"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Uykuda ruh bedenden ayrılır mı?

Süleyman KÖSMENE
19 Nisan 2024, Cuma
Fikret Yükselten: “Uykudayken ruhumuz bizden ayrılır mı? Ayrılıp ne yapar?”

Ruh Bedenden Ayrılmaz

Uykudayken ruhumuz bedenimizden ayrılmaz. Ayrılsaydı ölmüş olurduk. Ölüm ise, ruhun bedenden tamamen ayrılmasıdır. Uyku ölümden ayrı bir tecellidir. Ölüme benzeyen tek tarafı, uykuda ruhun bedenimizi devre dışı bırakması ve uyanık halimize göre ruhun daha hür olmasıdır.  

Uykuda iken ölmediğimize ve küçük bir uyarıcı ile uyanabildiğimize göre, ruhumuz bedenimizde olur. Ve uyarıcılara karşı duyarlı bulunur.  

Uyku halinde bedenimiz kendini yeniden tamire ve revizyona alır. Bu yönüyle uyku ölçülü olmak kaydıyla şifadır. Bedenimizin kendini bakıma alması, ruhun o anda bedenle olan temasının belirli sınırlara inmiş olmasındandır.  

Eğer ruhumuz uyanık olsaydı, beden kendini revize edemez ve sırf bu nedenle neredeyse hayatını sürdürme imkânı da bulamazdı. Çünkü bedenin her gece bakıma girmesi sağlıklı bir hayat için önemlidir. Bunu beden, uyku vesilesiyle ruhu görevsiz kılarak yapar. Evi tamamen temizlemek için eşyaları bir tarafa almak gibi.       

Beden Pasif iken Ruh Aktiftir

Fakat ruh o esnada/ tabir caizse bir tarafa alındığında, boş durmaz. Beden pasif iken ruh aktiftir. Bedenin aktivitesinde giremediği âlemlere, o esnada girer. O âlemlerden -doğru yorumlarla algılayabilirsek- olaylar görür, haberler getirir. Maziye gider, istikbale geçer, Âlem-i misale girer, âlem-i berzaha gider; ölmüş olan bir yakını ile görüşür, onun halini anlar, olacak şeylerden bazılarını (bir kısım mukadderatı) görür, üzülür veya sevinir.

Bu nedenledir ki, Peygamber Efendimiz (asm), “Mü’minin rüyası nübüvvetin kırk altı cüzünden biridir.”1 Buyurmuştur. 

“Allah, o nefisleri öldükleri zaman, ölmeyenleri de uyuduklarında alır. Sonra haklarında ölüm hükmü verdiklerini alıkor, diğerlerini de takdir edilmiş bir süreye kadar salıverir.”2 Ayeti ölüm ile uykuyu, ruh beden ilişkisi açısından bu nedenle benzetmiştir. 

Mesela uyuyan birisine bir şey söyleseniz uyanmadıkça duymaz, yanında bir şey yapsanız görmez. Onunla konuşsanız, size cevap vermez. O esnada o, ölüme benzer uyku gibi bir hal içindedir çünkü. Şuuru kapalıdır. Ruhunu algılanabilir dünyaya kapatmıştır.      

Bast-ı Zaman ve Tayy-ı Mekân

Bediüzzaman, “Göz bir hassedir ki, ruh bu âlemi o pencere ile seyreder.”3 Sözüyle, bu âlemi göz ile seyreden ruhun, başka âlemleri göz olmadan da da seyredebileceğine işaret etmiştir. Rüya buna örnektir. Rüyada ruh gözü kullanmaz, ama olayları şahane görür. 

Bu demektir ki, uyanık halde, ruhumuz bedenimize galip olsa, zaman ve mekân bize karşı fazla nazlanmaz. O zaman birçok işi kısa zamanda yapabiliriz. Buna bast-ı zaman veya tayy-ı mekân derler ki, bu sır ile bazı evliya bir dakikada bir günlük işi yapmışlar. Bir anda olmadık yerlerde bulunabilmişler. Kur’ân’ı bir dakikada hatmetmişler.4 

Esasen uykuda da ölümde olduğu gibi insan iradesi devre dışı kalır. Uyku geldiği anda ruh ve beden uykuya teslim olur. Uyanmak da uykuya girmek gibi irade dışı bir iştir. Bu otomatik devreler, insan fıtratına doğuştan yerleştirilmiş birer nimettir. 

Sırf bu nimetler için de Allah’a şükretmemiz gerekir.      

Dipnotlar:

1- Buhârî, Ta’bîr 26; Müslim, Rü’yâ 6

2- Zümer Suresi:42

3- Sözler, s. 42

4- Mektubat, s. 33

Okunma Sayısı: 3086
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı