"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kültürümüzdeki gereksiz ağa-beylik vurgusu

Mehmet Soydan
30 Nisan 2024, Salı
Bu yazımızda, bu topraklardaki aile yapılarında çok yaygın olan ama hakikatte İslâm’a dayanmayan bir durumu inceleyeceğiz.

Yani, bir ailede büyük erkek çocuğun/çocukların, kardeşlerinden daha üstün ve daha söz sahibi olarak kabul edilmesi olgusuna. Hâlbuki dinimizde böyle bir saçma durum yoktur, hiçbir sahih kaynağa da dayanmaz.

Aslında bu yazıyı yazmakta çıkış noktam, Üstad Bediüzzaman’ın Risale-i Nur’da, kendisiyle aynı ana-babadan doğmuş Molla Abdullah’tan bahsederken ona asla “ağabey” demeyip, hep “büyük kardeş” demesi idi. Dilimizde “ağabey” kelimesi bu kadar yaygın olmasına rağmen Üstad’ın ısrarla diğer ifadeyi kullanmasında bir hikmet olduğu muhakkaktır. Hatta Risale-i Nur külliyatının tamamında geçen ve çoğunlukla saff-ı evvel talebelerin kullandığı “ağabey” kelimeleri dahi ekseriyetle “biyolojik kardeş” manasıyla değil, “Risale-i Nur davasında büyük görülen kişi” manasıyla kullanılmıştır. Emirdağ Lâhikası’nda geçen, “Risale-i Nur, Türkçe’de, lisan üzerinde de imam olacağına...” ifadesi de; Üstadımızın bu meseledeki kelime tercihinin, o zamanki Türkçe’dekinden farklılaşmasında hikmetler olduğunun bir delilidir. –Yeri gelmişken, şahsi hayatımızda da “ağabey” kelimesi yerine “büyük kardeş” kelimesini kullanmamızın daha iyi olacağının da delilidir.– Bu hikmetler şunlar olabilir:

• Esasında problemin temeli aslında dilimizde, Türkçe’dedir. Dilimizde “ağa” kelimesi de “bey” kelimesi de, karşı tarafın üstünlüğünü ifade eden kelimelerdir. İkisi birleşince, karşı tarafın üstünlüğü manası oluşuyor. Gerçi bu mananın saçmalığı, yeni nesiller tarafından anlaşılmaya başlanmış ki, artık herkes “abi” diye söyleyegelir olmuş.

• Kültürümüzde, büyük kardeşin üstünlüğü yanılgısı muhtemelen şöyle meydana gelmiştir:

Bir aile çok çocuklu olduğunda ve anne-baba, küçük çocuklarının mesuliyetini alamadıklarında, bu mesuliyeti büyük çocuklarına vermişlerdir. Böylece küçük çocuklarla büyük çocuklar arasında bir hak ve mesuliyet farkı meydana gelmiştir. Yalnız burada şu nokta önemli: Büyük kız çocuklar küçüklere göre genellikle daha üstün veya söz sahibi kabul edilmiyor, kendi küçüklerine genellikle daha çok emek vermelerine rağmen. Söz konusu durum sadece erkekte oluyor. Tam bu noktada, evlatlara yapılan bir yaş ayrımının yanında, cinsiyet ayrımı da devreye girmektedir.

• Büyük erkek kardeşlere diğer kardeşlerinin yanında fazladan mesuliyet ve söz hakkı verilmesi, hem annenin hem babanın ama özellikle de babanın “kavvam”lığını ve yerini zedeliyor. Dahası, en çok mesuliyet verilen en büyük erkek çocuğunun özgüveni, gereğinden fazla yükselebilmekte, bu aşırılaşan özgüven, ileride kardeşlerini küçük görmeye ve ezmeye yol açabilmektedir.

• Büyük erkek evlada/evlatlara fazla mesuliyet verilmesi, küçük evlada/evlatlara az mesuliyet verilmesi sonucunu da doğuruyor. Bu durumda da onların özgüvenleri zayıflıyor, ilerideki hayatlarına mühim bir zarar oluyor. Hele bir de “ağabey”lerinin onlara maddi/manevi bir zorbalığı varsa, bu durumdan çıkmaları iyice zorlaşıyor.

Okunma Sayısı: 717
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Nahit Topaloğlu

    30.4.2024 14:05:57

    Mehmet kardeşim, Üstadın, ağabey yerine "büyük kardeş" demesini nazara vermeniz hoş bir dikkat eseri. Doğrusu hiç dikkatimi çekmemişti. Fakat "abi" kısaltmasının sebebi sizin ifade ettiğiniz "... bu mananın saçmalığının yeni nesiller tarafından anlaşılması" değildir. Dildeki kısaltmaların sebebi farklıdır. Hüsameddin'e "Hüso" denmesi hangi mananın anlaşılmasındandır! Tek bir harf tasarrufu için bile Hasan'ı "Haso" yaptıran sâik, bir mananın anlaşılmasıyla izah edilecek bir şey değildir. Bâki selam ve muhabbetler kardeşim.

  • HÇeşitcioğlu

    30.4.2024 12:09:50

    Bildiğim kadar bu bir gelenek sorunu. Doğu/ güneydoğu' da ; kardeşler abiye adıyla, hatta babaya da gıyabi hitapta adıyla hitap eder/ lerdi.( yazar Hüseyin Yılmaz). Ağabey esas; gücünü tarım savaş ve yoğun ölümlü devirlerde kazandı. Baba ölünce; amcayla beraber aileyi Abi ayakta tutardı. Şimdi etkisi azaldı amma halen çokyönlü bir irtibat ve ilişki odağı.Mahzurları da var.

  • A.Yılmaz

    30.4.2024 09:35:56

    Ailede küçğk kardeşin büyük kardeşe abi demesinde ne tür bir sorun var? Ya da dini olarak bunu men eden ne tür bir delil var?

  • A.Yılmaz

    30.4.2024 09:33:52

    İslamiyet insanların kültürlerini yok saymaz. Maruf diye bir kavram vardır. Yazıda bahsedildiği gibi yaparsak elimizde bize aidiyet hissettiren hiç bir kavram kalmaz.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı