"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Zarara rızasıyla girene neden merhamet edilmez?

Süleyman KÖSMENE
26 Ağustos 2019, Pazartesi
Kocaeli’den Deniz Koçyiğit: “Zarara rızası ile girene merhamet edilmez ve lâyık değildir.” Nasıl anlamalıyız? Hiç yardım etmeyecek miyiz?”

İRADE HÜRRİYETİNE SAYGI  

Bu dinî kuralın metni şöyledir: “Errâzî bizzarari la yunzeru leh.” 1 Yani zarardan razı olanın yüzüne bakılmaz, ona merhamet edilmez, yani merhamete lâyık değildir.

Bu kural öncelikle irade hürriyetine saygıyı ifade ediyor. Herkeste şahane hür irade vardır. Adam hür iradesiyle bile bile kendisine zarar veriyorsa, bu adam için yapacak bir şey yoktur. Çünkü hür seçimini kendisi yapmıştır. Kimse onu bu seçime zorlamamıştır. Ama birisi adamın başına silâh dayasa ve ölümle tehdit ederek iradesini bir meselede zorlasa, adam alacağı kararda mazur sayılır. Baskıya yenik düşerek bir tasarrufta bulunsa suçlu sayılmaz.

Bununla beraber, insanî duygularımız her zaman ön planda oluyor ve meselâ kendi iradesiyle kendini denize atan birisini balıkçılar görse yardım edip kurtarıyor. Eğer adamın eceli gelmemişse birisi vesile olur ve adam yaşar. 

İŞLERİN KADER PLÂNI  

Bu söz, esasen olayların kader plânını özetliyor. Yani insanın başına gelenler, kendi eliyle yaptıklarından başkası değildir. Yani insan kendi ektiklerini biçiyor. “Bir insanın kendi kendine yaptığını, yüz insan toplansa ona yapamaz” sözü bu kaderî çizgiyi özetliyor. “Rüzgâr eken fırtına biçer” sözü bu kaderî çizgiyi özetliyor. “Merhamet etmeyene merhamet edilmez”2 hadisi esasen bu kaderî düsturu özetliyor. “Nasılsanız öyle yönetilirsiniz.”3 Hadisi böyle bir kaderî prensibi özetliyor. “Bir kavim kendini bozmadıkça Allah onları bozmaz.”4 Âyeti böyle bir kaderî ilkeyi özetliyor.

Bütün bu tecellilerin temelinde insanın kendi eliyle yaptıkları vardır. Yani insanın başına gelen, insanın kendi elinin kiridir. Kader bile bile yapılan meselelerde ve tövbe edilmeyen yanlışlarda hükmünü verirken acımıyor. 

Pişmanlık ve tövbe varsa ceza indirimi yapıyor şüphesiz. Ama pişmanlık ve tövbe yoksa kader, infazını ceza indirimsiz gerçekleştiriyor. Kader infaz yaparken acımıyor.

Bu sözün bir diğer tecellî alanı adalet ve ceza hukukudur. Hâkim ceza verirken iyi hal görürse ceza indirimi yapar. İyi hal görmemişse ceza indirimi yapmaz. Hüküm verirken acımaz. Çünkü acısa mesleğini icra edemez.

Ama hâkimin mesleği gereği acımadan adama ceza vermesi, başkasının da ve bilhassa yakınlarının da acımayacağı, merhamet etmeyeceği, adama yardım etmeyeceği manasına gelmez. Sen hâkim değilsin, yargıç değilsin; sen acırsın, merhamet edersin, yardım edersin. Eğer adam yardıma lâyık değilse kader zaten ona senin yardımını nasip etmez.

Yani bize düşen merhamet etmektir. Hâkim veya kader engellerse yapacağımız bir şey yoktur.

Bir infaz görevlisi, idamlık adamı asarken merhamet etse görevini icra edemez. Merhamet etmezse insanlık açısından vicdanı rahat etmez. Ancak adaletin tecellisi namına, merhametini yutarak görevini yapar.

BİZ MERHAMET EDEBİLİRİZ  

Bütün uyarılara ve irşatlara rağmen bir genç edepsizlik yapar, iffetini kaybeder ve zulmederse, günah işlerse, namuslu insanlara kötülük yaparsa, tövbe de etmezse, başına hem dünyada, hem ahirette İlâhî cezalar gelir. Ceza verirken kader ona merhamet etmez.

Böyle cezaya müstahak olmuş yakınımız varsa, biz merhametten uzak tutamayız elbette. O, bir bedel ödeyip kendi yaptığının cezasını çekiyorsa bile, kader ona lâyık olmadığı için merhamet etmemişse bile, biz ona merhamet ederek uyarılarımızı sürdürebilir, ona yardımcı olabilir, elinden tutabilir, varsa ihtiyaçlarını giderebilir, teselli verebiliriz. 

O bizim yakınımızdır, onu denize atacak değiliz. İnsanî ve vicdanî görevimizi yaparız.

Bunda sakınca yoktur. Bu günah da değildir.

Dipnotlar:

1- Sözler, s. 172; Kastamonu Lâhikası, s. 166.

2- Buhâri, Tevhid 2, Edeb 27; Müslim,

Fedail 66, Tirmizi, Birr 16. 

3- Acluni, I / 146, II / 127. 

4- Rad Sûresi: 1.

Okunma Sayısı: 2314
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı