelendiğiniz zaman abdest alınız.” 13

“Öfkenin ve ağız kavgasının ilâcı iki rekât namazdır.” 14

Dipnotlar:

1- Fetih Sûresi: 29. 2- Riyazu’s-Salihin, 634. 3- Riyazü’s-Salihin, 637. 4- Bediüzzaman, İşaratü’l-İ’caz, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 2009, s. 45, 46. 5- Al-i İmran Sûresi: 134. 6- Riyazu’s-Salihin, 645. 7-Camiü’s-Sağir, 4/3834. 8- Camiü’s-Sağir, 3/3867. 9- Camiü’s-Sağir, 3/3868. 10- Camiü’s-Sağir, 1/425. 11- Camiü’s-Sağir, 1/424. 12- Camiü’s-Sağir, 3/2662. 13- Camiü’s-Sağir, 3/2796. 14 - Camiü’s-Sağir, 2/1801.

Okunma Sayısı: 1565
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı