"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Feminizm perdesi aralanırken

Yasemin GÜLEÇYÜZ
10 Haziran 2020, Çarşamba
Evlilik, aile kavramları yerine ‘’birlikte yaşam-partner’’ kelimelerinin yerleştirilmeye çalışıldığı ilginç bir zamanın insanlarıyız.

Artık bu gibi kavramlar ülkemizde gençlerimizin ders kitaplarına girebilecek kadar sıradanlaştırılmaya çalışılıyor. ‘’Toplumsal Cinsiyet Eşitliği’’ adı altında feminist düşünceler okul kitaplarında yer alıyor. Kadının her alandaki hürriyetini savunan ‘’Kadın doğulmaz, kadın olunur’’ diyen feminist Simone Beauvoir’ın fikirleri genç zihinlere aşılanıyor.

Aile kurumunu temellerinden sarsan İstanbul Sözleşmesi’nin kabul edildiği, süresiz nafakanın kabul edildiği, zinanın hukuken suç olmaktan çıkarıldığı bir ülkede bu gelişmelere şaşırmak gerekir mi? Hem de bütün bunlar dindar kimliğiyle öne çıkan bir hükümet zamanında kabul edilmişken.

“Kadınlara özgürlük”, yani feminizm hareketi Batı toplumlarında ortaya çıkan ve günümüzde bütün dünyayı saran bir akım.

Feminizmin, bulunduğu ortama göre değişen adeta bir “bukalemun” gibi farklı renkleri bulunmasından olsa gerek, İslâm ülkeleri de bu akımın etkisinden kurtulmuş değil. Liberal feminizm, radikal feminizm gibi terimlere artık İslâmî feminizm(!) tabirinin de eklendiği günleri yaşamaktayız. Feministler kadınları her alanda hürriyete dâvet ederek çoğunlukla yaşadıkları Batı toplumlarında birçok yeni problemlere sebep oldular. Nefsanî meyilleri tahrik ederek toplumu adeta fitne ve kötülük ağlarına düşürdüler.

Bu hakikati bizzat Batılı kadınların değerlendirmelerinden öğrenmek mümkün. 

Onların feminizm hakkındaki tenkitlerini okurken “Biz gidiyoruz, onlar dönüyor” diyeceksiniz:

FEMİNİZM KADINI ERKEKLEŞTİRDİ

İlk misal Simone de Beauvoir’ın ülkesi olan Fransa’dan. Sylviane Agacinski feminizmi eleştiren dünyaca ünlü bir kadın felsefeci olarak kadınları fıtratına dâvet ediyor. 

Cinsiyetler Siyaseti (Politique Des Sexes) adlı kitabında geçen yüzyılın ünlü feministi Simone de Beauvoir’ın görüşlerini tabir-i caizse yerden yere vuruyor:

“Simone de Beauvoir ve kendisinden sonraki birçok kadına göre, kadının gerçek anlamda özgürleşmesi, annelik görevini reddedip, etkin, çalışan ve üreten bireyler durumuna gelmelerinden geçiyordu. Özgür olmanın doğru yolu, her şeyden önce ‘erkekler gibi’ olmaktı. Kadınlar gerçek yabancılaşmadan dişilikleriyle değil, dişiliklerine karşı çıkarak kurtulmak istediler… Oysa ki, annelik, bir özgürlük ifadesidir, edilgen olmak anlamına gelmez. Dişiliği üstlenmek, öteki için kaygılanmak ve onun sorumluluğunu üstlenme kadının özgürlüğünün biçimlerinden biridir. Kadın anne olduğunda sakatlanmaz, bir parçasını tutkuyla bütünler. Annelik, bir egemenlik alanı olarak yeniden yorumlanmalı ve bir güç olarak arzu edilmelidir.”

PROBLEMLERİMİZİ FEMİNİSTLERE BORÇLUYUZ

İkinci örnek radikal feminizmin liderlerinden Alice Schwarzer’in ülkesi Almanya’dan ve yine bir kadından...

Ünlü bir TV spikeri Eva Herman işinden kovulmasına ve birçok tartışmalara sebep olan “Eva Prensibi” isimli kitabında bakın neler söylüyor: “Almanya, artık hiç çocuk doğurmuyor. 30–40 yıl içinde çok yaşlı bir toplum olacağız. Bunun sorumlusu kadınları, iki çelişkili rol arasında bırakan ve annelik rolünü bir kenara ittiren feminizm.”

ERKEK DÜŞMANLIĞI

“Gerçekten de kurduğumuz eğitim sistemi erkek karşıtı/erkek düşmanı. Sürekli erkekleri şeytanlaştırıyor... Asla erkeklerin kulaklarına hoş gelebilecek, onurlandırabilecek kelimeler etmiyoruz.” 

- Avustralyalı Klinik Psikolog ve yazar Bettina Arndt da eğitim sistemini erkek düşmanlığı ile suçluyor. (https://twitter.com/7NewsSydney/status/1222725382475960321?s=08)

HÜLÂSA

Bediüzzaman Hazretleri’nin ahirzamanın dehşetli şahısları üzerine hadisleri tefsir ettiği Beşinci Şuâ’da ‘’kadın hürriyetleri perdesi altında dehşetli bir diğer komite’’ ifadeleriyle tanımladığı ibretli tablo üzerinde tefekkür etmeliyiz. Zira, farkında bile olmadan mazbut ve aile hayatına önem veren insanları bile etkileyen bu dehşetli akımlar nesilleri bozmakta, fıtratları tahrip etmektedir. 

Çare; fıtratın ve vicdanın sesini dinlemektedir!

Okunma Sayısı: 1450
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı