"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hizmet-i imaniyedeki muvaffakiyetin sırrı

Yasemin YAŞAR
12 Şubat 2022, Cumartesi
Hizmet-i İmaniyedeki muvaffakiyetin sırrı elbette İnayet-i İlâhiye’yi celp etmekle olacaktır.

İnayetin celbi için de ihlâs, samimiyet, birbirinin kusuruna bakmamak, istişare etmek, kardeşlerin faziletleriyle iftihar etmek, duâlaşmak, müfritane irtibat gibi bir dizi düsturlar sayılabilir. İman hizmetinde bulunanların arasında bu hasletlerin ve düsturların yaşanmaması yani ihtilâfların girmesi, bir nevi inayetin selbine sebep olacaktır.

İnayetinin celbine vesile olan en önemli tavır ise ittifak, vifak ve tesanüttür. Çünkü Allah’ın inayeti cem olanlar üzerinedir. Bu aynı çizgi üzerinde bir araya gelebilmek ve durabilmektir. Hissî olarak bir araya gelmekten ziyade, iradî olarak bir araya gelmek anlamındadır. Yani vifak ve ittifak için her fert, iradesinin hakkını vermek durumundadır. Hislerle oluşan birlik ve beraberlik yeterince sağlam değildir. Aklî, mantıkî ve iradî ittifaklar için kararlı, azimli ve gayretli olmak şarttır.

Bediüzzaman’ın uhuvvet ve tesanüt vurgusuna dikkat edilirse, hissî bir beraberlik ve muhabbetten ziyade aklî, iradî bir birlik ve beraberlikten bahsedildiği görülecektir. Nitekim gerek camia içinde ve gerekse mü’minler mabeyninde yaşanan problemlerin birçoğunda Bediüzzaman’ın aklî, mantıkî, iradî olan uhuvvet vurgusunun idrak edilememesi yatmaktadır. Mü’minlerin bir araya gelmesi, birbirlerini sevmesi, aynı maksada doğru yürüyebilmesi hissîlikten ziyade duygu, düşünce, inanç ve itikat birliğini içinde taşıyan, mantıkî bir kardeşliktir. Zira hissî birliktelikler şeytanın hilelerine kapılmaya müsait kapılardır. Fakat akıl, irade ve mantık üzerine bina edilen kardeşlikler daha kalıcıdır. Bilhassa camia içinde uhuvvet ve tesanütün yara almasının en büyük sebeplerinden birisi, Üstadın bu vurgusunu anlayamamak ve hissî paylaşımların olmadığı kişilerle bir araya gelememek, aynı noktaya doğru adım atamamaktır. Öyleyse iman, Kur’ân kardeşliğinde esas saik his olmamalıdır. İnsan hissen sıcaklık hissetmediği hatta bir takım problemler yaşadığı kardeşleriyle bile, beraber hizmet edebilmeyi, iradî ve aklî olarak birlikte iş yapabilmeyi becerebilmelidir.

Aslında şu da bir gerçektir ki, iradî ve aklî kardeşlikler bir süre sonra hissî olarak da muhabbeti temin edebilir. Zira insanları birbirine sevimli kılacak, dostluk ve ünsiyet duygularını verecek olan Allah’tır.

Hasılı başarmanın, muvaffak olmanın, maksada ulaşmanın en büyük vesilelerinden biri olan vifak ve ittifak arayışlarıdır. Bu Cenâb-ı Hakk’ın çok hoşuna giden amellerden birisidir. Vifak ve ittifak bozulduğu anda, hizmete müteallik işlerde başarısızlıklar meydana gelir ve istenen neticeye bir türlü ulaşılamaz. Böyle durumlarda uhuvvet ruhunu kontrol etmek, kardeşler arasında bu ruhun sekteye uğrayıp uğramadığını tetkik etmek, gıybet ve sû-i zanları ortadan kaldırmak gerekecektir.

Okunma Sayısı: 1863
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı